Dükkân


 01 Aralık 2021

Annem takıları çok sever.
Takı dükkânı gördüğünde
girmeden duramaz. Ben de
peşinde dolanıp dururum.
Bir gün okuldan eve yürürken
bir takı dükkânına giresim
geldi. Belki de annemin
beğeneceği bir şey bulurum
diye düşündüm. İçeriye girdim,
etrafa bakınmaya başladım.
Dükkânı işleten yaşlı
bir adam vardı. “İyi günler”
deyip başımı hafifçe öne eğdim.
Beni duymadı. Takılara
bakmaya başladım. Fiyatı
uygun bir çift küpe, güzel bir kolye, çok şık
yüzükler buldum.
Hemen anneme anlatmak için dükkândan
çıkacakken ilgimi kapının yanındaki anahtarlıklar
çekti. Birbirinden şirin, hayvan ve
meyve şeklinde yapılmış renk renk anahtarlıklar
vardı. Kiraz şeklinde olanı elime aldım.
En çok onu beğenmiştim. Üzerindeki pırıltılar
göz kamaştırıcıydı. Fiyatına bakacaktım ki
reyonun sonunda bir adam, elindeki her şeyi
yere düşürdü. Eğilip çabucak düşürdüklerini
toplamaya başladı. Bu arada yere düşen kolyelerden
birini çabucak cebine koydu. Diğer
aldıklarının parasını ödedi ve çıktı. Cebindeki
kolyeyi ise satıcıya göstermedi.
Hiç düşünmeden adamın peşine takıldım.
Sanki takip ettiğimi anlamış, daha hızlı yürümeye
başlamıştı. Bu beni durdurmadı.
Yetişmek için arkasından koşmaya başladım.
Koşarken bir şıngırdama sesi geldi kulağıma.
Durdum. Etrafıma baktım. Ara sokaklardan
birindeydim. Kafam karışmış bir şekilde elime
baktım. Anahtarlık.
Dükkânda beğendiğim
anahtarlık elimdeydi. Hırsızı
yakalamaya çalışırken hırsız
ben olmuştum. Anneme ne
diyecektim? Nasıl açıklayacaktım
bu durumu? Dükkâna
dönüp anahtarlığı yerine
koymayı düşündüm ama
korktum, çekindim ya yakalanırsam
diye. Anahtarlığı
çantamın dibine, annemin
bulamayacağı bir şekilde koyup
düşünceli düşünceli eve
gittim.
Gece uyku tutmadı. Sabah
okula döndüğümde içimde beni kötü hissettiren
histen kurtulmak için anahtarlığı arkadaşıma
verdim. Fakat yine olmadı, yine kurtulamadım
o histen. İçimde gittikçe büyüyen bir
pişmanlık duygusu kaldı. Keşke gidip biteni
dürüstçe satıcı amcaya anlatsaydım. Belki
beni anlardı. Suçlamazdı. Şimdi bir de anahtarlığı
arkadaşıma vermiştim. İyice çıkmaza
girmiştim. Ondan nasıl geri isteyecektim ki?
Hakkımda ne düşünecekti?
İçimdeki o kötü his beni iyice sardı.
Akşam eve dönünce dayanamayıp anneme
olanları anlattım. Beraberce takı dükkânına
gittik. Annem, satıcı amcaya olanları açıklarken
ben suçlu suçlu köşede durdum. Takıcı
amca bana bakıp gülümsedi, iyi niyetli olduğumu,
yanlışlıkla anahtarlığın bende kaldığını
anlamıştı. Her ne kadar anahtarlığın ödemesini
yapmak için ısrar etsek de uzattığımız
parayı almadı.
Anahtarlık da arkadaşımda kaldı.
(AYB Balkanlar Online Hikâye Atölyesi / Kasım 2021)

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 180. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 180. Sayı