Bala Balkan


 15 Nisan 2025

(Novak köyünde yaşıyor ve Necati Zekeriya İlkokulu’nda 9.sınıf öğrencisidir)

Yeni bir güne başlamıştım. Telefonum çaldı. Açtım; arayan arkadaşımdı. Bana Bala Balkan Atölyesi’ne katılmamı söyledi. “O ne, nasıl?” diye sormadım; çünkü bundan bir sene önce katılmak istemiş, geç kaldığım için katılamamıştım.

Yine de pek istekli değildim. Önce “Katılmam.” dedim. Sesimi açmak, görüntümü açmak konusunda utandığımı söyleyip bahaneler buldum. Mazeretlerimi kabul etmedi. “Katılmazsan seninle konuşmam.” dedi. Ben de sonunda kabul ettim ve katıldım.

İlk derste heyecanlıydım ama dediğim gibi pek istekli değildim. İkinci ders, üçüncü ders derken üçüncü derste cesaretimi toplayıp sesimi açtım. Çok heyecanlıydım; biraz kekeler gibi oldum. “Acaba sesim nasıl gidiyor? Beni nasıl duyuyorlar? Gülüyorlar mı, dalga mı geçiyorlar?” diye kafamda binlerce soru vardı.

Hikâyem bittiğinde hocam yorum yaptı. İçim bir anda rahatladı. O an korkularımın yersiz olduğunu anladım. Dersleri sevmeye başladım ve kendi kendime, “İyi ki katılmışım.” dedim. Çünkü hocalarımız çok anlayışlıydı; eksiklerimizi kırmadan, incitmeden anlatıyorlardı. Yazarken yaptığım yanlışları, söylediğim hatalı kelimeleri hocalarım sayesinde öğrendim.

Şimdi geriye dönüp baktığımda, başta korktuğum şeyin aslında bana cesaret kazandırdığını görüyorum. Bala Balkan Atölyesi benim için sadece derslerden oluşan bir yer değil, aynı zamanda kendimi ifade etmeyi öğrendiğim bir yer oldu.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 232. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 232. Sayı