Ayaz İshaki: Millete Dönüş Yolu


 01 Temmuz 2023



Ayaz İshaki adı Tatarlar arasında XX. asrın ilk yıllarında ün kazanır. İlk eserlerinin yayımlanmasıyla birlikte Y. Akçura, Tatarlarda iki büyük yazarın yetiştiğini, onlardan birisinin ise hisli, hassas, aydınlık “milliyetperver, idealist ve romantik Ayaz” olduğunu söyler. “İki Yüz Yıldan Sonra İnkıraz” (1902-1904) adlı uzun hikâyesi, Tatarlar arasında güçlü bir kalem sahibinin ortaya çıktığını herkese kabul ettirir.

O andan itibaren Ayaz İshaki, Tatar edebiyatı tarihinde “ilk klasik nesir yazarı” unvanını alır. Eserleri yüksek tirajlarda basılır, ciltler hâlinde hazırlanır, piyesleri sahneye koyulur. M. Toktamışev’in 1914 yılında söylediği “bu kişiye millî topraklarda doğan yeni Tatar edebiyatının başında olma rolü nasip olur” sözleri, onun sanatına verilen değeri ortaya koyar ve günümüze dek Tatar edebiyat bilimi İshaki’nin sanatını bu seviyede ele alır.

1905 yılındaki demokratik değişim dalgasında Ayaz İshaki, Tatar millî-siyasi hareketinin öncüsü olur, Tatarların yeniden doğuş hareketine önderlik eder, onun gideceği yolu belirleyen önemli bir figür olur.

Rusya’daki devrime bağlı değişimler neticesinde İshaki 1919 yılında yurtdışına çıkmak zorunda kalır. 1954’te kalbi duruncaya dek yürüttüğü sıkıntılı ve son derece verimli sosyal ve siyasi faaliyetleri, tarihî kargaşalar esnasında milletini korumak ve kollamaya yöneltilmiş olup o, Tatarların en etkili, zeki, çalışkan muhaciri olarak tanınır. İlk olarak Harbin’de, ardından ise Fransa, Almanya, Polonya ve Türkiye’de yaşar; millettaşlarının dünya üzerinde yaşadığı topraklara seyahat eder, Tatar muhacirlerini birleştirmek için uğraşır. Nerede olursa olsun; Tatar dernekleri kurar, gazete çıkarmaya çabalar, konferanslar verir, milletinin bir gün özgürlüğüne kavuşacağına dair ümidini yitirmez.

Ancak kendi ülkesinde A. İshaki adı unutturulur. Üstelik 1922-1924 yıllarında en yakın yol arkadaşları dahi ona iftira atmaktan çekinmez. Stalin’in baskılarına uğrayan Tatar aydınlarını onunla bağlantılı olmakla suçlarlar; İshaki, Sovyet hükûmeti tarafından en tehlikeli figürlerden biri olarak ilan edilir. Adı, Nisan 1949’daki tüm Sovyet soruşturmalarında dahi arananlar listesine eklenir.

Bu şartlar altında İshaki’nin eserlerini incelemek bir yana, adını anmak dahi söz konusu olamaz. Ancak İskaki’nin adı, çok derinlere gizlenmiş olsa da Tatar aydınları ve Tatar milletinin hafızasında varlığını korur. Yeniden yapılanma hareketi başlamadan önce, 1987 yılında ünlü yazar Emirhan Yeniki, yazarların arasında İshaki’nin adını aklamak ve onun edebî mirasını halka tekrar ulaştırmak konusunu gündeme getirir. Onunla hemen hemen aynı tarihlerde Sovyetskaya Tatariya gazetesinin 26 Temmuz 1987 tarihli sayısında R. Mostafin, “Batık Hazinelerin Yükselişi1” başlıklı yazısında yazarın adının ve eserlerinin üzerine konulan “yasaklı” damgasının kaldırılması çağrısında bulunur.

