Bala Balkanlar Yazarlığa Hazırlık Atölyesi Üzerine


 15 Nisan 2025

AYB Bala Balkan Yazarlığa Hazırlık Atölyesi, bu yıl en verimli dönemlerinden birini yaşamaktadır. Toplamda elliyi aşkın başvuru arasından kırk balamızı atölyemize dâhil ettik. Her hafta derslere düzenli katılanların sayısı 30–35’i bulmaktadır.

Kuzey Makedonya’nın farklı bölgelerinden katılan balalarımızın yanı sıra, Kosova’nın Prizren şehrinden de atölyemize katılan balamız bulunmaktadır. Özellikle Merkez Jupa, Kocacık, Breştanik, Elessa, Kırçova, Gostivar ve Kalkandelen gibi yerlerden yoğun bir katılım söz konusudur. Bu durum, Balkan coğrafyasının farklı noktalarında yaşayan Türkçe sevdalısı balaların yazarlığa olan ilgisini ve Türkçeyle bağlarını güçlendirme isteğini açıkça göstermektedir.

Balalarımız, Atölye Hocamız ve aynı zamanda benim de hocam olan Osman Çeviksoy’un verdiği tüm yazma ödevlerini büyük bir gayretle ve eksiksiz yerine getirmeye çalışıyorlar. Ders bitimine kadar çevrim içi sınıfta kalan, hatta su içmek için dahi izin isteyerek çıkan bu balalarımız, disiplinleri ve öğrenme istekleriyle bizleri gururlandırmaktadır.

Yazma ödevlerinin yanı sıra okuma ödevleri de bulunmaktadır. Okudukça hayal dünyalarını genişletiyor, hocamızın özenle seçtiği hikâyelerden faydalanarak kendi yazılarını, özgüvenlerini ve düşünce dünyalarını geliştirme fırsatı yakalıyorlar. Artık balalarımızın tamamı, sesi titremeden kendilerini tanıtabilmekte ve düşüncelerini açıkça ifade edebilmektedir. İlk günün heyecanını geride bırakarak önemli bir aşama kaydetmişlerdir.

Bu kırk yiğidimizden yirmi dokuzu, Mürekkebi Kurumadan Toplantısı’nda” da hikâyelerini okuyarak kendilerini tanıtma imkânı buldular. O an hepsinin gözlerinde parlayan ışığı görmek mümkündü. Büyük heyecanın içinde dahi Osman Hocamızın öğrettiği her şeyi harfiyen uygulamaya çalışan bu minicik kalpler, bizlere umut verdi.

Örneğin yazılarında “kuzen” ya da “bir tık” gibi ifadeleri kullanmak yerine, amca oğlu, teyze kızı gibi daha anlamlı ve Türkçemizin zenginliğini yansıtan kelimeleri tercih ettiler. Bu durum, onların sadece yazarlığa hazırlanmadıklarını, aynı zamanda dillerini, düşüncelerini ve kişiliklerini de geliştirdiklerini göstermektedir.

Kısacası bu balalar, yalnızca yazılarını güzelleştirmiyor, kendilerini ve Türkçelerini de güzelleştiriyorlar. Yarın Türkçenin Balkan topraklarında daha güçlü, daha sağlam adımlarla filizlenmesini sağlayacak olanlar da yine bu balalar olacaktır.

Tohumdan fidana dönüşme yolunda olan bu balalarımız, kavi ve berrak Türkçeleriyle yarınların aydın kalemleri olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Bugün küçük birer tohum gibi başlayan bu yolculuk, sabır, emek ve gayretle büyüyerek güçlü fidana dönüşmektedir. Yazdıkları her satırda, kurdukları her cümlede hem kendilerini hem de Türkçemizi biraz daha güzelleştirmekte, Balkan topraklarında dilimizin canlı ve güçlü kalmasına katkı sağlamaktadırlar.

İnanıyoruz ki bu balalarımız, gelecekte bulundukları her yerde kalemleriyle, fikirleriyle ve güzel Türkçeleriyle bizleri en iyi şekilde temsil edeceklerdir. Hem ailelerinin hem de Balkan coğrafyasının gurur kaynağı olacaklardır. 

Sevgi ve muhabbetlerimle.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 232. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 232. Sayı