YIL: 4  /  SAYI: 40  /  Nisan - 2010
Avrasya Yazarlar Birliği tarafından yayımlanmaktadır.

 

Rus Çarlığı Zamanında
Kırım Tatar Matbuatı

Leniyara SELİMOVALeniyara SELİMOVA

 
Kırım Tatarları’nda basın yayın faaliyetleri İsmail Gaspıralı ile 1883 yılında başlar; fakat bu başlangıç tarihi Kırım Tatarları’nın hür iradesine bağlı olsaydı, mutlaka daha erken bir tarihte de olacaktı. Bunun için, İ. Gaspıralı gibi, Gaspıralı’nın çağdaşları olan maarifçi edipler her türlü zorluğu üstlenerek gayret ettiler. İ. Gaspıralı’nın Tonğuç (8 Mayıs 1881) ve Mirat-ı Cedid (5 Ağustos 1882) gibi birkaç mahallî mecmuayı çıkarmayı, hiçbir zaman gerçek matbuat anlamında inandıramadı (Saray 1987:129). Kırım’da resmî mahallî idaresi olan Çarlık Rusya idaresi buna yıllarca müsaade etmedi; ancak bütün engellemelere rağmen 1883 yılında Kırım’da, Kırım Tatarca ilk gazete Tercüman çıktı. Bu tarihten önce, Çarlık döneminde izin almak için beklediği yıllarda Kırım Tatarları’nın Kırım’ın dışında bazı yayın faaliyetlerinin de olduğunu ve bu faaliyetlerin başarıyla yürütüldüğünü görmekteyiz: Risale-i Tatar-ı Leh risalesi, Tonğuç serisi vb. bunlardan birkaçıdır.

Risale-i Tatar-ı Leh

Risale-i Tatar-ı Leh (Lehistan Tatarları’nın Tarihi), müellifi belli değildir. 1558 yılında Kırım Tatarca yazılan, el yazma bir risale idi. Polonya Tatarları’ndan A. Muhlinskiy bu risaleyi Lehçeye çevirip 19. asrın sonlarında Vilno şehrinde çıkan Lehçe Teka Vilenska (1958, No 4-6, Welno, Polska) mecmuasında 1858 yılında neşretti. Bu, bir Kırım Tatarı tarafından yayınlanan ve Kırım Tatar tarihiyle alâkalı ilk risale, makale oldu (Muzafarov 1993:625).

Kırım’da, daha önce de belirttiğimiz gibi, Kırım Tatarları’nın Kırım Tatarca basın faaliyetleri İsmail Gaspıralı ile başlamışıtır. 1872’de Fransa’ya giden İsmail Gaspıralı, 1876’da Kırım’a döner ve 1878’de Bahçesaray şehri belediye reisliğine seçilir, yani o zamanın tabiriyle, şeher golovası olur. 1879’da Gaspıralı bir gazete çıkarmak için resmî organlara ilk müracaatını yapar. Buna izin alamayınca, 1881’de Akmescit’te çıkan Rusça Tavrida gazetesinde “Rusya Müslümanlığı” (Russkoe Musulmanstvo) başlıklı bir dizi makale yayınlar.

İsmail Gaspıralı Türk-Tatarca gazete neşretme fikrinden vazgeçmeyip Tiflis’te taş basması ile bir dizi risaleler bastırdı. Aslında, birer mecmua sayısı şeklinde olan bu risalelerin her birini farklı isimlerle neşretmekle, risaleye “süreli yayın” izni verilmemiş, Gaspıralı kanunları ihlal etmekten de kurtulmuştur; fakat matbuat faaliyetini de bir anlamda başlatmıştır. İ. Gaspıralı, broşür mahiyetindeki Tonğuç ile başladığı risale serisini böylece neşretmiştir.

Tonğuç

“Yeni doğmuş bala” anlamına gelen Tonğuç toplam 12 adet risalenin ilkidir. Tonğuç’un ilk sayısı 8 Mayıs 1881 tarihinde yayınlanmıştır. Şafak, Kamer, Yıldız, Kuneş, Hakikat ve Letail olarak farklı isimlerle çıkarılan bu risale bir iki sayfadan ibaret ve esas olarak dil mevzusundaki yazıları taşıyan bir küçük mecmua idi. Tiflis’te basılıyordu.

