Bağdat


 01 Mayıs 2010

Eski ihtişamın iskeleti 
Yağmurlu akşamın 
Suda salınan sureti 
Aslını unutan yorgun su 
Yatağına kırgın su 
İki yakasında 
Esirler hürriyeti 
El Mansur penceresinde 
Kanlar içinde Dicle ceseti 
Kirli gökyüzünde 
Uçarken ölmesi kuşun 
Dul kadının cinneti
Duvardan seken kurşun
Ve ana kucağına
Savrulan çocuk eti
Uzak asırlar vakti
Kervanın son devesi
Bir ortaçağ zamanı
Ve kaldırım kahvesi
Parlayan köz
Kıvrılan nargile dumanı
İçimden geçen
İki puslu göz
Bir ceylan silueti
Taşa iz bırakan Asur
Kuyuya düşen Babil
Kuruyan umut dalı
Sokağa sarkan sur
Bin bir yıl uzakta kalan
Huzur
Yeni çağın masalı
Geçen asrın vahşeti
Gökten inen dev
Harabeye dönen ev
Kapı eşiğinde sükût
Türbeye bağlanan
Mavi umut
Bir genç kızın duası
Ve bembeyaz niyeti
Yüzyıllar ötesinden
Düşen ecdat gölgesi
Uğultular arasından sıyrılan
Bir deste gül
Bir beyit Fuzuli sesi
Türkmen ocağının
Ateşi, harareti
İnleyen udun teli
Çöl ezgisi
Aşk nağmesi
Mecnun’un alevden dili
Tutuşan gök
Yanan Kerem
Garip ilahi bestesi
Uzadıkça uzayan muharrem
Ve Kerbela destesi
Ardında asırlarca susmayan
Bir ağlama heyeti
Bir kelime üç çığlık
Havar
Havar
Havar
Bir zindan
Yarı aydınlık
Duvar
Duvar
Duvar
24/03/2010 Basra

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 41. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 41. Sayı