Bir Destan Çağından Kaçırdım Seni


 01 Ağustos 2021


Bir destan çağından kaçırdım seni 

Bir doru atım vardı

Bir de kılıcım

Yayımı almamıştım yanıma

Sadağım boştu

Gönlümü kaplayan karasevdayla 

Hayli kımız içmiştim

Başım sarhoştu

Peşine düştüğüm sendin

 

Bir destan çağından kaçırdım seni

 Vakit geceydi

Karanlıktı dağ, deniz

El açmıştım bir ağaç dibinde 

Görklü Tanrı’ya gönlümü açmıştım 

“Yâr!” diyerek

“Ver!” diyerek 

Kendimden geçmiştim 

Haddimi aştığım sendin


 

Bir destan çağından kaçırdım seni 

Mavi bir ışık süzüldü gecede

Ulu ağaç gövdesine nur doldu 

Sen göründün gözlerime

Şen göründün

Alev bakışlarını bırakıp gönlüme

 Bindin bir tulpar ata

Emsalsiz bir meleğe büründün 

Aşkıyla coştuğum sendin

 

Bir destan çağından kaçırdım seni 

İzini bulmak için

Yolunda ölmek için 

Çabaladım durmadan 

Aradığım her vaha, 

Her ova yol gizledi

Demir dağlar engel oldu önümde 

İnsaf edip yol gösterdi gökbörü 

Erittim yüce dağları

Erittim nice dağları 

Durmadan koştum sana 

Düşmedim hiç şüpheye

Nevruzlar çıktığında kavuştum sana 

Kaderim diyerek koştuğum sendin…

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 176. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 176. Sayı