Dantel Örtü


 01 Şubat 2021


Babam ve ben sesimizi yuttuk oturduk bu masaya. Elimiz çenemizde gözümüz dantel örtüde. Örtü el işi, annemin işi. Harun’a hamileyken örmüş. Çocukluğumda kar beyazdı; on yıla yakındır sarı ve lekeli. 

Bir hafta oldu. Annem öldü. Üzgünüz aynı zamanda kırgın ve kızgın. Çünkü unutulduk. Biliyorum.Işık saçan gözlerine gölge düşmeseydi, unutmazdı.Zihnine sis çökmeseydi,unutmazdı. Evimizin bütün kapıları kitlenmezdi. Ortalıktan kaldırılmazdı sevdiği bibloları. Çiçekleri solmazdı. Komşular elini eteğini çekmezdi evimizden. Babamın kamburu çıkmaz, saçları bu kadar beyazlamazdı. Elinde evlilik fotoğrafı “Ben senin kocanım.” diye kendini hatırlatıp avucuyla silmezdi gözyaşını. Ben! Ben kıskanmazdım Harun’u. Sormazdım.

“Anne çocuğun var mı?”

“Harun.”

“Başka anne?”

“Harun var.”

“Başka anne?”

“Harun.”

“Ah anne! Harun altı yaşında öldü. Ben saçlarını kokladığın kızın, telli duvaklı gelin ettiğin, torun istediğin kızın. Ben varım.” demez, geceleri ağlamazdım. Korkmazdım anne olmaktan. Korkmazdım yaşlanmaktan.

Bir hafta oldu. Annem öldü. Babam dışarı çıkmalı, güneşe bakmalı, ekmek almalı. Ben de dantel örtüyü bir bohçaya sarıp sandığa koymalıyım.

(AYB Online Hikâye Atölyesi-06.12.2020)

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 170. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 170. Sayı