HaftanınÇok Okunanları
KEMAL BOZOK 1
Serdar Dağıstan 2
HİDAYET ORUÇOV 3
VILAYET GULIYEV 4
BEDRETTİN KELEŞTİMUR 5
ORHAN SÖYLEMEZ, ÖMER FARUK ATEŞ 6
Kardeş Kalemler 7
Kazak yazar Berdibek Sokpakbayev Kazak edebiyatında çocuk yazarı olarak tanımlansa da kaleme aldığı Benim Adım Koca, Kazak edebiyatında klasik olmuş eserlerdendir. Kitap 2018 yılında Türkiye Türkçesine Cemile Kınacı tarafından aktarılmıştır.
Kazak Edebiyatına kazandırılan Benim Adım Koca, çocuk edebiyatıyla kalmayıp yetişkinlerinde faydalanması gereken bir kitaptır. Kitap baş kahraman Kocanın maceralarını anlatmaktadır. Berdibek Sokpakbayev Koca'nın maceralarını anlatırken Sovyet rejiminin kazandırdığı tüm olumsuzluklara ayna tutar. Yazar Koca üzerinden rejimin etkilerini okuyucuya sunar.
Rejim için çalışmak durumunda olan annesinden ayrı kalan Koca babaannesiyle çatışmalar içinde yaşamak durumunda kalır. Eski toprak olan babaanesi, rejimle eğitilen koca...
Kitapta rejimin dine olan etkilerini de görmekteyiz. Koca'nın babaannesine: “DÜNYAYI KİMSE YARATMADI. DÜNYA KENDİSİ YARATILDI.“ söylemi üzerine babaannesi “SEN NE DİYORSUN,O SIRADA SEN DE KARŞISINDA MIYDIN? DİNSİZ SENİ.“ sözlerine Koca: “GÖRMEDİM,KİTAPLARDAN BİLİYORUM.“ cevabını vermiştir. Koca ile babaannesi arasında geçen diyaloğa baktığımızda sistemin etkilerini açıkça görmekteyiz.
Koca yeri geldiğinde kolhoza da karşı çıkmaktadır. Annesinin kolhoza çalıştığı, babasının rejim için öldüğü Koca, kolhozun malını istediği gibi kullanamadığını vurgulayan Koca, sistem için bir tehlike unsuru olabilir.
Koca, o küçük yaşına rağmen kocaman yüreğine sığdırdığı aşkı içinde çok fazla mücadele verir. Sevdiği kız Janarı görmek için Janarın babaannesine rağmen akşam vakti bahçelerine girer ve sevdiği kızı görür. Koca, küçük yüreğiyle büyük sevgisini bize anlatır.
Kitapta Kazak kültürünün izlerini bolca görmekteyiz: at figürü, milli içecekleri olan kımızı, yayla kültürü, milli sporları güreş ve büyüklerine gösterdikleri saygıları...
Benim Adım Koca, adeta Türk dünyasının 'küçük prens'i olabilir. Berdibek Sokpakbayev Koca'yla birlikte okuyucuya geçmişten günümüze rejimin tek tip insan yaratma gayesiyle ilgili birçok mesaj vermiştir. Kazakistan'da yayımlanan “Piyoner, Kazakistan Piyoneri, Piyoner gerçeği, Leninci“ gazete ve dergilere yazar dikkat çekmiştir. Böylece ideoloji insanlara her yerden aşılanmaktaydı.
Benim Adım Koca kitabı, Koca'nın maceraları kadar kocaman, yazarın anlatmak istedikleri kadar derindi. Koca'nın Janar'a olan ilgisi ve yazdığı şiirler, annesiyle evlenmek isteyen Karatay'a olan öfkesi, öğretmeni Maykanova'yla çekişmeleri, Sultan ile yaptıkları yaramazlıklar...
Son olarak Koca'nın büyükler için söylediği: “Bütün yaşlılar çocuklara öğüt veriyor, yön gösteriyor, bilinçlik yapıyorlar. Öyle yapma böyle yap: Bunu yapma, şunu yap diyerek teftiş ettiklerinde mangalda kül bırakmıyorlar. Oysa birde bunların kendisine baksanıza. Her türlü çirkin huy, uygunsuz davranış büyüklerin arasından çıkmıyor mu?... Öyleyse onlar bize, çocuklara, akıl verip yol göstermeden önce kendilerilerini düzeltseler ne kadar da güzel olurdu! -diyerek Koca büyükleri tenkit etmiş rehber doğru olursa yol yanlış olmaz ilkesiyle önce büyüklerin kendilerine çeki düzen vermeleri gerektiğini vurgular. Ve Koca umarım Janar'a sevgini söylemiş, kendin için aldığın kurallara uymuşsundur..