HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
KEMAL BOZOK 2
Nergis Biray, Sema Eynel 3
HİDAYET ORUÇOV 4
İSMAİL BOZKURT 5
Ece Türköz Oğuz 6
SEYFETTİN ALTAYLI 7
Babam çok güzel bir adamdı vesselam. Simsiyah gür saçları, ölçülü boyu, esmer teni, karizmatik sesi ve muhteşem Türkçesiyle herkesi etkilerdi. Ama benim bahsettiğim güzellikler bunlarla sınırlı değil.
Veterinerlik fakültesi mezunu idi ama sistematik ve derin bir tarih bilgisine, uzman radyo ve televizyon sunucuları gibi iyi hitabete sahipti. İki Çınar adlı kitabıyla ortaya koyduğu gibi özgün bir hikâye yazarıydı. Evimizin hem veterineri hem de hekimiydi. Ne zaman hangi ilacın kullanılması gerektiğini bilirdi. Çoğu zaman hastaneye gitmeden bizi kendisi tedavi ederdi. Kedilerimiz Gökmen ve Çatlak’ın kontrolünü kendisi yapardı. İnanmazsınız, adeta sihirli bir eli vardı. Yaptığı yemekler muhteşem ötesiydi, ama şimdi bahsedeceğim konu teknolojiyle ilgili. Çocukluğumdan beri internette, e-postamda ya da bilgisayarımda bir sıkıntı olsa, “Bir de ben bakayım” diye el attığında sorunlar en kısa zamanda çözülüverirdi.
Araba kullanmayı onunla öğrendim. Hala bisiklet süremiyorum, ama onunla birlikte iki kez düşmeden sürebilmiştim. İlkokul birinci sınıftayken okuma kitaplarının on beş tanesini bitirirsem bana scotter alacağına dair söz vermişti. Ben kitapları bitirememiştim, ama o geçen seneye kadar yolda, parkta ne zaman bir scotter görse “Kızıma bi şundan alamadım” derdi. Evin içindeki iş birlikçimdi. Gece yarısı sessizce odama gelir, kokoreç yemeye gitmeyi teklif ederdi. Bana hiç kıyamaz şımarıkça olan isteklerimi bile büyük bir ciddiyetle değerlendirirdi. Hukuk okumamı çok istiyordu, ama benim psikoloji okumakta kararlı olduğumu görünce Ankara’daki tüm fen ve edebiyat bölümlerini ve üniversite fuarlarını benimle gezdi. Üniversitede harçlığımı hiç geciktirmeden ayın birinde toplu verirdi. Böylelikle o parayla tüm ayı idareli ve ekonomik geçirmeyi öğrenmiştim. Ayrıca babamın mükemmel bir kampanyası vardı: “Yüze yüz”… Ödev ve sınavlar dahil 100 puan alırsam ekstra 100₺ ile ödüllendiriliyordum. Bu kampanya aynı zamanda okulu 3,62 ortalamayla bitirmemi sağlamıştı.
Hem çalışma motivasyonumuzu hem de gençlik motivasyonumuzu arttırırdı babam. Bunun en büyük kanıtı 2019 yılında İngilizce Hazırlığı bitirdikten sonra ve kardeşim üniversite sınavına girdiği sene arabayla Doğu Avrupa turuna çıkmamızdı. Hiç yorulmadan tek başına saatlerce araba sürdü. Şarkılar ve hikâyeler dinleyerek on üç günde beş ülke gezdik. Ama ne gezmek! İyi ki o seyahate çıkmışız. Bütün planlamayı babamın hallettiği son seyahatlerimizdenmiş meğerse. Artık bundan sonraki hiçbir yolculuğumuzda arka koltukta uyuyup uyandığımda “Kızımcım, geldiiik” sesini duyamayacağım. Bundan böyle zaten arka koltukta da uyuyamayacağım; ya direksiyonun başında olacağım ya da sorumlu bir yolcu olarak gözü yolda.
İşte böyle. Babamlayken hiçbir şeyi düşünmeme gerek kalmazdı. Para, yol, yemek, kalacak yer, gezilecek yerlerin planı, oranın anlam ve önemi, tarihçesi. Ne yenir ne yenmez. Hangi balık hangi ayda yenir? Kurbanın böbreği parazitli mi yoksa sadece zarı soyulurken iz mi kalmış? Arabadan gelen ses neye işaret? Lastiklerin havasına nasıl bakılır? Mangal nasıl yakılırdı bir kez göstermişti ama çok dikkatli dinlememiştim. Çünkü daha çok zamanım var zannediyorum.
Babam benim her şeyimdi, bizim her şeyimizdi. Güvencem, sağlık sigortam, yol rehberim, yaşam koçum, master şefim. Daha öğreneceğim, imreneceğim, hayran kalacağım çok şey vardı. Dünyanın en iyi okulunu çok erken bırakmak zorunda kaldım. Ağustos 2025 bu okulu bırakışımın birinci yıl dönümü ama sanki bin yıldır cahilim.
Babama Not:
Babacığım çok erken ayrılmamız gerekse bile, yine senin benim babam olmanı isterdim. Gönlüm çok ferah, çünkü inanıyorum ki en güzel yerdesin. Ama yine gönlümde bir yer var; sana anlatılacak hikâyelere, seninle yaşanabilecek hatıralara ayrılmış bir boşluk. O boşluk hiç dolmayacak, sana özlem hiç dinmeyecek.
Mekânın cennet bahçelerinden bir bahçe olsun, biz de seninle orada buluşalım. Allah’a emanetsin.
Seni çok seven kızın, Özge.