Almıla’nın Gözleri Ela


 01 Ağustos 2024

Almıla, üniversite son sınıf öğrencisiydi. Üniversiteden yeni emekli olan babası ise kütüphaneyi andıran çalışma odasında araştırmalarına büyük bir özenle devam ediyordu. Babasına hayrandı Almıla. O da babasının yolundan gidecek, bilim insanı olacaktı. Almıla, o gün ders için hocasının önerdiği tarih kitabını raflarda aramakla meşgulken babası:

 -Şu tarafta bir yerde olacaktı o kitap; hatırlıyorum, bir bakıver yavrum, dedi. 

Mutfaktan gelen mis gibi limonlu kek kokusu çalışma odasını kaplamıştı. O sırada öğlen yemeği için annesi içeriden seslendi. Babası çalışma masasından kalkıp mutfağa giderken Almıla:

-Kitabı bulayım, ben de geliyorum babacığım, dedi. 

Raflara, hızlıca göz attı. Bulması çok sürmedi. “Hah işte burada!” dedi sevinçle. Tozlanmıştı, kim bilir en son ne zaman dokunmuştu bir el bu kitaba? Şefkatle tuttuğu kitabın sayfalarını çevirirken sararmış ve üzerinde yazılar bulunan bir kâğıt yavaşça yere düşüverdi. Almıla eğildi, kâğıdı aldı. Kitabı masaya bıraktı ve arkasında yazılar olan bu kâğıdın diğer yüzünü gelişigüzel çevirdi. Gözlerine inanamadı. Bir fotoğraftı bu. Babasının gençlik fotoğrafı. Peki, babasının yanındaki bu genç kız kimdi? Annesi olmadığından emindi. Fotoğrafın arkasını tekrar çevirdi. Şaşkınlığı iyice arttı. Kendi adını taşıyan bir şiirdi: “Almıla’nın Gözleri Ela”.  Almıla, babasının kendisine şiir yazma ihtimalini düşündü. Bu şiirden de haberi yoktu zira. Belki de doğduğunda yazmış, sonrasında da unutmuştu babası. Babasının el yazısıyla yazdığı şiirin altındaki imza ve tarih gözüne çarptı. Babasının gençliğinde şiir yazdığını biliyordu, hatta hepsini okumuştu ama bunu ilk kez görüyordu. 

Almıla, geç kalınca içeriden annesi tekrar seslendi. Almıla, suç işler gibi telaşlıydı, elleri titriyordu. “Geliyoruuum!” diye bağırdı. Şiirin altındaki tarihe tekrar baktı. “Ben doğmadan beş yıl önce.”  diye mırıldandı. Hızlıca hesap yaptı aklından. Annesiyle babası o doğmadan bir yıl önce tanışmıştı zaten.  Bu şiir kendisine yazılmamıştı, annesine de... Şiirin, fotoğraftaki bu genç kıza yazılmış olma ihtimali yüksekti. Babasının âşık olduğu ve unutamadığı bir kadının adını taşıma ihtimalini düşündü Almıla, bu muhtemeldi. Annesi bunu kesinlikle bilmek istemezdi. Zira annesi, daha dün evlenmişçesine babasına aşıktı. Almıla şaşkındı. Yutkundu. 

 Göz ucuyla kapıya baktı, babasının gelip gelmediğini kontrol etti. Babasına yakalanmak istemedi. Yasaklı bir odaya girmiş gibiydi. Merak ve korkudan kalp atışları hızlandı. Babasına adının hikâyesini sorsa biliyordu ki babası yalan söylemez, anlatırdı ama bunu sormaya cesaret edemezdi. Her şeyden önce annesi için bunu yapamazdı. “Gençlik aşkı işte.” dedi kendi kendine. Şiiri, göz ucuyla okumaya başladı. “Almıla’nın gözleri ela, saçları karışır sabaha, görenler bilmez ki dili bağlı bahtı kara…Sana taht yaptım Almıla’m, gocuğum candan…” İçinden mısraları tekrar etti. Her bir mısra, zihnine kazındı âdeta. Şiir, baştan sona aşkın en saf, en duru hâliydi. Almıla emindi artık; elinde tuttuğu bu şiir, acıklı ve kavuşulamayan bir aşk hikâyesinden kalan bir delildi. Almıla, yirmi iki yaşında adının gerçek hikâyesiyle yüzleşmişti. Tozlu raflar arasında kalmış, unutulmuş fakat adıyla sessizce yaşamış anonim bir aşk hikâyesiyle…

Almıla, içten içe yarım kalan bu aşk hikâyesini merak ediyordu. Babasının o mısraları yazacak kadar sevdiği kadın kimdi? Fotoğrafa tekrar baktı. Fotoğraftaki genç kızın gözleri, şiirde anlatıldığı kadar güzeldi. Annesinin haberi var mıydı acaba? Babasının, adını kendisine verecek kadar sevdiği bu kadın ölmüş müydü yoksa? Sorular zihninde uçuşurken fotoğrafı yırtarsa sorun da ortadan kalkacakmış gibi düşündü bir an ama buna hakkı yoktu. Bulduğu yere bırakmalıydı. Doğrusu buydu. Babası da yırtıp atmaya kıyamamıştı anlaşılan. Âdeta bu sırrı saklayacağına dair babasıyla sözleşmişçesine fotoğrafı, kitabın içine yavaşça bıraktı. Soluklandı. Zihnine kazınan mısraları içinden tekrar ede ede mutfağa gitti.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 212. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 212. Sayı