HaftanınÇok Okunanları
Coşkun Haliloğlu 1
Ahmet Kartal 2
Serdar Dağıstan 3
ŞADİKUL HEMRA 4
Kardeş Kalemler 5
Aygul S. TÜRİKPENOVA 6
KEMAL BOZOK 7
Küçüklüğümden beri saç yapmayı çok severdim. Annemin tokalarını gizlice alır, aynanın karşısına geçer, saatlerce değişik modeller denerdim. Bazen örgüler yapar, bazen hayalimdeki prensesler gibi kabarık topuzlar tasarlardım. Aynaya her baktığımda sadece bir saç modeli değil, başka bir dünyayı görürdüm.
Yıllar geçti. Çocukluk hayalim büyüdü, benimle birlikte olgunlaştı. Eğitimler aldım, ustaların yanında çalıştım, sayısız saç kestim. Ve sonunda hayalini kurduğum o gün geldi: Kendi küçük ama şirin salonumu açtım.
Salonum büyük değildi ama sıcaktı. Duvarlarda yumuşak renkler, cam kenarında küçük bir çiçek, tertemiz aynalar… İlk gün sabah erkenden geldim. Aynaları sildim, makaslarımı özenle dizdim, koltukları kontrol ettim. İçimde hem heyecan hem de tatlı bir korku vardı. “Ya kimse gelmezse?” diye düşündüm bir an.
Kapının zili çaldı.
İlk müşterim içeri girdi. Orta yaşlarda, yüzünde hafif bir yorgunluk vardı. Saçında değişiklik yapmak istediğini söyledi ama kararsızdı. “Bilmiyorum.” dedi, “Belki biraz kısaltırız… Belki farklı bir şey…” Sesinde çekingenlik hissediliyordu.
Onu dikkatle dinledim. Sadece sözlerini değil, bakışlarını da… Aynada kendine bakarken yüzündeki ifadeyi fark ettim. Aslında o sadece saçını değil, biraz da kendini değiştirmek istiyordu.
Yüz hatlarına en çok yakışacak modeli düşündüm. Ona yumuşak geçişli, hareketli bir kesim önerdim. Önce tereddüt etti ama gözlerimdeki güveni görünce başıyla onayladı.
Makasın ilk sesi salonun sessizliğini bozdu. Saç telleri yavaş yavaş yere düşerken, içimdeki heyecan da yerini odaklanmaya bıraktı. Her kesişimde biraz daha emin oldum. Kuruttum, şekillendirdim, son dokunuşları yaptım.
Sonunda aynayı ona doğru çevirdim.
Bir an sessizlik oldu.
Sonra yüzünde yavaşça bir gülümseme belirdi. Gözleri ışıldadı. Aynadaki yansımasına biraz daha yaklaştı, saçlarına dokundu. “Bu… ben miyim?” dedi şaşkınlıkla.
İşte o an içim mutlulukla doldu. O gülümseme, aldığım tüm eğitimlerden, yaptığım tüm provalardan daha değerliydi.
İlk müşterimde anladım ki kuaförlük sadece saç kesmek değilmiş. İnsanların aynaya baktıklarında kendilerini daha güçlü, daha güzel, daha özgüvenli hissetmelerini sağlamakmış.
Bu bilinçle çalıştım, her makas sesinde kurduğum hayallere biraz daha yaklaştım.