Dost


 15 Nisan 2025

(Kuzey Makedonya Merkez Jupa Elessa köyünde yaşıyor. 12 yaşında. Necati Zekeriya ilköğretim okulunda 6. sınıf öğrencisidir.)

Eski günlerde bizim bir ineğimiz vardı. Ben ona sadece “inek” demezdim. O benim dostumdu.

Her sabah halamla birlikte onu otlatmaya çıkarırdık. Elimde küçük bir çubuk olurdu, kendimi çok önemli hissederdim. Tarlaya vardığımızda o sakin sakin otlardı. Biz de yanına oturur, bazen onunla konuşurduk. O da sanki bizi anlıyormuş gibi gözlerimizin içine bakardı.

Onu su içmeye götürürdük, sonra önüne taze ot koyardık. Akşamları süt sağarken öyle uslu dururdu ki… Ne tekme atar ne huzursuzluk yapardı. Halam bazen boynuna sarılır, severdi. Ben de yanağımı sırtına yaslardım. Sıcacıktı. O an kendimi güvende hissederdim.

Bir gün otlatırken bir köpek aniden havlayarak yanımıza geldi. İneğimiz korkup kaçmaya başladı. Biz de arkasından koşmaya başladık. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. “Dur!” diye bağırıyorduk ama daha da hızlanıyordu. En sonunda yakaladık. Tam rahatladık derken köpek bu kez bize doğru saldırdı. Halamla yerden taş alıp köpeği uzaklaştırdık. Çok korkmuştum ama ineğimi kurtardığımız için mutluydum.

Ama en kötü gün daha sonra geldi.

İneğimiz bir gün yine otlarken zehirli bir ot yemiş. Önce halsizleşti. Sonra yere yattı. Ne yaptıysak olmadı. O güzel gözleri yavaşça kapandı. O an içimde bir şey kırıldı. Çok ağladım. Günlerce içimden bir hüzün geçmedi.

Sonra başka ineklerimiz oldu. Onlara da baktık ama hiçbiri onun gibi değildi. Çünkü o sadece bir hayvan değildi. O benim çocukluğumdu. Sırdaşımdı. Sessiz arkadaşımdı.

Şimdi büyüdüm. Ama ne zaman o günleri hatırlasam, içimde ince bir sızı duyarım. 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 232. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 232. Sayı