HaftanınÇok Okunanları
HİDAYET ORUÇOV 1
Tahircan Muhammed, Mukaddes Mirza 2
Coşkun Haliloğlu 3
Fatih Sultan Yılmaz 4
MEHMET ALİ KALKAN 5
Coşkun Haliloğlu 6
ELMİRA ACIKANOAVA 7
Üniversiteyi 2009 yılında yeni bitirdiğim zamanlardı. Öğretmenlik bölümünden mezun olmama rağmen atanmayı değil de üniversitede çalışmalar yapmayı, akademide kalmayı hayal ediyordum. Gazi Üniversitesi’ni bitirmiş olmanın yanı sıra kalbimde ve ruhumda sürekli harlanan milli duyguların enerjisi ile gözüm kulağım hep gelişebileceğim alanlar arayışındaydı. Okuldaki değerli hocam Hüseyin ÖZBAY’ın vasıtası ile Avrasya Yazarlar Birliği’ni tanıdım. Avrasya Yazarlar Birliği çatısı altında ortak duygu ve idealleri olan kıymetli insanlar tanıdım. Hamamönü’nde Taceddin Dergahı’nın az ötesinde Mehmet Akif ERSOY’un ruhundan taşan milli aşk Avrasya Yazarlar Birliği olmuştu. Öğrenciliği profesyonel olarak yaşamak isteyen benim için bulunmaz bir fırsat elde etmiştim.
Avrasya Yazarlar Birliği nedir diye düşündüğümde burası sadece bir dernektir diyemem. AYB, Türk dünyasını kaynaştıran, buluşturan ve ortak idealler çerçevesinde düşünceler geliştiren bir yuva. Kardeş Kalemler, birbirinden mesafe olarak uzak görünen insanların ruhlarını buluşturur; Edebiyat Yarenleri, düşündüren, ilham veren, hoş sohbetlerle edebiyatseverleri besleyen bir damar ve Yazarlık Atölyesi…
Yazarlık Atölyesi ile ilgili düşündüklerimi aktarabileceğimden emin değilim. Bir kafeste çırpınmaktaydı ruh kuşum. Yazarlık Okulu, kafesimin kapısını gizlice açıp beni hayallerimin dünyasında serbest bıraktı. Uçsuz bucaksız bozkırları hayal ettim, evlere alışamayan konar göçer ruhum, Türk dünyasının dağlarında, ovalarında at üstünde coşuyordu. Her derste ehil ellerde yazarlığın matematiğini beynimde şekillendirirken kendime kaldığımda kaçtığım sırlı dünyamı kimse bilmezdi. Bu sebeple hep gülümserdim. Yazarlıkta ne kadar mesafe aldım ya da alabildim mi, bilemem. Ama Yazar Osman ÇEVİKSOY ve Şair Ali AKBAŞ hocalarımın efsane dersleri sıkıştığım yerden bana uzanan nurlu eller oldular. Kendilerini her zaman büyük bir minnet ile anmaktayım. Bize ders veren bir hoca olmanın ötesinde yol yordam göstermekten imtina etmeyen abiler oldular. Yakup ÖMEROĞLU hocamız da ne zaman hangi konuda destek istesek canla başla yardımcı oldu.
Şimdi 14 yıl geçmiş, dönüp geriye baktığımda hayatımda çok fazla değişen şey oldu: şehrim, vasfım, işim… Ama o zaman ve mekanlara doğru geriye gittiğimde beynimde, kulağımda ve ruhumda beslendiğim hiç dinmeyen bir nehir hala gürül gürül akıyor hem de yanan bir ateşle yan yana.