HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
KEMAL BOZOK 2
Nergis Biray, Sema Eynel 3
HİDAYET ORUÇOV 4
İSMAİL BOZKURT 5
Ece Türköz Oğuz 6
SEYFETTİN ALTAYLI 7
“Bıraktığım notta belirttiğim gibi arabanıza istemeyerek vurdum. Dalgınlık işte... Hâlbuki şu ana kadar hiç kaza yapmamıştım. Oluverdi birdenbire. Eve gelince, arabanızın servisine telefon ettim. Ezilen çamurluğu iki saat içinde değiştirebilecekler. Kendiniz yaptırmak isterseniz, işçilik dâhil neye mal olacağını da öğrendim. Paranızı hazırladım.” dedi isminin Nalan olduğunu öğrendiği, hattın diğer ucundaki kadına.
Nalan hanım, ‘’ Teşekkür ederim Erkan bey. Çok düşüncelisiniz. İki gündür çok yoğunuz. Araç hasarıyla sonra ilgilenebileceğiz. Ben sizi ararım. ‘’ dedi. Telefonu kapattı.
Bahçeye açılan pencereden içeriye çocukların şirin çığlıkları doluyordu. Yeni gelen kedi yavrusuyla oynuyorlardı. Biri kız biri erkek iki küçük çocukları vardı. Pazar günüydü, öğlene kadar uyuma planları olsa da çocuklar erkenden kalkıp buna izin vermemişlerdi. Çayını alıp o da bahçeye çıktı.
“Baba, bir tane daha kedi getirir misin bize? İkimizin de kendi kedisi olsun. Olur mu?” dedi kızı Serpil.
Kızına ne cevap vereceğini bilemedi.
Yavru kediyle, kaza yerinden tam ayrılacakken ayaklarına sırnaşmasıyla tanışmıştı. Sahipsiz olduğunu düşündüğünden alıp eve getirmişti. Sahibinin veya annesinin yakında olabileceğini sonradan düşündü. O zaman aceleci davranıp bunlara hiç kafa yormamıştı. Artık onu çocuklarından alıp geri de götüremezdi.
Oğlu Davut, oturduğu yerden neşeyle zıpladı.
“Patisiyle ayağımı gıdıkladı.’’ deyip başladı kediyi kovalamaya.
İki kardeş akşama kadar kediyle oynadılar. Akşam yemeğinden sonra oturdukları yerde uyuya kaldılar. Anneleri Gül, bu hallerini gördüğünde; “Bir tane daha kedi fena olmaz aslında.’’ diyerek gülümsedi, televizyonun karşısına geçti.
Ertesi gün, Erkan’ın işleri normale nazaran daha yoğundu. Paydos saatine kadar günü koşuşturmakla geçti. İşten eve dönerken, çarptığı aracın sahibi Nalan hanım aradı. Çarşamba günü aracı servise götüreceğini söyledi. Bekleme sebebini de anlattı. Kazadan bir gün önce yavru kedileri kaybolmuş. Onu aramakla meşgullermiş. O yüzden evde olmadıklarından kazayı görmemişler. Ailece nasıl üzgün olduklarını anlattı. Erkan’ın boğazı düğümlendi. Ne diyeceğini bilemez halde kaldı bir süre. Sonra, kaza günü olanları detaylıca anlattı. Bu sefer hattın diğer ucunda bir sessizlik oldu.
Eve vardığında, çocuklarını yavru kediyle oynarken buldu. Artık kedinin bir ismi de vardı. Minnoş… Ayrıca, mama ve birçok oyuncak almışlardı. Eşini mutfağa çağırıp durumu anlattı. Eşinin omuzları ve suratı düştü. Çocuklar kanepede uyuya kalana kadar kediyle oynadılar. Erkan, yavaşça çocukları yataklarına taşıdı. Kedi mamasını ve oyuncaklarını bir poşete topladı. Minnoş’u da oyuncaklarıyla beraber arabasına koydu.
Eşine “Birazdan dönerim.” diyerek kontağı çevirdi.
(AYB Online Hikâye Atölyesi/Nisan 2020)