YIL: 4  /  SAYI: 38  /  Şubat - 2010
Avrasya Yazarlar Birliği tarafından yayımlanmaktadır.


SEVGİLİ OKUYUCU,
 
Dergimizin ilk sayısında sizlere merhaba derken şunları söylemiştik: “Kardeş Kalemler bütün Türk Dünyası’na, yeryüzünde Türkçe’nin konuşulduğu çok geniş bir coğrafyaya seslenecek.

Ayrıca asırlardır kader birliği ve tatlı bir ünsiyet peyda ettiğimiz Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Cezayir’e, Tunus’a kadar uzanan bir kültür ve gönül havzasına, Osmanlı coğrafyasına seslenecek ve oralardan yankılar alacaktır. Bunun için bir hafıza tazelememiz gerekiyor.”

Balkanlardan Sibirya’ya hafızalarımızı tazelemeye devam ediyoruz. Değerli yazar ve bilim adamı Yuri Vasiliev’in şu günlerde soğuk Sibirya’dan gönderdiği sıcak mektup ve Şubat ayında Urfa şehrimizin ev sahipliği yapacağı “Arapların Gözüyle Türkler” toplantısı, hafıza tazelenmeye çalışılan faaliyetlere güzel örneklerden. Suriye’den Sudan’a 25 yazar ve bilim adamı Urfa’da bir araya gelerek, edebiyattan sinemaya Türklere nasıl bakıldığını bizlere anlatacaklar.

Bu sayımızda, geçtiğimiz ay kaybettiğimiz bilge insan Ömer Lütfi Mete için de bir dosya ayırdık. Burada onu tanıyan arkadaşlarının hatıraları ve onun sanatını değerlendiren yazılar yer alıyor. Çoğumuz onu, açık oturumlardaki mert ve tavizsiz üslûbuyla, makaleleri ve film senaryolarıyla tanırız; fakat o, şu kavgalı yılların dağdağasında romantizmini biraz gizlese de aynı zamanda içli bir şairdi. Rahmete vesile olur düşüncesiyle sizlere bu şiirlerden bir demet sunuyoruz.

Yine geçtiğimiz günlerde bu kaybımıza bizleri derinden sarsan yeni kayıplar eklendi. Bunlardan biri de sevgili yeğenimiz Satuk Buğra Ercilasun. Ramiz Asker Bey, Azerbaycan’dan yazdığı bir ağıtla hepimizin duygusuna tercüman oluyor. Bilge ve Ahmet Bîcan Ercilasun hocalarımızı tesellî ediyor.

Bir sanatçıyı daha ekledi felek bu listeye; Vaktiyle Kanat Edebiyat Dergisi’ni çıkarırken hikayelerine yer verdiğimiz Selçuk Oksal’dır bu. Cümlesine Tanrıdan rahmet ve ailelerine sabır ihsan etmesini diliyoruz.

Şubat ayı, Hocalı Soykırımı’nın da yıldönümü. Hacı Firidun Gurbansoy’un “Saksı” adlı hikâyesi bu konuya adanmış. Bu eserde topraklarından zorla çıkarılmış insanımızın dramı anlatılıyor. Karabağ’ın işgalinde, Hocalı’da katledilen insanlar için derin üzüntü duyuyor; şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Zakir Sadatlı’nın “Irak Olsun” adlı seyahat yazısını merakla okuyacaksınız. Hikâyeci olarak tanıdığımız Sadatlı, Bağdat ve Kerbelâ’ya yaptığı yolculuk intibalarını ustaca anlatıyor.

Samar Musayev, “Manas Destanı’nın İlmî Baskısı” adlı yazısında bu temel eserin, öz yurdunda, yani Kırgızistan’da basımının önemini ve yankılarını dile getiriyor.

Bütün bu faaliyetlerin gönül ve kalem kardeşliğimizi pekiştirmesi dileklerimizle…

Ali AKBAŞ