HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
BURHANETTİN ÇAKICI 2
KEMAL BOZOK 3
HİDAYET ORUÇOV 4
Nergis Biray, Sema Eynel 5
BURHANETTİN ÇAKICI 6
İSMAİL DELİHASAN 7
Takvimler 1996 yılını gösteriyordu. Ali Rıza, henüz on iki yaşındayken hem annesini hem de babasını kaybederek hayatta yapayalnız kaldı. Kimsesizliğin verdiği ağır yükle, kendini erken yaşta dağlara, kırlara vurdu.
Geçimini sağlamak için çobanlık yapmaya başladı; dağdaki küçük bir kulübede, koyunlarıyla birlikte günlerini geçiriyordu.
Bir gün gökyüzü aniden karardı ve şiddetli bir fırtına koptu. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun altında Ali Rıza'nın sığındığı derme çatma kulübe dayanamayıp yıkıldı. Ali Rıza, ıssız dağın başında, sağanak yağmurun altında çaresizce kalakalmıştı. Soğuktan ve yorgunluktan bitkin düşerek oracıkta uyuyakaldı.
O sırada yoldan geçen bir köpek Ali Rıza’yı fark etti. Onu uyandırmaya çalıştı, tepki alamayınca köpek büyük bir gayretle Ali Rıza’yı yakındaki güvenli bir kulübeye kadar çekti. Ali Rıza gözlerini açtığında, karşısında hayal meyal anne ve babasını görür gibi oldu; sanki yanı başında duruyorlardı. Bu hisle gözlerinden yaşlar boşaldı.
Ağladığını gören köpek hemen yanına koştu.
Ali Rıza önce korksa da, köpeğin ona zarar vermek istemediğini, yardım etmek istediğini fark etti. Uzandı ve minnetle köpeğe sarıldı.
O günden sonra Ali Rıza, bu sadık dostunu ailesinden biri gibi görmeye başladı. Ona bir isim vermesi gerekiyordu. Annesinin adı Zehra, babasının adı ise Remzi’ydi. Onların hatırasını yaşatmak için her iki ismin ilk iki harfini birleştirdi ve köpeğine “Zere” adını verdi.
Ali Rıza ve Zere, o günden sonra ayrılmaz bir ikili oldular. İyi günde de kötü günde de hep el ele, pati patiye yürüdüler.
(Kuzey Makedonya’nın Kalkandelen şehrinde yaşıyor. 11 yaşında. İstikbal İlköğretim Okulu 6. Sınıf öğrencisidir.)