İ. Gaspıralı 1882’de Salname-i Türkî ve Mirât-ı Cedid adlarıyla iki risale daha yayınlamış, St. Petersburg ve Moskova ile İdil bölgelerine seyahatlar yaparak hem çıkartmayı düşündüğü gazetesi için izin alma yollarını hem de Arap alfabesiyle baskı yapabilen matbaa malzemesini aramaktaydı. Ayrıca mahallî müslümanlar, orada meskun Türk halkları arasında gazetesine aboneler bulma ihtimallerini de araştırıyordu. Gazetesini güzel bir şekilde çıkarma neticesine ulaşacak teşvik edici şeylere rastlayamadı (Kırımlı 1996:39).

İsmail Gaspıralı, Kırım’daki Rus idaresini inandırmak için dört yıl uğraştı ve en son 1883 yılında, Türk-Tatarca kısmı aynen Rusçaya da tercüme edilmek şartıyla, Tercüman için izin belgesi alabildi.

Tercüman

Bütünüyle Türkçe yayınlanan ve ilk sayısı 1 Kasım 1831 tarihinde İstanbul’da basılan Takvim-i Vekayi’den (Takvim-i Vekayi gazetesi) 52 yıl sonra, Kırım’da yayın hayatına katılan Tercüman, Rusya İmparatorluğu sınırları içinde bulunan Kırım Tatarları’nın Türk-Tatarca olarak Kırım’da neşredilen ilk gazete oldu.

Rusya İmparatorluğu sınırları içinde o zaman yaşayan Türk halklarına gerçek anlamda millî bir matbuata sahip olma imkanını 1905 Rus İhtilali sağlamıştır. 1905 Rus İhtilali’ne kadar Rusya’da ancak bir tek Türkçe gazete Kırım’daki Tercüman yayınlanıyordu. Kazan Tatarları’na, ancak 1905 yılında Rus İhtilaliyle verilen “matbuat hürriyeti” Kazan’da ve diğer şehirlerde Türkçe gazete ve dergilerin çıkmasına zemin oluşturdu (Kurat 1999:390). Böylece St. Petersburg’da Nur (1905-1907), Kazan’da Kazan Muhbiri (1905-1910), Azat (1906), Azat Halık (1906), Uralsk’ta Fikir (1905-1907) vb. süreli yayınlar neşredilmeye başlandı. Daha sonraki yıllarda da Kazan Tatarları’nın millî matbuatı Kazan’da Altay, Beznen Tavış (Bizim Sesimiz, 1917-1918), Koyaş (Güneş, 1917-1918), Kurultay (1917-1918), Çulpan (1918), Moskova’da İl (1917-1918), Ufa’da Turmış (Hayat, 1917) ve Orenburg’da Vakıt (1917) vb. yayınlarla pekiştirildi (N.Z. 1917:184).

Ancak 1883 yılında yayın izni zor alınan Tercüman gazetesi dört sayfadan ibaret olup yarısı Türk-Tatarca, yarısı Rusça olarak yayınlanmaktaydı. Bu yüzden Tercüman -Rusçası Perevodçik- olarak hatırlanmaktadır. Arap alfabesiyle yayınlanan Tercüman 1904’e kadar haftada iki kere, 1906’dan sonra haftada üç kere, 1912’den sonra ise günlük olarak yayınlandı. 1905 yılında adı Tercüman-ı Ahval-i Zaman olarak değiştirildi.

Gazetenin Rusça kısmı Türk-Tatarca kısmının aynısıydı. Her sayıda Gaspıralı’nın bir veya iki makalesi, Rusya iç haberleri, dış haberler, yazı ve makale dizileri, kitap tanıtımları ve müslümanlara ait resmî bilgiler yer almaktaydı. Gazetede çok az fotoğraf da kullanılmaktaydı. Gaspıralı, Tercüman’ı tam bir fikir ve kültür yayma vasıtası olarak gören ve söylemek istediği her şeyi Tercüman aracılığıyla halka duyurmayı başardı.

Gazetenin ilk amacı ortak, bütün Türk halklarının anlayabileceği bir Türk dilinin geliştirilmesiydi. Gaspıralı’ya göre kullanılan Türkçe sadece aydınlar tarafından değil; bütün halk tarafından anlaşılması gerekiyordu.

Tercüman’ın ilk sayısı 320 adet satılmış, daha sonra satışı ve abonesi de artmıştır. 1885 yılında tirajı 1000’i geçmiştir (Sel 1997:166).