Ancak ideolojinin değiştiği dönemde dahi yazarın adını aklamak pek kolay olmaz. Saadet Çağatay, İshaki’ye atılan iftiralara karşı cevap niteliğinde “Babam Alman Siyasetçilerle Görüşmedi2” adlı bir yazı yazar, ancak bu yazı ülkede bilinmez: Şehri Kazan gazetesinde 1993 yılında yayımlanır. 1988 yılında ise İ. Nurullin’in Veçernyaya Kazan gazetesinin 17 Ekim tarihli sayısında “Ayaz İshaki’nin Dönüşü3” başlıklı makalesi yayımlanır. Burada bilim adamı, İshaki’yi “millet tarihinin ayrılmaz bir parçası”, “yeni Tatar edebiyatının, eleştirel gerçekçiliğin kurucusu” olarak adlandırır ve XX. yüzyılın başlarındaki Tatar edebiyatı tarihini İshaki’nin eserleri olmadan incelemenin doğru olmayacağını vurgular.

1989’da Drujba Naradov dergisinin 8. sayısında İ. Nurullin’in “Bilimsel Tarafsızlık Adına4” makalesi basılır. Bu makalede bilim adamı, Moskova üzerinden “İshaki’nin edebî mirasının yok olması; halkın tarihinden, yaşam tarzından, örf âdetlerinden, asırlar boyunca şekillenen ahlaki değerlerinden mahrum kalmasıdır” der.

O dönemden itibaren A. İshaki’nin adı ve eserleri halka geri dönmeye başlar: Tek ciltlik eserlerinin yayına hazırlanması çalışmalarına başlanır, gazete ve dergilerde çeşitli eserleri basılır. Bu çalışmalar bilim adamları tarafından yürütülür. Onlar arasında yer alan ve İshaki’nin adını anmanın yasaklandığı yıllarda onun hakkında parça parça materyal toplamaya başlayan Henüz Mehmütov, İbrahim Nurullin, Raşat Gaynalov, Lena Gaynanova, Albert Fethi, Raşat Emirhanov, Möhemmet Mehdiyev, Zöfer Remiyev gibi şahısların isimlerini özellikle belirtmek gerekir. Çok sayıdaki belge ve fotoğraf ise Türkiye’den, oradaki millettaşlarımızın yardımları ile getirilir.

Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki Tatarlar, hayatlarını tehlikeye sokup saklayarak İshaki’nin kitaplarını karanlık yıllarda bile korur ve güvenilir ellere vererek okumayı sürdürür. Adı aklanmaya başlayınca Kazan’da, Tataristan’da yazarın Arap harfleriyle yazılmış çok sayıda kitabı bulunur.

1991 yılında büyük bir tirajla A. İshaki’nin eserlerinden hazırlanan ilk derleme kitap olan Zindan basılır. Bu kitabı hazırlayan, metin ve notları derleyen; A. İbrahimov Dil, Edebiyat ve Sanat Enstitüsü bilim insanlarından Lena Gaynanova olur. Kitapta yazarın 12 nesir, 5 tiyatro eseri sunulur. Burada yer alan “Keçi Çizmesi5”, “Sünnetçi Dede6” gibi eserler aynı zamanda okul ve üniversite kitaplarına da girer.

1993 yılının Nisan ayında Tataristan hükûmeti A. İshaki’nin eserlerini 15 cilt hâlinde yayınlamaya karar verir. Bu görev, Tataristan Bilimler Akademisi A. İbrahimov Dil, Edebiyat ve Sanat Enstitüsüne verilir. Bilimsel editör olarak Tataristan Bilimler Akademisi Başkanı M. H. Hesenov atanır (daha sonra bu listeye M. Gaynetdinov, F. M. Musin, Z. Z. Remiyev katılır). On beş ciltlik Eserler’in hazırlanması ve basımıyla A. İshaki’nin edebî mirasının büyük kısmı ülkeye geri getirilmiş ve halka ulaştırılmış olur.

Bunun için Tatarlar, 1980’li yıllarda babasının adını taşıyan bir vakıf kurarak yazarın kişisel arşivini koruyan ve fırsat doğduğunda onun Tataristan’a geri dönmesini sağlayan Ayaz İshaki’nin kızı Profesör Saadet Çağatay’a minnettardır. Ayaz İshaki’nin eserleri ile ilgili çalışmaların başladığı 1990’lı yılların başından itibaren ilgili vakfın yöneticisi Tülay Duran, materyalleri bilim adamlarının kullanımına sunar.

