HaftanınÇok Okunanları
OĞULMAYA SEMİZADE SAPAROVA 1
Rabiye Recebova 2
Bavırjan Jakıp 3
İLKER TOSUN 4
Yakup Ömeroğlu 5
Coşkun Haliloğlu 6
HİDAYET ORUÇOV 7
Yüzüm güneşe dönük
Çatlak çatlak yanaklarım.
Tertemiz yüreğim
Bir kahve bakışa âşık.
Baharın mayıs ayında
Bir el uzandı elime
Günlerden cumaydı her hal
Gökyüzü türkuaz boyalı.
Güneş kehribar rengi
Birkaç yağmur damlası
Müjde verir gibi
Vuruyordu cama.
Arabalar
İnsanlar
Geçiyordu hayat ekranından.
“Tut” dedi “Tut elimden
Çıkalım ömür yoluna.”
O bilmiyordu ben çıkmıştım zaten
Onunla ömrümün yoluna.
Nihavent bir şarkı
Dolanıyordu saçlarıma.
Sevileni biz olan
Bir sevda devriydi yaşanan.
Seslerimiz titrek
Gözlerimiz buğulu
Ellerimiz ürkek.
Neler dedik
Neler…
Çığlık çığlığa içimizden
Korktuk sonra bir birimizi kaybetmekten
Oysa kaybolmuştuk birbirimizde çoktan.
Sevda halliyim ben
Avuçlarımda toprak
Yüreğimde hüzünlü hasret
Gözlerine bakınca anlardım
Seni ne çok beklediğimi
O an yeryüzünü gördüm
Onurlu lale, nazlı gelincik
Çapkın menekşe ne güzelmiş.
Gökyüzünü gördüm
Ay yüzün gibi parlak
Yıldızlar sevinç çılgını.
Oysa ben geceleri hep ağlardım.
Karanlığın berrak olduğunu
Seni sevince gördüm
Ben her yerde seni gördüm.
Hoyrat yaşadım onca seneyi
Anadolu gibi
Acı doluydu her zerrem
Toprak olan sinem
Kara bir taşa sarmaş dolaştı.
Damarımda kanım isyan etti
Çoğu zaman.
Müphemdi benim yarınlarım
Şimdi tutkunun adımlarını duyuyorum
Gelip dursan kapımın önünde…
Âşık güvercinlerinin türkülerini duyarım
Bir bıldırcın kanat çırpar çayırlardan
Bir rüzgâr dolanır sarhoş otlar üstünde
Ben o kahve bakışa mecnun
Tekbir getiririm kan kırmızı renginde
Sevdanın kemendi asılı boynumda.
Dilimde dua
El açıp yalvarırım Allah’a
Onu bana ver diye.
Anlamam zamanın ergenliğini
Fesat gözlerin dediğini…
Hayatın matematiğini
Sana koşan adımlarımı sayarken öğrendim.
Sonra baktım tecelliler senin ellerine varıyor
Ve vuslat kucak açmış bizi bekliyor.
Ufku engin
Gönlü engin
Sevdası engin.
Hasreti deli
Özlemi deli.
Benim güllerim
Senin gülüşünde büyüyor
Yasemin
Ihlamur
Akasya arasında saklanmış kokun.
Ben baharın kokusunu ondan çok severim.
Bilmiyorum beyim neden
Kelime yağmuru yok
Olsaydı böyle bir yağış
Vallahi şemsiye açmaz
Yürürdüm altında sırılsıklam.
Cümle tarlası da ekilmiyor.
Oysa ne güzel olurdu
Kucak kucak aşk sözcüğü toplar
Saçlarına taç ederdim.
Köyüm gölün kenarında beyim
Kışı ruhumun sensizliğine benzer
Tipi boran ayaz
Savurur beni pusulasız tarifsiz
Bağrı beyaz zehrimarın bedende dolanması gibi.
Ağrıları zalim olur, acımaz yoksunluklara
Oysa ben bir ahunun zarifliğinde seviyorum sen
Sıcacık bir yuvanın gülen yüzünde seviyorum seni
Parmakların incitmeden dolanırken saçlarımda
Kelebeğin mavi kanatlarında seviyorum seni.
Ateş böceğinin ışığında seviyorum seni.
Şebnemin duruluğunda seviyorum seni.
Bir serçenin ürkek uçuşunda seviyorum seni.
Hadi kalk , kalk deniz kıyısına gidelim
Yakamoz dolduralım ceplerimize
Med cezirler ayaklarımızı öpsün
Sen bana sarıldığında.
Dalgaların taze kokusunu çekelim içimize
Sonra nefesimizi dudak dudağa…
Kıskansın kumsalda yan gezinen yengeç
Aşkımızdan yanan aya göz kırpalım
Fenerin ışığı büyüsün bize ne
Onu da balık tutanlar düşünsün.
Kadeh kaldıralım yakamoza
Sarhoşluğumuzdan kime ne
Çakıl taşları yarsın parmak uçlarımı
Bir kızıl sevda bırakalım sahile.
Uzatalım ellerimizi meleklerin katına.
Sonra sarmaş dolaş, dalgın bir öpüş
Damgasını vursun geceye.
İçten olmalıyım, en içten
Sana tutkun sana tutsağım bilmelisin
Bizim işimiz aşkın sırrını anlamak değil
Bizim işimiz aşkın büyüsünde yürümek bilmez misin?
Bilimin ışığını yüzüme tutma anlamam ben
Bir damlanın duygusuyla bak gözlerime
Güneş doğduğunda bizde doğalım
Anlamları kavramları yaşayarak tazeleyelim.
Bırak kalbimin heyecanını senin için savrulsun
Tek heceli aşkın koynunda gökyüzüne yerleşelim.
Senin bilimsel kavramlarını sayfalar arasına hapsedelim.
Kalbimizi kâinatı yaratanın aşkıyla doldurup kendimize yol edelim.
Şükredelim.
Aşkı senin kahve gözlerinde her dem yaşayalım.
Bırakalım karınca çalışsın, kuş ötsün, rüzgârın beni savursun.
Ah ah nasıl hasretim sana
Bizim özlemimiz belki de hakikat şarkısının
Aşka bürünmüş halidir.
Ya vuslat nerdesin?
18.05.2018 Bahçelievler/Ankara