Yolun Yarısında Ayrılan Şair
Alıkul Osmonov
(1915-1950)
İbrahim TÜRKHAN
»» Devamı Kardeş Kalemler 30. Sayı'da...
Alıkul Osmonov
(1915-1950)
İbrahim TÜRKHAN
Kırgız edebiyatının önde gelen şairlerinden biri olan Alıkul Osmonov, gerek
hayatta iken gerekse ölümünden sonra sadece Kırgız edebiyatı için değil,
Türk Dünyası Edebiyatı için de önemli yer tutacak şairlerden biridir. Bu
yazıda, şiirlerinden birkaçının çevirisini, tahlilini ve Kırgız
edebiyatçılarından bazılarının onun hakkındaki düşüncelerini okuyacaksınız.
Onunla aynı zamanda yaşayan sanatçı dostları ve okurlarının gözünde, Alıkul Osmonov yazgısı ve kabiliyeti ile farklı bir şahsiyetti. ‘Gerçeğe bin defa yalan söylese bile, Şiirine bir defa bile yalan söyleyemeyem.’ diyen bu şair, olağanüstü şairlik yönü ve şiirleriyle insanların gönlüne hayatın onca güzelliğini ve ne kadar değerli olduğunu yerleştirebilmişti. O, kendi ömrünü, bir an bile şiirsiz düşünemeyen biri idi. Onun için, ömrünün son zamanlarına kadar ilhamını, şiirlerini kutsal addetmiştir. Onun, kudreti her şeye yeten Allah’tan istediği de sadece bir şeydi; o şey, şiirdi:
Ben hayatta cimriliğe, gelemem
Aç gözlüce neden azmış diyemem
Mal-mülk, ev-bark, sağlıktan da kıymetli
İki satır şiirden başka istemem…
Alıkul Osmonov’un şairlik ve insanlık yönünü işte bu dört satırlık şiir açıklar. O, ömür boyu bu dileğinden vazgeçmedi. Büyük insanlar tekrar edilmez kabiliyetleri ile kendilerini ölümsüz kılarlar. Alıkul da, öylesi kabiliyetli insanların arasına girmektedir.
Var olalım, bitmeyelim ey dostlar,
Uzun uzun uzun olsun bu yollar!
Ömür bitip, dünyadan yok olsak da;
Tekrar gelip buluşmaya imkân var.
Benim günüm, bittim diye düşünmez,
Dalga vursa birden yere serilmez,
Canlı iken yok olmayı durdurup,
Yer altında filizlenir, çürümez…
Bu dizeler okunduğunda, Alıkul Osmonov sanki yanımızda dipdiri duruyor gibi sezilir. Gerçek şiirin karşısında diz çöküp, saygı duymaktan başka yol bırakmaz.
Kabiliyeti ile nam salmış Kırgız şairi Alıkul Osmonov, 1915 yılında Panfilov ilçesi Kaptal Arık Köyü’nde doğar. Küçük yaşlarından itibaren anne babasını kaybettiği için, çocukluk dönemi zorluklar içinde geçer. 1925 yılında O zamanki adıyla Frunze şimdiki adıyla Bişkek’e gelir ve Yetimler Evi’ne yerleştirilir. Bir süre sonra burası Bişkek’e yakın Tokmok şehrine taşınınca o da Tokmok’a taşınır. Eğitimini 1925-1928 yılları arasında burada görür. Edebiyata olan ilgisi daha Tokmok’ta iken başlar ve kendini okumaya verir, ilk denemelerini kendi kendine burada yazar. On dört yaşına geldiğinde, 1929 yılında Bişkek’teki Pedagoji Enstitüsü’ne kayıt olur; o zaman buraya girenlerin çoğu genç Kırgızistan’ın ilk edebiyat çevresini de oluşturacaklardır. Buradaki Edebiyat Kulübü’ne girer ve ünlü Rus yazarlarının eserleri ile tanışır. 1930 yılında ‘Bilimdüü Bol!’ (Bilimli Ol!) gazetesinin Eylül sayısında onun şiir çalışması ilk olarak ‘Kızıl Yük’ şiiri yayınlanır ve böylece edebiyat dünyasına ilk adımını atmış olur. Bundan sonra Onun şiirleri, gazete ve dergilerde kesintisiz olarak yayınlanmaya başlar. 1933 yılında okulunu bitirdikten sonra kendisini sanatçılık işine verir. Dünya edebiyatında söz sahibi olan güçlü eserleri devamlı olarak okuyarak bilgisini ve tecrübesini artırır. 1935-1950 yılları arasında, ondan fazla şiir kitabına imza atar. ‘Tandagı Irlar’ (Tan Şiirleri), ‘Cıldızduu Caştık’ (Yıldızlı Gençlik), ‘Çolponstan’ (Sabah Yıldızı Ülkesi), ‘Mahabat’ (Muhabbet), ‘Canı Irlar’ (Yeni Şiirler), ‘Menin Cerim Irdın Ceri’ (Benim Yerim Şiirin Yeri) adlarındaki derlemeleri yayınlanır. ‘Moy Dom’ (Benim Evim) adlı şiir kitabı, 1950 yılında Moskova’da Rusça olarak basıldı ve Sovyetler Birliği edebiyat çevresi ile okurların nezdinde büyük yankı yaptı. Ününü uzak ülkelere de yaydı.
