Bakış Açısı


 15 Nisan 2025

(14 yaşında)

Bir yaz günüydü; güneş gökyüzünde parlıyor, hafif bir rüzgâr insanın içini ferahlatıyordu. Tam o sırada amcamın oğlu kapının önünden seslendi: “Hadi dışarı çıkalım, futbol oynayalım!” Sesindeki heyecan bana da geçti. Hiç düşünmeden topumu kaptığım gibi dışarı fırladım.

Birlikte mahalledeki stadyuma doğru yürüdük. Saha uzaktan bile capcanlı görünüyordu. Bizim gibi futbol oynamaya gelmiş birçok çocuk vardı. Kimi kaleye geçmek için sabırsızlanıyor, kimi top sektiriyor, kimi de hararetle hangi takımın daha güçlü olacağını tartışıyordu. Kısa sürede kaynaştık, takımları kurduk ve maç başladı.

İlk düdükle birlikte oyun başladı. Top bir o kaleye, bir bu kaleye gidiyordu. Rakip takım atak yaptığında kalbim hızla çarpıyor, topu kaptığımızda ise içimi büyük bir sevinç kaplıyordu. Sahanın tozu ayakkabılarımıza bulaşıyor, alnımızdan ter akıyordu ama kimse yorgunluğu umursamıyordu. Herkes elinden geleni yapıyor, koşuyor, mücadele ediyordu.

Bir ara top önümde kaldı. O an sanki zaman yavaşladı. Amcaoğlunun “Vur!” diye bağırdığını duydum. Bütün gücümle topa yüklendim. Top ağlara çarpınca çıkan o ses hâlâ kulağımda… Arkadaşlarım sevinçle beni kutlamak için bana doğru koştu. O an attığım gol kadar, birlikte sevinmemiz de güzeldi.

Maç son dakikaya kadar çekişmeli geçti. Kazanan kim oldu, skor kaç kaç bitti, şimdi tam hatırlamıyorum. Ama şunu çok iyi hatırlıyorum: Hepimiz gülüyorduk. Kimse kaybettiği için üzülmemiş, kazandığı için çok fazla sevinmemişti; çünkü asıl kazandığımız şey birlikte oynadığımız o keyifli anlardı.

Eve dönerken amcamın oğlu omzuma hafifçe vurdu. Gülerek, “Bir dahaki sefere seni yeneceğim!” dedi. Ben de ona meydan okur gibi bakıp, “Göreceğiz!” diye karşılık verdim. İkimiz de biliyorduk ki önemli olan yenmek değil, yine o sahada buluşacak olmaktı.

O gün anladım ki futbol, dostluktu, paylaşmaktı, birlikte ter döküp birlikte gülmekti. O yaz günü, kalbimde sıcacık bir anı olarak yerini aldı.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 232. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 232. Sayı