HaftanınÇok Okunanları
HİDAYET ORUÇOV 1
Tahircan Muhammed, Mukaddes Mirza 2
Coşkun Haliloğlu 3
Zılika Jantasova 4
Fatih Sultan Yılmaz 5
MEHMET ALİ KALKAN 6
Coşkun Haliloğlu 7
Миң тогуз жүз он биринчи жылдагы
Бабалар жазган тарых барактары,
Андагы жүрөктөрдүн жараттары,
Эмнени эске салып айтып турат?..
Зилзала Ала-Тоону тепчип өтүп,
Түркистан шаарларынын жарыгы өчүп,
Чоң-Кеминде, бир айыл жерге чөгүп,
Кара-Кол катар кыйрап, үйлөр көчүп...
Кыргыздар бир боорунан айрылганын,
Ошондо Түрк тууганы кайрылганын,
Жүрөгүн сыя челек, сөөмөйүн калем кылып,
Эркинен сынбай туруп бабаларым,
Аскага улуу тарых жазышканын,
Ала-Тоонун боорунан окуп алып,
Мен бүгүн Түрк боорума кайрыламын!
Миң тогуз жүз он биринчи жылдагы,
Зилзала кыйратканда кыш чилдеде,
Кыямат болгон эле, кыргызга билгендерге!..
Ошондо сен келгенсиң Түрк тууганым,
Жардамың аябастан биздин элге.
Түбү бир, бир атанын балдарыбыз.
Тили да, дини да бир, ...намазыбыз.
“Кошулат түбү бирге, айрылат учу бирге”
Бирге го тирүүлүктө базарыбыз,
Көз өткөндө окулчу Кураныбыз,
Акыретте коюлчу мазарыбыз.
Анан кантип мен сага жардам бербейм?!
Анан кантип башканы сага теңейм?!
Кайгыңа деңиз күйүп, каран күн түтөп турса,
Анан кантип боорум, деп ыйлап келбейм?!
Мээримдүү түрк энелер эстен кетпейт,
Жер муштап, аянычтуу ыйлаганың!
Кайгыңды тең бөлүшөт Кыргыз Эли,
Сабыр кыл, кайрат кылгын, ыйлабагын!
Ала-Тоо, аска, зоолуу таянычың,
Кең пейил, Түрк боордошум аярымсын!
Бүгүнкү сенин кайгың, түбөлүккө
менин да жүрөгүмдө калары чын!
Мээримдүү түрк энелер ыйлабагын!..
Бахпурбек Аленов
ŞEFKATLİ TÜRK ANALARI AĞLAMAYIN NE OLUR?
Bin dokuz yüz on bir yılındaki
Atalarımın yazdığı tarih sayfaları
Ondaki yüreklerin acıları
Neleri hatırlatıyor acaba?
Zelzele Aladağ’ı tepeledi,
Türkistan şehirlerinin nuru söndü,
Büyükkemin’de bir köy yerle bir oldu
Karakol’la birlikte her yer yıkıldı, evler göçtü
Kırgızlar öz kardeşinden ayrıldığında;
O zamanlar Türk kardeşi yardım etti,
Yüreğini mürekkep şişesi, işaret parmağını kalem yaptı.
Hürriyetini kaybetmeyen atalarımın
Zirvelere ulu bir tarih yazdığını,
Aladağlar’ın bağrından okudum,
Ben bugün Türk kardeşime el uzatıyorum!
Bin dokuz yüz on bir yılındaki,
Zelzele yıkarken karakış idi,
Kıyamet kopuyordu, Kırgız’a ve onu günü yaşayanlara,
O zaman sen gelmiştin bize Türk kardeşim.
Yardımını esirgemedin bizim ellere.
Kökümüz bir, bir atanın çocuklarıyız.
Dili de dini de bir, kıldığımız namazımız da.
“Eklenir aynı köke, ayrılır üçü bire”
Birdir hayatta pazarımız,
Ölünce okunur Kuran’ımız.
Ahirette hazırlanan mezarımız.
Ve nasıl ben sana yardım etmeyeyim ki?
Ve nasıl başkasını sana tercih edeyim ki?
Kaygına deniz yanıp, kara günler tütüp dursa,
Ve nasıl olur da kardeşim diye ağlamayayım?
Şefkatli Türk anaları aklımızdan çıkmıyor,
Dövünerek hıçkırıklarla ağladığını!
Kaygını paylaşıyor Kırgız halkı,
Sabret, metin ol, ağlama!
Aladağlar, zirveler, yalçın kayalar dayancındır.
Gönlü zengin, Türk kardeşim gönlümdesin!
Senin bugünkü acını, ebediyen
Benim de yüreğimde kalacağı gerçekten!
Şefkatli Türk anaları ağlamayın!...
Bahpurbek Alenov
AĞLAMAYIN NE OLUR ŞEFKATLİ TÜRK ANALARI?
Bin dokuz yüz on bir yılındaki
Atalarımın yazdığı tarih sayfaları
Ondaki yüreklerin acıları
Neleri hatırlatıyor acaba?
Zelzele Aladağ’ı tepeledi,
Türkistan şehirlerinin nuru söndü,
Büyükkemin’de bir köy yerle bir oldu
Karakol’la birlikte her yer yıkıldı, evler göçtü
Kırgızlar öz kardeşinden ayrıldığında;
O zamanlar Türk kardeşi yardım etti,
Yüreğini mürekkep şişesi, işaret parmağını kalem yaptı.
Hürriyetini kaybetmeyen atalarımın
Zirvelere ulu bir tarih yazdığını;
Aladağlar’ın bağrından okudum,
Ben bugün Türk kardeşime el uzatıyorum!
Bin dokuz yüz on bir yılındaki,
Zelzele yıkarken karakış idi,
Kıyamet kopuyordu, Kırgız’a, o günü yaşayanlara,
O zaman sen gelmiştin bize Türk kardeşim.
Yardımını esirgemedin bizim ellere.
Kökümüz bir, bir atanın çocuklarıyız.
Dilimiz de dinimiz de bir, kıldığımız namazımız da.
“Eklenir aynı köke, ayrılır üçü bire”
Birdir hayatta bizim pazarımız,
Ölünce okunur bizim Kuran’ımız.
Ahiret için hazırlanan mezarımız.
Ve nasıl ben sana yardım etmeyeyim ki?
Ve nasıl başkasını sana tercih edeyim ki?
Kaygına deniz yanıp, kara günler tütüp dursa,
Ve nasıl olur da kardeşim diye ağlamayayım?
Şefkatli Türk anaları aklımızdan çıkmıyor,
Dizlerini döverek hıçkırıklarla ağladığını!
Kaygını paylaşıyor kardeş Kırgız halkı,
Sabret, metin ol, ne olur ağlama!
Aladağlar, zirveler, yalçın kayalar dayancındır.
Gönlü zengin, Türk kardeşim gönlümdesin!
Senin bugünkü acını, ebediyen,
Benim de yüreğimde kalacağı gerçek!
Şefkatli Türk anaları ağlamayın!...
BAHPURBEK ALENOV
16.02.2023
Kırgızcadan Türkiye Türkçesine aktaran Muhittin GÜMÜŞ