1912’ye gelindiğinde, gazetenin Kırım’dan başka Kazan, Astrahan, Ufa, Bakü, Nüha (Şeki), Şuşa, Revan (bugünkü Erivan), Tiflis, Mahaçkale, Taşkent, Semerkand, Buhara şehirlerinde ve Osmanlı Türkiyesi, İran, Afganistan, Suriye, Mısır, Hindistan ve Romanya gibi memleketlerde okuyucusu vardı. Tirajı 1907 yılında 5000’e yükseldi.

İ. Gaspıralı’nın etkisi altında ve Tercüman mektebinden geçen genç yazarlar Kırım Tatar halkının önderleri olacaktır. Bunlar dil, edebiyat, tarih, maarif, gazetecilik ve siyaset alanlarında kendini gösteren Hasan Sabri Ayvazov, Osman Zaatov, Seid Abdullah Özenbaşlı gibi aydınlardır. Bu aydınlar Kırım Tatarcaya dünya klasikleri A. Puşkin, L. Tolstoy, A. Çehov, Nizamî, Nevaî ve Ömer Hayyam’ın eserlerini çevirmiş; Kırım Tatarcası’nın yeni edebî eserlerini meydana getirmişlerdir (Vozgrin 1992:358).

Tercüman gazetesi Bolşevikler’in, Çarlık Hükümeti’ni mücadeleyle yenerek ortadan kaldırmalarından sonra 23 Şubat 1918 tarihinde kapatıldı (Kerimov 1988). Böylece Tercüman’ın tam 35 yıllık yayın hayatı bitmiş oldu.

Tercüman 1914 yılında Gaspıralı’nın ölümünden sonra, yayın hayatından çekilmesi 10 Şubat 1918 tarihine kadar Hasan Sabri Ayvazov’un1 genel yayın yönetmenliğinde yayınlanmaya devam etti.

Âlem-i Nisvan

Manası “Hanımlar dünyası”dır. Gaspıralı’nın hanımlar için çıkarttığı ve de kızı Şefika Gaspıralı’nın liderliğinde çıkartılan bir dergidir. Türk Dünyası’nda ilk kadın dergisi özelliğini taşımaktadır. Derginin başındaki “Müslimelere mahsus edebiy ve tedrisiy haftalık mecmuadır.” ibaresi kadınlara mahsus edebî ve öğretim boyunca bir yayın olduğunu göstermektedir (Hablemitoğlu 1998:37).

Mecmuanın ilk çıkış tarihiyle ilgili kesin bir bilgi yoktur. Bazı kaynaklarda Ocak 1906 veriliyor, bazısında ise 3 Mart 1906 tarihi gösterilmektedir. Mecmuanın kapanış tarihi de 1914 ve 1919 olarak iki ayrı tarih gösterilmektedir.

Tercüman gazetesinin eki olan 14 sayfalık bu dergi haftalık olarak çıkmaktaydı. Dergi ilim, edebiyat, siyaset, tarih gibi konuların yanında ev idaresi, çocuk terbiyesi, dikiş nakış eğitimi, sağlık ve dinî bilgiler gibi konular işledi.

Âlem-i Nisvan, Kırım’dan başka Çarlık Rusyası’nda yaşayan Müslüman Türk bölgelerinde de okundu. Mecmua Osmanlı topraklarından Hindistan’a kadar ulaşıyordu.

Alem-i Sübyan

Çocuklar dünyası anlamına gelmektedir. İsmail Gaspıralı’nın çocuklar için çıkardığı haftalık hiciv çocuk dergisidir. Tercüman gazetesinin eki olarak çıkartılan bu çocuk dergisi, Gaspıralı’nın vefatına kadar basılmaya devam etti.

Dört sayfa olarak çıkan dergi düzensiz olarak 1915’e kadar yayın hayatına devam etti. Dergide latifeler, masallar, tapmacalar/bulmacalar, ilginç haberler, yüksek mektep sınıfları talebeleri ve hocaları için hazırlanan metodik tavsiyeler de basılmaktaydı.

Ha! Ha! Ha!

Gaspıralı tarafından 1906 yılı Nisan ayında Bahçesaray’da çıkartılan hiciv dergisidir. Haftalık çıkan bu dergi dört sayfa olarak çıkmaktaydı. Türkiye Millî Kütüphanesi’nin yayınladığı süreli yayınlar katalogunda dergi “Kahkaha” adıyla kayıtlı olup “İ. Gaspıralı’nın eki aylık hiciv, resimli mecmuası” cümlesiyle bildirilmektedir (Milli Kütüphane Yayınları 1963: *).

