HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
KEMAL BOZOK 2
Nergis Biray, Sema Eynel 3
HİDAYET ORUÇOV 4
İSMAİL BOZKURT 5
Ece Türköz Oğuz 6
SEYFETTİN ALTAYLI 7
Burçağın mor hevesi sarmadan daha tarlayı,
Ben, bir yâdın yorgun hâreli bâdesinde,
İçtiğim her damlada saklı bir kışın ızdırabı,
Aynada gölgem, bir dağın yitmiş zirvesinde.
Gözümde bir çığ, düşerken en ıssız yamaçlara,
Gece, odamın karası, aysız ve yıldızsız,
Yüreğimde bir hançer, saplı kalmış yıllarca,
Fırtınanın ortasında kalmış bir fidan gibi cansız.
Oysa eylül ki, en çok ağlayan ve en çok gülen,
Sonbaharın sarısı, savrulmuş tüm renkler,
Her bir yaprak, sessizce bir sırrı belleyen,
Rüzgâr, dağdan dağa taşırdı hüzünlü yeminler.
Kış, bir deryanın en derin ve en sessiz yeriydi,
Karlar, yeryüzünün en beyaz ve en acı örtüsü,
Donmuş bir göl gibi içim, kimse bilmedi,
Ayazda titreyen bir kuşun son nefesi.
Lakin, unutmamalı ki, her mevsimin bir izi,
Yazın kavruğuyla, baharın filizlenmesiyle,
Göğün güneşi, toprağın nefesi, denizin tuzu,
Hepsi bir dert, hepsi bir derman, her şeyin sebebi.
Yine de, bulutlar saklar biriken gözyaşını,
Yağmur, toprağın en hasretli yakarışı,
Ben, göğün taşa vuran en narin yakarışı,
Bu sonbahar bittiğinde, belki bir bahar doğar, yeniden.