Bozkır Ahdi


 15 Ağustos 2026

Boz yeller eser Tanrı dağlarından,  
Kopuz sesleri iner yamaçlardan.  
Bir kutlu söz yükselir otağlardan,  
Yurt uyanır bozkır derinlerinde.  

Ak otağda ateş sönmez, yanar.  
Göğe çıkan duman yurda dağılır.  
Yiğit dediğin başın eğmez geçer.  
Dar geçitte bile diz çökmez yürür.  

Bir çocuk doğdu, tan yeri ağardı.
Korkut Ata ak otağına vardı.
"Adın kutlu olsun" boylar çağırdı.
Oba duydu, bekler sabır içinde.

Üç kez çağrıldı o kutlu ağır ün.
Ürperdi yer, gök açıldı tüynükten.
Ak sakalı bilgeler verdi ferman.
Töre yazgıdır Türk'ün kaderine.

Toylar kuruldu geniş oba boyu.
Atlar yarardı, köpüklü suları.
Gelin geçti, sabrın uzun yolunu.
Naz gizli turkuaz bakış içinde.

Bamsı gibi savaşçı yiğit erler.
Salur Kazan'dan kalma derin izler.
Boğaç düştü, obayı sardı keder.
Ad yürür, nam kalır cihan içinde.

Az önce şen idi bu geniş meydan,
Birden ansızın çöktü kara duman.
Kara toprak sessizce aldı bir can,
Tabut geçti gözyaşları içinde.

Bir ana düştü dermansız dertlere.
Ağıtlar çıktı döne döne göğe.
En yakın elden açıldı o yara
Kan süzüldü yanaktan yüz içinde.

Sandım gökler yere indi o akşam.
Dağlar bile tuttu kanlı bir matem.
Kırk yiğit ahına büründü alem.
Derin sızı kalır bağır içinde.

Dede Korkut der ki dinle ey yigit!
Er ölür, adı yaşatır bu millet.
Senin için var... Toyda, yasta öğüt.
Töre kalır taşlaşmış söz içinde.

Bir gün üflense kıyameti kopmaz,
Türk kopuzunun kadim sesi susmaz,
Âlemde şer, Oğuz'da er tükenmez;
Oğuz yaşadıkça Turan ilinde.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 236. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 236. Sayı