Ağlayan Müşfik


 01 Ağustos 2025

 

Ağlayan Şiir

İçimde bir şiir ağlıyor…
Ben ağlıyorum,
O ağlıyor...
Ağlıyoruz durmaksızın,
Ne o bana teselli olabiliyor,
Ne ben ona...
Ağlıyoruz, gecenin tesellisini bile duymadan,
Gökte yıldız,
Yerde parmaklarım solmuş,
Galiba gecenin de gözleri dolmuş,
Yağmur yağacak...


Bir Gün Görürsen Ki…

Bir gün görürsen ki, dinlemiyor seni hayaller
Ve anlarsan ki, hayat dedikleri hiç de öyle değil;
Görürsen ki, hiçbir gününde dost olmamış insanlar
Ve anlarsan ki, ufuktan çok uzakta kalmış sebat,
Görürsen ki, sol yanındaki o tanıdık sancı,
Boğazındaki o alışık düğümle el ele vermiş,
Ve görürsen ki, dizlerin beyaz bayrak çekmiş, susmuş...
Yerden elini kesip bir umut ışığına göğe yönelirsen;
Tam o anda, güneşin eliyle yüzüne üç beş damla yağmur düşerse—
Korkma!
At utancın taşını, hiç değilse bir kez,
Aç kollarını açabildiğin kadar,
Haykır boşluğa doğru:
Tanrım, tesellin yeter!!!

 

Gerek

Gerek o zaman çıkaydın karşıma,
Bu dünyaya gelmeden 100, 500,
hatta bin yıl önce...
Yudum yudum seveydim seni,
Seveydim usul usul, ince ince.

Gerek 5-10 ömür önce buluşaydı ellerimiz,
6-7 ömür evvel kilitleneydi gözlerimiz.
Bize gelene dek kaç alın yazısında
kavuşmalıydı kaderimiz?
Kaç hayat yolunda kaybedip bulmalıydık kendimizi,
Sonra kaç ömürden toplamalıydık izimizi?

Gerek sözlerimiz bizden önce bulsaydı birbirini,
Daha biz görüşmeden söyleseydi sevdiklerini.
Tanrı aşk şarabından önce
Hayat suyunu içirmeliydi bize,
Ya da 60-70 yıllık bir ömürle kıymamalıydı sevgimize.

Acaba dudaklarını kaç yılda keşfederim,
Nefesine kaç asırda doyarım?!
Kaç ömür gerekir ki, tamamen
varlığına boyanayım?
Şimdi sen söyle Tanrım,
Hakkım var mı meleklerin ömründen çalmaya?
Bu aşka bir tek ömür yetmez,
korkarım...

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 224. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 224. Sayı