...
Onunla aynı zamanda yaşayan sanatçı dostları ve okurlarının gözünde, Alıkul Osmonov yazgısı ve kabiliyeti ile farklı bir şahsiyetti. ‘Gerçeğe bin defa yalan söylese bile, Şiirine bir defa bile yalan söyleyemeyem.’ diyen bu şair, olağanüstü şairlik yönü ve şiirleriyle insanların gönlüne hayatın onca güzelliğini ve ne kadar değerli olduğunu yerleştirebilmişti. O, kendi ömrünü, bir an bile şiirsiz düşünemeyen biri idi. Onun için, ömrünün son zamanlarına kadar ilhamını, şiirlerini kutsal addetmiştir. Onun, kudreti her şeye yeten Allah’tan istediği de sadece bir şeydi; o şey, şiirdi:
Ben hayatta cimriliğe, gelemem
Aç gözlüce neden azmış diyemem
Mal-mülk, ev-bark, sağlıktan da kıymetli
İki satır şiirden başka istemem…
Alıkul Osmonov’un şairlik ve insanlık yönünü işte bu dört satırlık şiir açıklar. O, ömür boyu bu dileğinden vazgeçmedi. Büyük insanlar tekrar edilmez kabiliyetleri ile kendilerini ölümsüz kılarlar. Alıkul da, öylesi kabiliyetli insanların arasına girmektedir.
Var olalım, bitmeyelim ey dostlar,
Uzun uzun uzun olsun bu yollar!
Ömür bitip, dünyadan yok olsak da;
Tekrar gelip buluşmaya imkân var.
Benim günüm, bittim diye düşünmez,
Dalga vursa birden yere serilmez,
Canlı iken yok olmayı durdurup,
Yer altında filizlenir, çürümez…
Bu dizeler okunduğunda, Alıkul Osmonov sanki yanımızda dipdiri duruyor gibi sezilir. Gerçek şiirin karşısında diz çöküp, saygı duymaktan başka yol bırakmaz.
Kabiliyeti ile nam salmış Kırgız şairi Alıkul Osmonov, 1915 yılında Panfilov ilçesi Kaptal Arık Köyü’nde doğar. Küçük yaşlarından itibaren anne babasını kaybettiği için, çocukluk dönemi zorluklar içinde geçer. 1925 yılında O zamanki adıyla Frunze şimdiki adıyla Bişkek’e gelir ve Yetimler Evi’ne yerleştirilir. Bir süre sonra burası Bişkek’e yakın Tokmok şehrine taşınınca o da Tokmok’a taşınır. Eğitimini 1925-1928 yılları arasında burada görür. Edebiyata olan ilgisi daha Tokmok’ta iken başlar ve kendini okumaya verir, ilk denemelerini kendi kendine burada yazar. On dört yaşına geldiğinde, 1929 yılında Bişkek’teki Pedagoji Enstitüsü’ne kayıt olur; o zaman buraya girenlerin çoğu genç Kırgızistan’ın ilk edebiyat çevresini de oluşturacaklardır. Buradaki Edebiyat Kulübü’ne girer ve ünlü Rus yazarlarının eserleri ile tanışır. 1930 yılında ‘Bilimdüü Bol!’ (Bilimli Ol!) gazetesinin Eylül sayısında onun şiir çalışması ilk olarak ‘Kızıl Yük’ şiiri yayınlanır ve böylece edebiyat dünyasına ilk adımını atmış olur. Bundan sonra Onun şiirleri, gazete ve dergilerde kesintisiz olarak yayınlanmaya başlar. 1933 yılında okulunu bitirdikten sonra kendisini sanatçılık işine verir. Dünya edebiyatında söz sahibi olan güçlü eserleri devamlı olarak okuyarak bilgisini ve tecrübesini artırır. 1935-1950 yılları arasında, ondan fazla şiir kitabına imza atar. ‘Tandagı Irlar’ (Tan Şiirleri), ‘Cıldızduu Caştık’ (Yıldızlı Gençlik), ‘Çolponstan’ (Sabah Yıldızı Ülkesi), ‘Mahabat’ (Muhabbet), ‘Canı Irlar’ (Yeni Şiirler), ‘Menin Cerim Irdın Ceri’ (Benim Yerim Şiirin Yeri) adlarındaki derlemeleri yayınlanır. ‘Moy Dom’ (Benim Evim) adlı şiir kitabı, 1950 yılında Moskova’da Rusça olarak basıldı ve Sovyetler Birliği edebiyat çevresi ile okurların nezdinde büyük yankı yaptı. Ününü uzak ülkelere de yaydı.
...
»» Devamı Kardeş Kalemler 30. Sayı'da...

Dergiden
- Cengiz AYTMATOV
- İmdat AVŞAR
- Nurlan ŞERİMBEKOV
- İbrahim TÜRKHAN
- Mukay ELEBAYEV
- Aydarbek SARMANBETOV
- Orhan SÖYLEMEZ
- Altınbek İSMAİLOV
- Tölö Acıuulu İBRAYIM