YIL: 4  /  SAYI: 40  /  Nisan - 2010
Avrasya Yazarlar Birliği tarafından yayımlanmaktadır.

 

Bulgar Yazar Petya
Aleksandrova ile Mülâkatİslâm Beytullah Erdi

İslâm Beytullah ERDİ
 

- Petya Hanım, eski bir tanıdığım olduğunuz için sizinle biraz daha senli benli konuşacağım.

- Hay hay, buyrun lütfen!

- Petya, “Sanatçılar tarafsız olur,” denilse de edebiyat ve sanatın her ülkenin kendi siyasal ve sosyal koşulları çerçevesinde geliştiğini düşünüyorum. Geride bıraktığımız 2009 yılında ülkenizde hangi edebi türler okurların tercihleri arasındaydı?

- Gözlemlerime göre son 20 yıldır okurlar daha fazla anı, yorum, aktüel yazılara ve belgesellere ilgi göstermeye başladı. Sebebi de şu: 1990’dan önceki siyasal rejim bu tür yapıtların yayımlanmasını “uygun” bulmuyordu. Okurlar şimdi bunun tadını çıkarıyorlar diyebilirim. Polisiye macera türünde kitabı tercih edenlerin olduğunu da inkâr edemem. Örneğin ben Grişam’ın eserlerini zevkle okuyorum. Eserlerindeki doğallığı ve entrikayı kurgularındaki ustalığı kullanışı, insanları her yönüyle ele alıp sürükleyici bir dille anlatıyor olması benim hoşuma gidiyor; fakat üzüntüyle belirtmek isterim ki Bulgar nazım ve nesir eserlere rağbet giderek azalmaktadır. Daha fazla yabancı çeviri eserler basılmaktadır. Hele de şiir kitaplarının gülünç denecek kadar düşük tirajda basılıyor olmaları düşündürücü ve üzücü bir durumdur. Şairlerin çoğunluğu kitaplarını kendi maddî olanaklarıyla yayımlamaktadır. Yayımcıların da sanata yaklaşımları giderek değişiyor. Onların penceresinden bakınca şiir kitapları kâr sağlamıyor. Ne kadar doğrudur bilmem!

- Sizce geçen sene en çok okunan yazarlar kimlerdi?

- Geçen sene sözü, cevabımı sınırlandıracağı için ben bu sözünüzü geçen yıllarda olarak algılamak istiyorum. Kişisel izlenimlerime ve basında çıkan takdim ve eleştirilere göre Vladimir Golev’in “Razruha” (Perişanlık), Dimitir Şumnaliev’in “Sotsroman” (Sosyalist Roman), İvan Golev’in “Brokat i Partsali” (Sırmalı İpek Kumaşı ve Paçavralar), Viktor Paskov’un “Autopsiya na Edna Lübov” (Bir Aşkın Otopsisi) ve “Germanya-Mrısna Prikazka” (Almanya, Pis Bir Hikâye), Georgi Mişev’in “Slameno Siraçe” (Saman Yetimi), Kristin Dimitrova’nın “Lübov i Smırt Pod Krivite Kruşi” (Eğri Armut Ağaçları Altında Aşk ve Ölüm), Aleksandır Panov’un “Misiy’a London” (Londra Misyonu), Jelez Kondev’in “Razkazi za Naşentzi” (Bizimkiler Hakkında Öyküler), Kiro Cenkov’un “Pesenta na Peşterite” (Mağaraların Şarkısı), adlı eserleri okur kitlelerinin dikkatini çekmiştir. Onlar farklı bir üslûpla, farklı bir anlatımla farklı bir eleştirel yaklaşımla ve sanatsal bakışla günümüz insanının sosyal sorunlarını irdeliyorlar.

- Geçen yıl veya son birkaç yıldan beri Bulgar yazarları en çok hangi konuları tartıştılar?