15 ciltlik çalışmada; Ayaz İshaki’nin edebî eserleri, gazetecilik yazıları, kişisel mektupları, otobiyografik notları, hayatı ve eserleri ile ilgili belgeler, hakkında yazılan anılar yer alır. Çalışmayı hazırlayanlar, İshaki’nin mirasına akademik titizlikle bilimsel açıdan yaklaşır: Her metnin yazılış tarihine, dönem ve kişiler ile ilgili gerçekliklere, kendi içeriğine yorumlar eklenir, açıklamalar yapılır; İshaki ve genel olarak Tatar medeniyeti ile alakalı birçok olay, kişilik, kültürel olgu açıklanır, yorumlanır. Bu nedenle onun her bir cildi gerçek manada modern bilimin zirvesinde hazırlanmış birer yayını teşkil eder.

A. İshaki’nin Eserler’inin yayımlanması Tatar edebiyatı, kültürü ve tarihi için oldukça büyük önem taşıyan bir olay olur. Mirasının bu hacimde, 15 ciltlik bir çalışmayla geri dönüşü, yazarla ilgili materyalleri akademik seviyedeki kaynaklardan okuyucuya ulaştırma ve sistematik hâle getirme konusunda imkân sağlar. Bu önemi de göz önüne alındığında, 15 ciltlik çalışma, Tataristan Cumhuriyeti’nin bilim ve teknoloji alanındaki en yüksek dereceli ödülü olan Devlet Ödülü’ne layık görülür. Bu ödül, ciltlerin hazırlanmasında en büyük emeği veren akademisyen grubuna takdim edilir. Bunlar; Zöfer Remiyev, Lena Gaynanova, Fatıyma İbrahimova ve Zöfer Möhemmetşin’dir.

Edibin eserlerinin Kiril harflerinde basılmaya başlamasıyla birlikte Tataristan Bilimler Akademisi Başkanı M. H. Hesenov, onun eserleri üzerine doktora adaylık tezleri7 hazırlanması konusunu gündeme getirir. Yazarın eserlerinin belirli dönemleri ya da belirli konuları üzerine, A. İbrahimov Dil, Edebiyat ve Sanat Enstitüsünde oldukça geniş kapsamlı araştırmalar başlar. Enstitüde İshaki’nin 1917 öncesinde yazdığı edebî eserleri etaplara ayrılarak 3 tez savunulur: H. S. Şagbanova’nın çalışması – 1897-1910 yılları (1998), R. A. Yarullina – 1897-1906 yılları (1998), S. G. Semitova – 1914-1917 yıllardaki edebî eserlerini (2002) kapsar. Bu çalışmalarda İshaki’nin ülkede yazılan eserlerine genel bir değerlendirmede bulunulduktan sonra her eser ayrıntılı bir şekilde incelenir.

Bu çalışmaların yanında Dr. F. M. Musin, A. İshaki’nin hayatı ve faaliyetlerini araştırmayı temel çalışma konusu olarak belirler ve 1998 yılında yazarın doğumunun 120. yılı anısına bir monografi yayınlar.

A. İshaki’nin hayatını ve eserlerini araştırma işini dönemlere ayırarak ve onlara ait karakteristik özellikleri tespit ederek sistematik hâle getirme çalışmasına R. K. Ganiyeva başlar. Ganiyeva, 1998 yılında “Ayaz İshaki’nin Sanatı” adlı bir özel ders programı oluşturur. Program, hızlı bir şekilde okullar ve yükseköğretim kurumları için temel bir yardımcı kaynağa dönüşür.

Aynı yıl M. C. Sehepov, “Ayaz İshaki’nin Eserleri ve XX. Yüzyıl Tatar Edebiyatı” başlıklı doktora tezini savunur. Ayaz İshaki adını Rus ve İngiliz dillerinde de yayınlamanın yanında, birbiri ardına yazarın faaliyetlerinin çeşitli yönlerini Tatar kültürünün genel hususiyetleri açısından ele alan monografiler bastırır.

Bunların yanında A. İshaki’nin muhacirlik yıllarında yazdığı eserler de bilim adamlarının ilgisini çeker. G. İ. Zeynullina, 2002 yılında bu konu üzerine bir doktora adaylık tezi savunur. 2005 yılında Başkurdistan’dan gelen İ. S. Mansurov, Ayaz İshaki’nin sanatını Tatar göçmen edebiyatı bağlamında incelediği çalışmasını savunur. Dr. H. Y. Miñnegulov, Tatar göçmen edebiyatı hakkında birkaç büyük çalışma kaleme alır.

