Ah Asya, Benim Ulu Ninem! (Dua)


 01 Ağustos 2023



Ah Asya, Benim Ulu Ninem!
(Dua)
Eğer şah damarımda tekrar dolaşırsa
Atalarımın cesur kanı,
Gece yarılarında ruhları başımın üzerinde duracak olursa,
Göreceğim yüzyıllar boyunca gördüğüm insanları.
Göçebe ruhum bundan rahatsız olacaksa,
Hem görmek hem de duymak hislerimi,
İsteklerimden vazgeçmek gibi bir his dolacak olursa içime,
Ansızın güçleneceğim yeniden,
Sevinçlerim ve hüzünlerimle beraber,
Yüreğimin, zihnimin farkında bile olmadan
Sizin adınıza karşınızda eğilmek istiyorum
Bir kutsal rüyayla geri dönünüz!
Ah Asya, benim ulu ninem!
Sen korkuyordun, sen görüyordun, sen biliyordun:
Kimi büyük uluslar kayboldu
ortadan,
Kimileri yedi bitirdi kendilerini!
Anlatmıyorum bunu, bahsetmiyorum bile,
Sen, bir anne misali korudun
Halkımı uzun süre eteklerinde, 

Ben kıyıları buz gibi nehirlerle kaplı
Geniş ovaları biliyordum,
Tenha yerleri vardı...
Teşekkür ederim, büyük annem,
Düşüncelerimizin ve hayallerimizin bizim olduğu
Gerçekler adına,
Zamanla,
Ruhun sertleştiği gerçeklerin yüzünden,
Sert iklim şartları yüzünden zorda kalan insanlarımı
Büyük nehrin kıyısına götürdün
Ve derin derin karların arasında gömülmüş,
Soluk soluğa kalmama yardımcı olmuş
Bir geçiş noktası
Ve bir inanç
Ve bir yol vardır.
Ah Asya, benim ulu ninem!
Ünlülerin dönemini kapatmayalım,
Kimi zaman düşler kuruyorum.
Sizi dinlemek imkânı olan herkesi tanımak,
Halkımın geçmişiyle ilgili,
Atalarımızı inkâr edenleri,
Haramla kirlenmiş kanları
Kim tanıyor diye
Bilmek istiyorum!
Vatanını seven ne yazık ki, canını bu yolda feda ediyor,
Bu öyle bir neşe,
Öyle bir sevgi ki,
Bu neşeye, bu sevgiye
Türklerin bir parçası deniyor,
Beni ve ailemi yalnız bırakın,
Orada yol var, orada… 

Ah Asya, benim ulu ninem!
Bizi bize benzeyecek bir ruhla bütünleştir,
Al al, onu sar sarmala,
Altının gücünden kurtar,
Eylemleri inançla bir kutsallıkta bütünleştir
Ve tüm yüzler uyumludur birbirine
Karşılıklı dursunlar,
Halkımın gönül kapısını aç,
Eski bir tarihi olduğunu asla unutmasın!
Sana Saha diye hitap ettik,
Damarlarındakı kan coşsun diye.
Adın dilimize geldiğinde,
‘‘Evet, O!” – dediklerini duyacaksın,
Ve göğsünde titreyen bir hararet,
Ve seni görenler gözlerini görecekler.
Yüzyıllardır karanlıklar yüzünden kör olduklarını hem de!
Ah Asyam, benim ulu ninem!
Ben koca bir çocuk,
Hâlâ ulularımdan saklanan…
Eski Türklerin mirasçısı,
Ben ülkülerinin peşinden koşan Uranganların
İsteklerini ve iradelerini
Yarınlara nasıl taşınacağını bilen göçebelerdenim
At sırtındayken
Kalbimdeki ıslak damarlarım
Soğuğu, sıcağı ve nemi içine çekiyordu
Ben kalbimi biliyorum
Günümüzün vurdumduymazlığını ve açgözlülüğünü kabullenemez
asla!
Ah Asya, benim ulu ninem!
Bize bir kez daha kutsanmışlık sun!
Ve bir kez daha bak yüzümüze…
Bak yüzümüze…
Hafif ince kirpiklerinle
Yine güneşli omuzlarının üzerinden bize gülümse!

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 200. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 200. Sayı