HaftanınÇok Okunanları
ELMİRA ACIKANOAVA 1
HİDAYET ORUÇOV 2
Coşkun Haliloğlu 3
Coşkun Haliloğlu 4
MARİYA LEONTİÇ 5
Kardeş Kalemler 6
Ahmet Kartal 7
Osman Hocam’dan gelen e-posta ile düşünmeye başladım: Ne yazsam? Neyi anlatsam? Unutamadığım anları mı, yaşadığım heyecanı mı, paylaştığımız duyguları mı? Hepsini yazmak istedim ama bazı şeyler var ki ne kelimeler yetiyor anlatmaya ne de siz yetebiliyorsunuz yazmaya. Biz atölye çalışmalarımıza devam ederken maalesef ki ülkemizi yasa boğan o acı olay yaşandı: Deprem. Çok değil daha birkaç atölye önce Nejla Hocamızın Antep ile yazdığı hikâyeden sonra gidip göremediğime üzülmüş ve gitmek için planlar yapmaya başlamıştım. O gece bir anda değişti endişelerimiz, düşüncelerimiz, hayatımız. Yazın dedi hocalarımız, yazın ki acınız dağılsın, yazın ki acınız paylaşılsın. Depremden sonra yaptığımız dersi, unutamıyorum. Aramızda kilometreler vardı bazılarımızın ama yüreklerimiz aynı acıyla kavruluyordu. Ben Antepli değilim, Urfalı da değilim görmedim daha oraları maalesef ama acıyı hissetmek için görmem ya da bilmem gerekmiyordu, birçoğumuz gibi. Yüreklerimizdeki yangın aynıydı. Yangınımızı söndürmek değil paylaşmak istiyorduk. Kelimelerimiz, sessizliklerimiz, gözyaşlarımız ile bir aradaydık. Birbirimize destek olduk, herkes gibi bir şeyler yapmak için çırpındık. Depremin üzerinden bir seneden fazla zaman geçti şimdi, oradaki yaralar hâlâ sarılmadı, sarılamadı. Bizler o acıyı hâlâ unutmadık. Bize düşen yazdıklarımızda ve yazacaklarımızda o acıyı da anlatmak. Yazmak, her şeyi yazmak. Her mutluluğu, her acıyı, hayata dair ne varsa yazmak. İşte bana bunu öğreten ve benimseten bir liman gibiydi Avrasya Yazarlar Birliği Yazarlık Atölyesi.
Hepimizin bu yolculuğa başlama amacı, serüveni ve nedenleri farklı farklıydı ama bizi bir araya getiren bir liman vardı. Benim için kendimi kelimelerle ifade etmek hayatımda her zaman vardı ama ne bunu gösterecek cesaretim ne de yazmaya devam edecek disiplinim vardı. AYB ikisini birden bana verdi. Yazma isteğim zamanla zorunluluğa dönüştü. Şimdi elimde kısa kısa cümlelerimi not ettiğim, duyduğum bir kelimeyi not aldığım, gözlemlediklerimi yazdığım küçük ama dopdolu defterlerim var. Benim için AYB: Her zaman yüreğimde taşıdığım yazma isteğimin sembolü olan defterlerimin mimarı, yanlışlarımla ve eksikliklerimle yazdıklarımı sevmeyi öğrendiğim yer. Bana bu yolda hem eşlik eden hem de yol gösteren değerli hocalarım Nurhan Buhan ve Osman Çeviksoy’a ayrıca teşekkürü bir borç bilirim. Beraber adım attığımız her arkadaşıma da kelimelerle dolu yolculuğumuzda yüreklerinden bir parçayı bize açtıkları için teşekkür ederim, yazdıklarımı sevmeyi sizinle öğrendim. Yolumuz her daim kalemle aydınlansın.
Demet Bilgin
29. Dönem Hikâye Atölyesi Katılımcısı