Ayşe


 15 Aralık 2025


Yüreğine yük olsa da pişmanlığı,
Kırılmadan dayanmış çelik gibi derin düşünce.
Yüzyıllara azık olmuştur aklı.
Devirler ötesi bir insandır Ayşe Anne.

Hey gidi mübarek, hayallerde apak yaşar,
Tüm iyilikler bir tek ondan başlardı.
O, şefkatle Şerhan’ını kucaklar,
Bazen de öfkelenir, baba gibi bakardı.

Anlar çok değildir dünyada zirveye çıkılan,
Kanat az mıdır ki, mesken bulamayarak körelen.
Bir Ayşe vardır, âşığına kavuşamayan,
Bir Ayşe vardır, aile reisini yitiren.

Hey, yalan dünya, beş günlük,
Karahan’ı teslim ettirdin kara toprağa.
Zamanın geçiciliğini geç öğrendik, geç bildik,
Aklımız yetmedi Yüceliği anlamaya.

Hey gidi devran!
Bir Ayşe’den yarattın abidevi şahsiyet,
Efsaneni aldın, götürdün ortadan.
Şerhan’ın yurdunu görmeye halk etse niyet,
Arar belki haritadan...


Hasretidir Belki Karahan Dede’nin
Bu dünya bir durak değil ki,
Ebediyen merhamet yayabilir ki kim?
Ayşe’yi sokan yılan değil ki,
Hasretidir belki Karahan Dede’nin.

Devrim, ulaştır, şefaati vardır,
Hüsn-i hatların kesme kanadını.
Bazı insanların aşkları vardır,
Binyıla da sığmaz aşar zamanı.

Sessiz geceler barındırır içinde kederi,
Yanımda kalsın tatlı devran bir tek.
Aniden kırılıveren kırık cam gibi,
Yüreğine işlesin ışığım direk.

Yüreğinle, canım, hisset bunu,
Ne gereği var bahsetmenin geçici günlerden?
Bizim yaşadığımız günler bahar misali,
Sağanak gibi dökülürdü yaş gözlerimizden.

Bahçemde açan beyaz bir gülsün,
Sevgiye andım, niyetim de bu açıkçası.
Gözlerimizden, bizim, süzülüyorsun,
Kedersiz kaderin merhamet yaşı.

Yalnız kaldığında, bilirim, canım,
Gözünden tatlı bir zehir dökülür.
Her sabah sevgi diye atarsa kalbin,
Bin yıl sonra da ağlanabilir.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 228. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 228. Sayı