Acele İşe Karışan


 15 Ağustos 2026

Bir akşam babaannem ve annemle birlikte teyzemlere misafirliğe gitmiştik. Teyzem bizi çok güzel karşıladı. Bir süre sohbet ettikten sonra bize çay ikram etmeye başladı.

Teyzem elindeki çay bardağını bana uzatarak, “Bunu annene götürebilir misin?” diye sordu. Ben de kendime güvenerek, “Tabii ki götürebilirim,” dedim.

Çayı dikkatlice taşıyarak anneme doğru yürümeye başladım. Tam o sırada ayağım sehpanın ayağına takıldı. Dengemi kaybedip yere düştüm. Elimdeki çay halının üzerine döküldü. Bir anda herkes bana baktı. Çok korkmuş ve utanmıştım.

Teyzem hemen yanıma geldi. İyi olup olmadığımı kontrol etti. Neyse ki canım yanmamıştı. Ancak halıda büyük bir çay lekesi oluşmuştu. Teyzem lekeyi çıkarmak için uzun süre uğraştı. Ben ise olanlar yüzünden çok üzülüyordum.

Annem, babaannem ve teyzem bunun bir kaza olduğunu söyleyerek beni teselli ettiler. Kimse bana kızmadı. Yine de o gün çok utandım. Bu olay bana önemli bir ders verdi. Bir işi yapmadan önce kendi gücümü ve yaşımı düşünmem gerektiğini öğrendim.

O günden sonra daha dikkatli olmaya, acele etmemeye çalıştım.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 236. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 236. Sayı