HaftanınÇok Okunanları
Kemal Bozok 1
Coşkun Haliloğlu 2
HİDAYET ORUÇOV 3
Abdülhamit Koçoğlu 4
Coşkun Haliloğlu 5
ELMİRA ACIKANOAVA 6
İSMAİL BOZKURT 7
Zafer azmi ile yaşadığımız bu gergin, kanlı, gadalı, ölümlü yitimli, hem de ferahlı günlerde esaretten azad ettiğimiz köylerimize, şehirlerimize kavuştuğumuz mutlu anların da, Ağdam’a ulaşmak arzusu, dayanılmaz ağrılı bir isteğe dönüyor.
Son kez kırkbeş yaşımda Allah’a emanet ettiğim doğduğum şehri, yetmiş iki yaşımda, son gördüğüm haliyle apaçık hatırlıyorum. Ağdam hüznü ile bir yıl önce yazdığım “Aklında mı Ağdam?” yazımı hatırlıyorum:
"...Aklında mı? Voroşilov caddesinde kimlerin evleri vardı?.. Hatırında mı? Kültür evinde yapılan toplantılar, eğlenceli konserler, muğam geceleri…Ya İmaret denilen tarihi abideler mekanı… Aklında mı? Meşhur Ağdam statyumundaki futbol maçları, ekmek müzesine çevrilmiş ateş değirmeni, hakkında masallar söylenen değirmen avlusu, Çin mimarisi tarzında yapılmış çay evi? Peki, Şah Abbas’dan yadigar kaldığı söylenen Cuma Mescidi, Mir Haydar Ağa’nın çifte minareden yükselen ezan sesi? Aklında mı Ağdam?
Yazık ki, koruyamadığımız virane Ağdam hakkında yeni hiç bir söz söyleyemiyoruz. Ölmüş bir adam hakkında yeni bir şey olmuyor, ondan geriye ancak hatıralar kalıyor. Ağdam da dünyadan göçmüş adam gibidir. Ne kadar ağır olsa da, ne kadar istemesek de itiraf etmeye mecburuz. Bizim tanıdığımız, sevdiğimiz Ağdam’ı düşman öldürdü. Katletti. Yüz yıl içinde biriktirerek katılaştırdığı kötü niyetle, iblisane bir nefretle ateşe verdi, yakıp yandırdı, yağmaladı. Nefretle çarpan mundar yüreği soğumadı, şehri yerle yeksan eyledi. Ağdamlılar perişan oldu. Vatandan vatana kaçmaya mecbur kaldı. Bu kaçkınlık yıllarında dertten, kederden, utançtan ölenler oldu, kalanlar ölmüş şehrini, büyük vatan içinde küçük, ama öz vatanını yana yana hatırlamakla, okşamakla, onun hakkında sohbetlerle avunmak durumunda kaldılar.
Yitirilmiş Ağdam ağrısının içinde hazin keder de var… Bu keder Ağdam’ ın geçmişini hatırlayınca zühur ediyor, sızlıyor. Ölüp gitmiş adamın iyi hallerini akla getirince baş kaldıran hazin keder gibi…”
O zaman bu yazımı ağıt olarak adlandırmıştım. Yani ölmüş, öbür dünyaya göçmüş adamın ruhuna bestelenmiş kederli musiki eseri. Ama bu ağıt, daha çok diriler içindi. Ağdamsız kalmış Ağdamlılar için. Yazının umumi ruhunda ağıttan gelen bir keder, bir hüzün vardı ama bu keder sonsuz değildi. Onun için bir ümit yıldızı göründü. Ağdam’ ın azad olunacağına solmaz, sarsılmaz bir ümit ve inanç vardı.
"... Hilekar düşman ülkemizin en çetin, zayıf düştüğü güçsüz vaktinde, daha güçlülere yaslanarak Karabağ’ı ve onun içinde Ağdam’ı işgal etti. Ama gerçekçiler üzülmez, zaman bizim lehimize işliyor. Azerbaycan ordusu günden güne güçleniyor. Bugün Azerbaycan ordusu bölgedeki en kudretli ordu olmuştur. Azerbaycan ordusu işgal altında olan bütün topraklarımızı azad etmek azmindedir. O gün uzakta değil, yakındadır. Biz hepimiz buna inanıyoruz, inanmalıyız.. Biz Ağdam’ı sulh konuşmaları ile değil, savaşla alacağız. Nasıl ki kahraman oğlumuz Fred Asif ölümle çarpıştığı sırada demişti "Ağdam savaşla azad edilmezse, ben oraya dönmeyeceğim."...
Kahraman oğlumuz haklıymış, beş bin şehit vermiş Ağdam sulh konuşmalarıyla değil, savaşla geri alınacak. Ağdam Ali Başkumandanın kararlı liderliği altında, cesur ordumuzun kahramanlık savaşı ile azadlığa kavuşacak. Ağdam yine Karabağ’ın merkezinde olacak. Daha muhteşem bir şehre, daha kudretli mekana yeni Ağdam’a dönüşecek.
"... ama yeni Ağdam daha önceki Ağdam olmayacak. Ağdam, çocukluğu, gençliği işgalden önceki Ağdam’da geçmiş Ağdamlıların hatıralarında kalacak. Ağdam hakkında yazılan yazılarda, makalelerde, masallarda, rivayetlerde, nağmelerde, kitaplarda yaşayacak.
... Aklında mı İmaret yolunda, Ağdam’ın Göyçimen stadyumunda düzenlenen Harı bülbül musiki festivali, banklarda yan yana oturmuş insanların yüzündeki sevinç, ferah, mutluluk ışığı?... Aklında mı ateizmin coştuğu bir zamanda Ağdam cuma mescidinin bahçesindeki Muharrem ayı törenlerinin yapılışı?... Aklında mı bir numaralı okuldan guruplar halinde çıktığımız masal gibi günler? Aklında mı gurur duyduğumuz, sevdiğimiz o güzel şehir?
Aklında mı AĞDAM?"
Elbette aklımdadır. Vahşi karakterli mundar düşman onu yerle yeksan etse de. Taş taş üstünde koymasa da, Ağdam aklımızda yine aynı Ağdam’dır. Üstünde çok şeyler değişse de toprağın kendisi değişmiyor. Vatan rengini, havasını, kokusunu koruyup saklıyor. İyi tanıdığı sahiplerini bekliyor, onların zafer ile döneceklerine inanıyor.
Zafer bizimledir.
Ağdam Karabağ’dır.
Karabağ Azerbaycan’dır.