Dergide alaycılığıyla tanınan genç yazarların makaleleri yer almaktadır. Bu yazarlar Süyr-u serek, Ahmak ahal, Nasreddin değil, Ayarlı gibi müstearlar kullanmaktaydılar. Dergide yayınlanan karikatür ve mizahî yazılarda genellikle devrin kadimci mollalarıyla alay edilmekteydi.

“Ha! Ha! Ha!”nın çağdaşları olan ve aynı yılda (1906) çıkmaya başlayan Kavkas’ta Molla Nasreddin (7 Nisan 1906 tarihiyle 1919 yılı arasında Tiflis’te; Ocak 1921-Mayıs 1921 tarihleri arasında Tebriz’de (İran) ve 1922-1931’de Bakü’de) ve Rusya’nın Orenburg şehrinde Kazan Tatarca çıkan Çükiç (Çekiç) mizahî dergileri de vardır. Üçünün de benzer tarafı yazılarında “Türkler’de kadimciliğin, eski kafalı olmanın” hicvedilmesiydi.

“Ha! Ha! Ha!”nın ilginç bir özelliği dil yönüyle Kırım Tatar mahalî şivesinin yoğun olarak kullanılmasıydı. Dergide çoğu zaman Gaspıralı’nın “Tercüman Tatarcası” yerine Bahçesaray yani Ortayolak ağzı kullanılmaktaydı (Kırımlı 1996:153).

Dergi 1910 yılına kadar yayın hayatına devam etti.

Uçkun

“Yaş Tatarlar” (Genç Tatarlar) hareketinin yayınladığı bir dergidir. Uçkun (Kıvılcım) kısa süre yayınlanan broşür şeklinde süreli bir yayındır.

“Yaş Tatarlar”ın bir kısmı Türkiye’de okuyan gençler, diğer kısmıysa Rusya sosyalistlerinin etkisi altında kalan Kırım Tatar gençleriydi. 1905’te faaliyete geçen bu grup, Türkiye’deki “Genç Türkler” hareketini örnek almaktaydı.

 

Uçkun 1906’da Bahçesaray’da, hareket lideri Reşit Mehdi tarafından çıkartılmıştır; ancak kısa bir süre sonra, daha doğrusu derginin ilk sayısı çıktıktan sonra, kapatılıp yerine Vetan Hadimi çıkartıldı. “Yaş Tatarlar”ın Bahçesaray grubu, o yerdeki Kırım Tatar muallimlerinin çoğu, bu gruba katılmıştı, bazı yayın maceralarına atıldı. Aralarında Celal Meinov, Usein Baliç, Yahya Naci Bayburtlu, Süleyman Badraklı, Emirali Kayızov, Ömer Sami, Yakup Davidoviç (Litvanya Tatarları’ndan), İbrahim Meinov, Abdurrahman Usni (Teberdar) ve İbraim Tarpi’nin bulunduğu bu milliyetçi muallimler çocuk edebiyatı şeklinde süreli risaleler neşretmeye karar verdiler. Bayburtlu’nun teklifiyle bu risale dizisine Uçkun adı verilip Eylül 1909’da bu risaleleri yayınlamak üzere aynı isimle bir dernek kurdular (Kırımlı 1996:113). O devirde ilmî işler içinde olan alim A. Krimskiy şöyle izah eder: “Bahçesaray’da, Gaspıralı’nın gözü önünde 1906 yılında ‘Uçqun’ edebiyat akımı kuruldu. Bu grup başında genç Celal Meinov (daha doğrusu Abdulmuin) bulunuyordu.” (Kırımskiy 2003:169).

Uçkun süreli yayının muhtevası ya “Yaş Tatar” muallimleri tarafından telif olunmakta ya da Rusçadan tercüme edilmekteydi. Bu yayınlar Tercüman matbaasında basılmaktaydı (Kırımlı 1996:114).

“Yaş Tatarlar” Hareketi lideri Reşit Mehdi, Uçkun yasaklandığında Karasuvbazar şehrinde Vetan Hâdimi adlı gazetenin yayınına devam etmeye çalışır.
...

»»  Devamı Kardeş Kalemler 40. sayıda...