Petya Aleksandrova- Sorunuzu doğru anlayabildiysem şunları söyleyebilirim. Kanaatimce yazar arkadaşlarım, toplumsal, sosyal, siyasal hayatımızdaki olumsuz olayların ve gelişmelerin tablosunu çizip bunlarla ilgili düşüncelerini okurlara aktarma çabasındadır. Gençlerin manevî değerleri kirletmelerinden, ülkemiz insanının giderek ahlâkî değerleri yozlaştırmalarından duyulan endişeler de işlenen ve tartışılan konular arasındadır. Bir zamanlardaki gibi yazarların topluma tam anlamıyla manevî rehberlik ettiğini söylemem de mümkün değildir. Onlar da her Bulgar gibi yön seçmekte, duruş sergilemekte güçlük çekiyor. Bazı usta yazarlar sustu, geçim derdine düştü; bazıları ise ailelerini geçindirmek için başka işlere tutundular. Günümüz Bulgar şiirinin sanattan yoksun, ölçüt tanımayan dönemi yaşadığını yüreğim sızlayarak söylüyorum. Yaşlı şairler geleneksel kalıplarla kendileri için gayet değerli olan geçmişe dair ağıtlar yakmaya devam ediyor. Birçok genç şair ise yabancı akımlardan esinlenerek dil ve anlatım değişikliği denemeleri yapıyor. Kitap piyasasında şiirsellikten yoksun, içeriği boş yüzlerce kitap dolaşıyor. Argo kelime kullanımı da genç şairler arasında sıkça rastlanan bir olgu.

- Edebiyat dergileriniz hakkında okurlarımıza neler söyleyebilirsiniz?

- Edebiyat gazeteleri ve dergilerinin yeterli olduğunu söylersem yanlış olur. “Slovoto Dnes” gazetesi Yazarlar Birliğimizin yayın organıdır ve haftada bir defa neşredilmektedir. “Literaturen Forum” gazetesi üç aylıktır. “Sıvremennik”, “Plamık”, “Rodna Reç” adlı ünlü dergiler hâlâ eski itibarlarını korumaya devam etmekdedir. Adlarını andığım ulusal yayınların yanı sıra taşrada da edebiyat gazeteleri ve dergileri çıkıyor; fakat mali sıkıntılar nedeniyle sürekliliğinde sorunlar yaşanıyor. Siz de böyle sorunlar yaşıyor musunuz?

- Üç aşağı beş yukarı bizde de durum pek farklı değil Petya! Başka neler anlatmak isterdiniz?

- Bildiğiniz gibi ben bir çocuk edebiyatçısıyım. Bundan dolayı biraz da çocuk edebiyatından söz etmek istiyorum. Eğitim ve Kültür Bakanlıkları’nın vaatlerine rağmen şu anda çocuklara hitap eden tek bir ulusal çocuk gazetemiz ve dergimiz yok. Şahısların yayımladığı birkaç gazete ve dergi var, o kadar! Onlar da birkaç bin okurla buluşabiliyor ancak. Bu yüzden çocuklarımız okumuyor ve çocuk edebiyatçılarının sayısı da giderek azalıyor. Şimdi bana “Kaç tane ünlü çocuk yazarınız var?” diye sorsanız, sayıca isimlerin toplamı onu bulmaz. Kitap evlerinin raflarında bol bol çeviri çocuk kitapları bulabilirsiniz. Birinci sınıflara okuma kitabı hazırlayan bir ekipte yer aldım. Kitaba alınacak okuma parçaları, şiirler bulmakta o kadar zorlandık ki... Çağdaş çocuk edebiyatımızın durumu işte böyle üzücü.

- Bildiğiniz gibi ben Bulgaristan doğumluyum. Zamanın birinde Pedagoji Enstitüsü’nde öğrenciyken Klasik Bulgar Edebiyatı ve Çocuk Edebiyatı’nı ayrı ayrı dersler olarak okuyorduk. Yoksa demokrasinin gözleri çocukları görmezlikten mi geliyor?

- Maalesef… Çizdiğim tablo bu.

- Biraz da kendi sanatınızdan ve eserlerinizden bahseder misiniz?

- Sanat evine yetişkinlere hitap eden bir şiir kitabımla girdim. Sonra çocuk şiirleri yazmaya başladım. Eleştirmenlerce takdir edilince bir çocuk şiirleri güldestesi yayınladım. Ardından ikincisi, üçüncüsü, dördüncüsü geldi. Sonra beğenilen bir çocuk yazarı oldum. Ulusal yarışmalar kazandım. Şiirlerim ve masallarım ilköğretim okulları ders kitaplarında yer almaktadır. Yayınlanmış eserlerim arasında ünlü şairemiz Stanka Pençeva’nın sanatı hakkında bir anket kitabım var. Yakında Damyan Yakov Yayınevi Lenin, Kafka, Ekzüperi, Roden, Elin Pelin, Yavorov, Visotski vb. ünlülerin aşkları üstüne hazırladığım bir kitabımı yayımlayacak. İşte böyle hayat sürüp gidiyor. Yazmadan olmuyor...

- Bu güzel söyleşi için teşekkür ederim.

- Benden de Türk meslektaşlarıma selâmlarımı götürün!
...

»»  Devamı Kardeş Kalemler 40. sayıda...