Bala Balkan Yazarlığa Hazırlık Atölyesi Maceramız


 01 Ağustos 2024

Avrasya Yazarlar Birliği olarak “Balkanlar Yazarlık Atölyesi”ni TİKA’nın desteğiyle 2019 yılında başlatmış, başarılı sonuçlar elde etmiştik. Katılımcılarımız kısa sürede kendilerini geliştirmişler, güzel eserler vermeye başlamışlardı. Kosova’da çıkan TÜRKÇEM dergisinde, Türkiye’de çıkan Türk Dünyasının ortak edebiyat dergisi KARDEŞ KALEMLER’de öğrencilerimizle birlikte yazmaya başlamıştık. Bu, bizi çok sevindiriyor, emeklerimizin boşa gitmediğini gösteriyordu. Ancak iş bu kadarla kalmıyordu. Yolu atölyelerimizden geçen istekli, yetenekli gençlerimizden bir kısmı ısrarla yazıyorlar, kitap üstüne kitap çıkarıyorlardı. Ortak ve müstakil kitaplarımızın sayısı ve kalitesi her dönem sonunda artarken Balkan Yazarlar Birliği, TİKA, Avrasya Yazarlar Birliği ortak faaliyetleri de artıyordu. Bunlar, dilimizin, kültürümüzün geleceği açısından sevindirici gelişmelerdi. 

2023’ün son çeyreğinde Balkan Yazarlar Birliği tarafından yeni bir liste ulaştırıldı bize. Liste isim, ülke, şehir, doğum tarihi, E-posta adresi, telefon numarası, devam edilen okul bilgilerini içeriyordu. Yani yeni bir atölye ve grup oluşturmak için gereken bütün bilgileri içeriyordu. Ne var ki yirmi yedi kişilik bu listede yer alanların hepsi ilköğretim okullarının dördüncü ve beşinci sınıflarına devam eden öğrencilerdi. Biz, yazarlık atölyesi çalışmalarına başladığımız 2008 yılından beri bu kadar küçük yazar adaylarıyla hiç karşılaşmamıştık. Atölyelerimize kabul ettiklerimizin çoğu liseyi bitirmiş, üniversiteye girmiş olanlardı. Çevrimiçi Balkan Yazarlık Atölyelerine lise öğrencilerini de kabul etmiştik. Ancak bu kadar küçük yaşlarda olanlarla hiç çalışmamıştık. Üst yaş, tahsil, meslek sınırlamamız yoktu; üniversite öğrencisi, doktor, hâkim, savcı, öğretmen katılımcılarımız olmuştu. Ev hanımı, emekli katılımcılarımız, az da olsa altmış yaş üstü katılımcılarımız bile olmuştu. Fakat on, on bir yaşında yazar olmak isteğiyle bize başvuran kimse olmamıştı.  

Bu çocukları büyüklerinin devam ettikleri atölyelere alamazdık. Büyüklere uyguladığımız yazma programını bunlara uygulayamazdık. Yüzüstü bırakmak da olmazdı. Açıkçası önce biraz bocaladık. Bir durum değerlendirmesi yaparak küçükleri tanımaya karar verdik. Birkaç ders beraber olup onları az çok tanıdıktan sonra asıl kararımızı verecek, onlarla atölye çalışmalarına ya devam edecektik ya da onları kırmadan önümüzdeki yıllarda beraber olabileceğimizi söyleyerek konuyu kapatacaktık.  

Deneme atölyelerinde gördük ki bu çocuklar harikaydı. Saat farkından dolayı ilköğretim okullarından çıkıp çevrimiçine güçlükle yetişebildikleri hâlde yorgunluk belirtisi göstermiyorlardı. Anlamadıklarını soruyorlar, sorularıma seviyelerine uygun en güzel cevapları vermeye çalışıyorlardı. Uzun zamandır böyle bir çalışmayı bekliyorlarmış gibi çok istekliydiler, aktiftiler. Normal süremizi aşıyorduk; ses çıkarmıyorlar, yorulmuyorlardı.   

Devam kararı aldık. 

Adımız, BALA BALKAN YAZARLIĞA HAZIRLIK ATÖLYESİ oldu. 

Atölye hocaları da ben oldum. 

Çok uzaklarda kalsa da öğretmenlik hayatımın ilk on altı yılındaki ilkokul öğretmenliğim bana yol gösterdi. O yıllardaki deneyimlerim ve onlara karşı duyduğum sevgi işimi kolaylaştırdı. Sanki ben de ilkokul öğretmenliğini özlemiş gibiydim. Atölyemize katılan çocuklardaki istek, enerji, başarma tutkusu beni hep olumlu yönde etkiledi. Seviyelerini göz önünde bulundurarak, çalışmalarımızı uyum içinde yürüttük. Resmiyetten uzak, içten diyaloglar kurduk. Okuma ve yazma ödevi konusunda onları zorlamadığım, serbest bıraktığım halde genelde ödevlerini yapmış olarak katıldılar. Nadiren ödev yapmadan katılanlar da oldu. Heveslerini, enerjilerini hiç kaybetmediler.  

