HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
BURHANETTİN ÇAKICI 2
Nergis Biray, Sema Eynel 3
KEMAL BOZOK 4
BURHANETTİN ÇAKICI 5
Ece Türköz Oğuz 6
HİDAYET ORUÇOV 7
Taç ve Divit, Azize Kaya’nın Bengü Yayınları arasında çıkan ikinci öykü kitabıdır. Yüz yirmi sekiz sayfalık kitapta farklı konu ve temaların işlendiği, uzunlu kısalı on iki öykü bulunmaktadır. Öykülerden on birinde çağdaş olay ve durumlar ele alınırken birinde Türk tarihinin Selçuklu dönemine uzanılmış, Sultan Melikşah’ın zehirlenişi anlatılmıştır. Öyküde Melikşah döneminin önemli olayları, önemli şahsiyetleri güzel bir kurguyla tarihî kuru bilgiler sıralanmadan öykü tadında verilmiştir. “Taç ve Divit” adlı bu öykü aynı zamanda kitaba adını veren, şanslı öyküdür. Yazarın bu tercihi onun Türk tarihine karşı olumlu, yapıcı, mensubiyet duygusuyla güçlenmiş ilgisini de göstermektedir.
Azize Kaya’nın Türk tarihine, Türk kültürüne karşı yakın ilgisi “Temsil” adlı öyküsünde zirveye tırmanır ve sıkı bir sahiplenişe evrilir. Batı ülkelerinden birindeki büyükelçiliğimize kültür ataşesi olarak gönderilen genç adam her yönden Müslüman Türk milletini temsil edebilecek donanımdadır. Ancak mahiyetinde çalışacağı büyükelçinin Müslümanlıkla, Türklükle; Türkün tarihiyle, musikisiyle, resmiyle, mimarisiyle, inancıyla ilgisi kalmamıştır. Tam bir batılı gibi yaşamaktadır. Yazar bütün bunları açık açık söylemez, sadece büyükelçilikteki uygulamalarını ve büyükelçinin aile hayatını anlatır, biz her şeyi anlarız.
Yazar’ın sadece sözünü ettiğimiz bu iki öyküsü değil, bütün öyküleri mesajlıdır. Ancak en yoğun, en açık ve en geniş mesajlarla yüklü olan öyküsü “Temsil”dir. Ne var ki Azize Kaya’nın bu öyküsünde bile mesajlar sloganlaşmaz. O, Ahmet Hamdi Tanpınar’ı çağrıştıran bir anlatımla mesajlarını okuyucuya ulaştırmayı başarır.
Kitapta yer alan öykülerin çoğu, toplum içinde yaşanan acıların, ihanetlerin, dolandırıcılıkların, istismarların öyküleridir. “Av”da iki arkadaştan biri diğerini dolandırır. Sonra diğeri de aynı çizgiye gelir. “Amerikan Rüyası” nda bir Amerikan bankası dolandırılır. “Sus” adlı öykü, dört ülkede; Suriye, Türkiye, Yunanistan, Almanya’da geçen, içinde farklı dolandırıcılıkların bulunduğu ve yüreğe en çok dokunan bir zorunlu göç öyküsüdür. “Mecburzat” Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bazı romanlarını çağrıştıran farklı bir çöpçatanlık, farklı bir mizah ya da evde kalmışlık öyküsü… Böyle devam ediyor. Öyküler, hayal ürünü olarak kurgulanmış olsalar bile toplumsal karşılığı olan, okuyucuda gerçeklik duygusu uyandıran öykülerdir.
Öykü yazarlığına ilk kararlı adımını Avrasya Yazarlar Birliği Yazarlık Atölyeleriyle atan Azize Kaya’nın ikinci öykü kitabı Taç ve Divit’le ulaştığı ustalıktan aslında uzun uzun söz etmek gerekir. Azize Kaya, öncelikle dili etkili ve güzel kullanma konusunda ustalaşmış bir yazar. Türkçe’nin incelik ve imkanlarını çok iyi biliyor ve öykülerini isabetli kelimeler seçerek yazıyor. Ağızlardan, moda kelimelerden, içi boşaltılmış söylemlerden uzak durarak açık, anlaşılır, pırıl pırıl bir yazı dili kullanıyor.
Öykü kişilerini tanımlarken, hareket ettirirken, konuştururken, yaşını, cinsiyetini, sosyal konumunu, kültür düzeyini dikkate alıyor. Yani çocuğu yetişkin insan gibi, kadını erkek gibi, çobanı profesör gibi konuşturmuyor, düşündürmüyor, hareket ettirmiyor. Öyküsüne aldığı her kişiyi kendi gerçek konumuyla karşımıza çıkarıyor.
Sadece insan değil; yer ve zaman betimlemelerinde de öykü sınırlarını zorlamıyor. Çağrışımlar yaptırmayı hedefleyen anlatımıyla öyküsüne derinlik kazandırmaya çalışıyor, bunu da büyük oranda başarıyor.
Azize Kaya’nın Taç ve Divit’teki en dikkat çekici yönü kurgu ustalığıdır. Kitabın bir sayfalık “Veda” adlı son öyküsü dahil, bütün öykülerini okuyucuda hayranlık uyandıracak bir kurguyla anlatmış. Okuyucu, öykünün yarısında değil son çeyreğinde bile nasıl sonuçlanacağını tahmin edemiyor.
“Mavi Çember” adlı öykü kitabıyla edebiyat dünyamızda kendine ciddi, güzel bir yer açan Azize Kaya’nın ikinci kitabı “Taç ve Divit”le ve inşallah peşinden gelecek yeni eserleriyle, o yeri daha da genişleteceğine, kalıcı hale getireceğine inanıyorum. Yolu açık olsun.