Bunların dışında İshaki’nin eserleriyle ilgili çeşitli meseleleri; A. A. Kerimova (2000), R. F. Harrasova (2002), F. İ. Gabidullina (2004), D. M. Heyrullina (2005), G. H. Yakupova (2006), A. O. Kadırova (2007), T. A. Abdulbariyeva (2010), L. M. Gaynanova (2010) vd. tezlerinde inceler.

Ayaz İshaki’nin hayatı ve eserleri üzerine toplam 2 doktora, 18 doktora adaylık tezi savunulmuş olup bunların 1’i tarihî meseleler, 3’ü metinlerin dili, 1’i gazetecilik mirası üzerine hazırlanır, diğerleri ise edebî sanatını merkeze koyar. Bunlar özel bilimsel monografiler şeklinde yayınlanır. Bunların da yanında Tatar bilim adamları İshaki’nin edebî mirasıyla ilgili yeni gün yüzüne çıkan, bu zamana kadar bilinmeyen materyalleri dolaşıma soktukları bilimsel çalışmalar yazarlar: H. Y. Miñnegulov’un Ayaz İshaki: İslam Memleketlerinde (2003), Z. G. Möhemmetşin’in Ülkenin Yıldızı: Tatar Göçmen Basınında Abdullah Tukay (2006) vb. kitapları bunlardandır.

Bilimsel araştırmaların yanı sıra, sürekli olarak A. İshaki’nin çeşitli yıl dönümlerine adanan bilimsel konferanslar düzenlenir, onların materyalleri yayınlanır: 2000 yılında Kazan’da, 2008 yılında Kazan ve Ufa’da vb. 2018 yılında yazarın 140. doğum yıl dönümüne adanan etkinlikler çerçevesinde, Tülay Duran yazarın günlüklerini ve çeşitli belgelerini Enstitümüze teslim eder. Bugün bu materyallerin bir kısmı yayına hazırlanmaktadır.

1991 yılında Çistay’ın Yevşirme köyünde Ayaz İshaki Müzesi’nin açılması, yazarın mirasının araştırılması ve popülerleştirilmesi hususunda doğduğu topraklarla daha da sıkı ilişkilendirme fırsatı sunar. Aynı yıl Tataristan Yazarlar Birliğinin uğraşlarıyla edibin adını taşıyan bir edebiyat ödülü oluşturulur.

A. İshaki’nin edebî mirasının tekrar kazanılmasıyla ilgili yapılanların genelleştirilmiş bir incelemesi; çok sayıda kişinin çabası, uğraşı, inisiyatifi ile çok büyük, hacimli çalışmalar yapıldığını göstermektedir.

Bununla birlikte; ömrünü milletine, onun kalkınmasına adamış bir kişi olan Ayaz İshaki’nin faaliyetlerini tanıtmak ve edebî mirasını insanlara daha fazla ulaştırmak için hâlen bizi bekleyen yapılacak çok fazla işimiz var. Onun eserlerini eğitim sürecinin farklı kademelerinde sunmak, özellikle küçük yaştan, anaokulundan itibaren İshaki’nin eserleri hakkında bilgi vermenin yollarını bulmak için düşünmeliyiz! İshaki’nin gazetecilik ve sosyopolitik içerikli çalışmalarının araştırılması, analiz edilmesi, yorumlanması da yeni başlıyor. Yazarın adı ile ilişkili binalara hatıra tabelaları asmak, Kazan ve Çistay’da onun heykellerini dikmek, müzelerini açmak gerekir. İshaki’nin zengin mirası milletin hazinesi olarak yaşamaya ve uzak çağlara ulaştırılmaya layıktır.

1 Rusça aslı: “Подъем затонувших сокровищ”.

2 Tatarca aslı: “Минем әтием Германия сәясәтчеләре белән аралашмады”.

3 Rusça aslı: “Возвращение Гаяза Исхаки”.

4 Rusça aslı: “Во имя научной объективности”.

5 Tatarca aslı: “Кәҗүл читек”.

6 Tatarca aslı: “Сөннәтче бабай”.

7 Tatarca adıyla “кандидатлык диссертациясе”. Sovyet eğitim sistemine özel bir aşama olarak doktora tezinden önce yazılan aynı derecedeki tezi ifade eder.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 199. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 199. Sayı