Güzel Türkçeyle yazılmış seviyelerine uygun eserleri anlayarak, bilinçli okumaya, büyüklerini bilinçli dinlemeye, yaşadıklarından yararlı ayrıntılar biriktirmeye, bilinçli gözlemler yapmaya, olup bitenlerden dersler çıkarmaya önem verdik. Yazma denemelerini aksatmadan devam ettirdik. Yazdıklarımızın kusurlarını görmeye çalıştık. Böylesi titizliklerle yaptığımız çalışmalar, doğal olarak gelişmeyi, ilerlemeyi de beraberinde getirdi. Başlangıçtaki yazılı sözlü ifadelerimiz daha da iyileşti.   Yazarken planlı hareket etmeyi öğrendik. Gereksiz ayrıntılardan kaçınmaya başladık. Seviyemize göre daha güzel, daha anlamlı, daha etkili metinler oluşturmaya başladık.

Şunu da söylemek gerekir ki, Bala Balkan Yazarlığa Hazırlık Atölyesine devam eden çocukların başarılarında büyük pay, onlardan desteklerini esirgemeyen annelerin, babaların, öğretmenlerindir. Çocukların atölyeye katılımları için her türlü imkânı sağlayan, sürekli ilgilenen onlardır. Çocuklardaki hevesin, kararlılığın, büyüklerinden kaynaklandığını zaten hissediyordum, tamamen inandım. Çocuklarına çevrimiçi atölye olanağı sağlamakla yetinmediler, onlarla birlikte kitap fuarlarına gittiler, çocuklarına okunacak kitaplar aldılar, onlarla birlikte atölye derslerini takip edenler bile oldu. Evet, görüntü vermeden ailecek katılanlar, derslerimizi ailecek takip edenler oldu. Atölye çalışmalarımızda en büyük yardımcımız, destekçimiz, anneler, babalar, öğretmenler oldu.  

Başta Mürteza Sulooca olmak üzere paydaşımız Balkan Yazarlar Birliği’nin samimi gayretlerini de unutmamalıyız. Bu pırlanta çocukların çevrimiçi atölyelerde bir araya gelmeleri, güzel ve kalıcı etkinliklere katılım sağlamaları için zemin hazırlayanlar onlar olmuştur. 

Bala Balkan Yazarlığa Hazırlık Atölyesi ile dönemin son atölye çalışmasını 14 Haziran 2024 tarihinde serbest söyleşi şeklinde yaptık. Atölye hocası olarak o akşam katılanlara şu soruları sordum: 

Sevgili Çocuklar;

1. Bala Balkan” bize ne kazandırdı?

2. Yaz tatilinden sonra “Bala Balkan” devam etsin mi? 

3. Devam etsin diyorsanız okuma-yazma derslerimize neleri ekleyelim?

4. Yaz tatilini nasıl geçirelim?

Sonuna geldiğimiz bu ilk dönemin güzel bir değerlendirmesini yaptık. Çocuklar hem kendi görüşlerini hem de kendileriyle ilgili büyüklerinin (anne, baba, öğretmen) görüşlerini dile getirdiler. Bala Balkan onlara Türkçenin yazılı ve sözlü ifadesiyle ilgili pek çok kazanımlar sağlamıştı. Örnekler vererek anlattılar. Son derste bulunanların hemen hepsi yaz tatilinden sonra da Bala Balkan’ın açılmasını istediler, devam edeceklerini belirttiler. “Neleri ekleyelim?” sorusuna da haftalık okuma yazma ödevlerine canlı, kısa yazma etkinliklerinin eklenmesini istediler. Bu istek bana da oldukça mantıklı geldi. İkinci dönem Bala Balkan gerçekleşirse elbette benim ekleyeceklerim de olacaktı. İkinci dönem Bala Balkan Yazarlığa Hazırlık Atölyesi’nin birazcık daha zor olacağını onlara hissettirdim. 

Başta bize ulaştırılan yirmi yedi kişilik listeden çeşitli nedenlerle, en çok da futbol antrenmanları nedeniyle atölyelere katılamayanlar oldu. Bir süre katıldıktan sonra ayrılanlar oldu. Listede adı geçmediği hâlde sonradan kayıt yaptırıp devam edenler oldu. Dönemin sonuna doğru gelenler, gelecek dönemde baştan itibaren devam edeceğini bildirenler oldu. 

Hiç devam etmeyenler çıkarıldıktan sonra Bala Balkan Yazarlığa Hazırlık Atölyesi’ne baştan sona kadar kesintisiz, aralıklı ya da kısa bir süre devam etmiş olanların listesi şöyledir: 

1. Masal Engüllü, 2. Minel Engüllü, 3. Azra İbrahimi, 4. Hanzade Rabdişta, 5. Bahar Kaya, 6. Alya Zekiri, 7. Dilay Mehmedi, 8. Gülderen Sena Gürol, 9. Emir Zuli, 10. İdil Hamdi, 11. Mina Ramadani, 12. Emir Derela, 13. Eda Kukuli, 14. Nisa Emurla, 15. Burak Elmas, 16. Siraç Yonizi, 17. Ravza Recepi, 18. Narin Palo, 19. Narin Neziri, 20. Feyza Gaypi, 21. Zümra, 22. Hira Şasivari, 23. Seher Abaz, 24. Feyza Bekiri, 25. Rana Abdüveli, 26. Belinay Berzati, 29. Hüma Hayrullah,

Bu çocukların hepsi Türkçeye sevdalı çocuklardır. İçlerinden bazıları yazarlık yeteneğini açıklıkla ortaya koymuşlardır. Mutlaka eğitilerek geliştirilmeleri gerektiğini düşünüyorum. 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 212. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 212. Sayı