HaftanınÇok Okunanları
Kemal Bozok 1
Coşkun Haliloğlu 2
HİDAYET ORUÇOV 3
Abdülhamit Koçoğlu 4
Coşkun Haliloğlu 5
ELMİRA ACIKANOAVA 6
İSMAİL BOZKURT 7
Lise öğrencisi olan Ahmet çok sessiz bir çocuktu,
fazla konuşmayan, kendi halinde yaşayan,
mutsuz gibi görünen, ağzı var dili yok
diye tabir edilen insanlardandı. Bu nedenle
de sürekli akranları tarafından zorbalığa uğruyordu
ama Ahmet kendisiyle uğraşanlara
da hiç bir şey söylemiyordu. Aynı sınıfta
okuduğu Erhan bunu fark etmişti ve neden
kendisiyle uğraşanlara karşılık vermediğini
merak ediyordu. Yeni tanıştıkları için de sormaya
çekiniyordu. Diğer sınıftan öğrenciler
yine onunla alay ediyorlardı ve o yine onlara
karşılık vermiyor, susuyordu. Erhan sonunda
dayanamadı ve nedenini sordu:
“Onlar sana kötü davranıyor. Neden sesini çıkarmıyorsun
veya öğretmene söylemiyorsun?”
Ahmet, yine sustu.
Bu durum böylece devam etti ve onu saf görüp
de bir şekilde sürekli sabrını deneyenler
oldu. Kullanmaya, aşağılamaya çalışıp onu
sinirlendirecek hareket yapsalar da o, ses çıkarmadı.
Aynı zamanda iyi olanlar da vardı.
Durumunu anlamaya çalışıp arkadaşlık etmeye
çalıştılar, güvenini kazanıp yardım etmeye
çalıştılar, “Neden bu kadar sessizsin?” diye
sordular ama Ahmet bunlara da sessiz kaldı.
Bir gün okulun kötüleri yine Ahmet’le dalga
geçmeye çalışıyorlardı. Bunu gören Erhan
onlara kızdı, üzerlerine yürüyüp bağırdı ve
Ahmet ile birlikte oradan uzaklaştı. Erhan,
Ahmet’in güvenini zor da olsa kazanmıştı. Bu
yüzden çekinerek de olsa, “Ahmet artık içini
birisine dökmelisin. Ben senin arkadaşınım,
paylaş benimle. Neler oluyor anlat.” dedi.
Ahmet, “Aslında.” dedi “Her şeye verilecek bir
cevabım var ama…”
Erhan, sabır ve ilgiyle arkadaşına baktı.
Ahmet, “Ben daha çok küçüktüm. Ailemi bir
trafik kazasında kaybettim. O andan itibaren,
başka kimsem olmadığından hep yetimhanelerde
büyüdüm. Erkenden büyümek zorunda
kaldım. Büyürken de bir haksızlık yapıldığında
ve ben hakkımı savunmak istediğimde kimse
bana destek olmadı. Benden güçlü olanlar,
beni ezdi. İyi olanlar ise bunun karşısında sustu
ve ben de susmayı öğrendim. İyilerin değil
de güçlü olanların her zaman kazandıklarını
düşünmeye başladım. Hep sustum.” dedi.
Erhan da sustu. Üzülmüştü, ne diyeceğini
bilemiyordu. Öylece yürüdüler. Ayrılma vakti
geldiğinde Ahmet yetimhaneye, Erhan ise
kendi evine gitmek üzere ayrıldılar. Erhan,
uzaklaşırken yetimhaneye baktı Ahmet’in yaşadıklarının
ne kadarını bilebilirdi, ne kadarını
hissedebilirdi ki?
(AYB Balkanlar Online Hikâye Atölyesi, Kasım 2021)
MUHAMMED KORKMAZ
Arkadaş
BALKANLAR ONLINE
YAZARLIK ATÖLYESİ