HaftanınÇok Okunanları
KEMAL BOZOK 1
Serdar Dağıstan 2
HİDAYET ORUÇOV 3
VILAYET GULIYEV 4
BEDRETTİN KELEŞTİMUR 5
MARUFJON YOLDAŞEV 6
ORHAN SÖYLEMEZ, ÖMER FARUK ATEŞ 7
“Ne kirli sokaklar!” dedi durgunca. Ellerini tutmak, altı yedi yaşındaki heyecanımla onu İstanbul’un kırışık sokaklarında gezdirmek isterdim. İhtiyar İstanbul’la hey gidilerle dolu bir hasbihal ederdi ninem. Şimdi de elinden tutuyordum, nineciğimi şimdi de cadde cadde dolaştırıyordum fakat çocukken takındığım bilgiççe tavır, onun da muzip ayak uyduruşu, o oyunsuluk dimağa farklı bir tat verirdi. “Öyle nine, temizlikçiler işlerini hakkıyla yapmıyor.” Vakur ve yıllanmış yüzünü aniden benden yana döndürdü. Şaşırdım, gülümsedim. Göz çukurları beni yutmak ister gibiydi. Ninem bana yine ayak uyduruyordu ancak bastonlu, aksak bir uyduruşla. Elleri gene elimdeydi ama her an bırakıp gidecekmişçesine. Gözleri gözlerimden alacaklıydı.
Ninem yaşlandıkça asileşiyordu. Savunmasızlaşan hâlinden mi bilmem, ufalmış bedeni kozaya bürünmüştü. Ne kendinin dokunmaya mecali vardı ne benim cesaretim. Aylardır yanına uğramadığımdan mı öyle geliyordu acaba bana? Ağır ağır adımlıyorduk caddeleri. Evde bunalıyorum deyince dayanamamıştım. Bir sepet nergis gibi nazikçe takmıştım koluma onu. Yalnız yaşıyordu. Çok nadir ziyaret edebilirdim işten vakit buldukça ama ondaki bu keskin değişikliği bugün açık havada dolaşırken fark etmiştim. Güneş aydınlatmıştı zihnimi.
“Geçen bir adamı çöp konteynırında ölü bulmuşlar, garibin yatacak yeri yokmuş. Sokaklarda gezer, çöpten yer içermiş.” Hüzünle anlatıyordu ama ben küçükken anlattıklarına hiç benzemeyen bir edayla. Sonunda bir ders, bir nasihat olmadan. Çünkü bu gerçeklikti ve ben büyüdüğümü ninem bana masallar değil de hayatın ta kendisinden bahsedince anlamıştım. Beni artık yetişkin ve dertleşebileceği bir dost olarak görüyordu fakat yine de hâlinde cansız bir buyurganlık vardı. Zorla yanımda duruyor gibiydi. “Sen nereden duydun nine?” “Bazen yanına uğrayıp bana gönderdiğiniz yemekleri veriyordum. Kapları da almayı unutuyordum bu yüzden saklama kaplarını her sorduğunuzda bilmezlikten geliyorum ya!” Şaşırdım. O zaman neden evsizden yabancı gibi söz etmişti? Ninem adamı ne zaman görmüştü de ahbaplık kurmuştu? “Garip, benim evin karşısındaki çöplükte pinekliyordu hep. Ben de çağırırdım. Oğlum gel, yemek vereceğim derdim. Yalnızdı, kimi kimsesi yoktu.” Gözleri bulutlanmıştı. Sırtını sıvazladım. Kamburunu okşadım. İki büklüm olsa da bir kitaptı benim ninem. Ne güzellikler ne yüce duygular saklardı. Sokaklara kirli derken, bu adamı anımsamıştı belki de.
Soluk soluğa kalmıştı. Hava da rüzgârlanmış, soğumuştu. Narindi ninem. Sayfaları her an toz olacak gibiydi. Kıyamadım. İki göz evine bıraktım onu. Gitmeden masasına, işinden ninemi görmeye vakit bulamayan annemin gönderdiği “telafi kekini” bıraktım. “Neli yapmış?” diye sordu. “Cevizli.” dedim. Sonra gülümsedi. Ninemin ağzında diş kalmamıştı. Ellerini öptüm. Dışarı gözlerim dolu dolu çıktım.
Ertesi sabah yine uğrayıp onu dişçiye götürmeye karar verdim. Annem ve babamın işlerinden başka bir şeyi gördükleri yoktu. Benim narin ninem de arayıp bir kez dahi istekte bulunmazdı. Kim bilir kaç zamandır dişleri yüzünden güçlük çekiyordu? Erkenden kalktım. Evine yollandım. Balkonunun kapısı açıktı. Erkenciydi anlaşılan bu sabah. Binanın kapısından içeri girecekken bir adamın bağırışıyla ürperdim. Arkama döndüm. Yolun karşısında elinde süpürgesiyle bir belediye çalışanı, çöp tenekesinin yamacında duran bir eli tutuyordu korkuyla. Koştum. Saklama kabı kucağında sırtını tenekeye dayamış oturup kalmıştı ninem. Kafası yana düşmüş, solgundu ninem. Adamı ittim acıyla. Sonra temizlikçilerden bahsettiğimde, lafımı ağzıma tıkayan bakışını gördüm açık, donuk gözlerinde. Öldüğünde bile ilk yanında olan biz değildik. Narin, tozlu sayfalarını aydan aya açtığımız için küsmüştü bize. Garip ahbabından farklı olarak altında yatacak bir çatısı vardı ama ruhunu evsiz bırakmıştık biz onun. Elindeki soğuk kabı aldım, eli yere düştü. Yine de bizden bir parçaya tutunarak ölmüştü ninem. Bir dilim bile yiyemediği cevizli kekine…
(AYB Türkiye Çevrim İçi Hikâye Atölyesi, Aralık, 2024)