HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
VILAYET GULIYEV 2
HİDAYET ORUÇOV 3
KEMAL BOZOK 4
İSMAİL DELİHASAN 5
BURHANETTİN ÇAKICI 6
Ece Türköz Oğuz 7
Sevgili Okuyucu,
Bu yıl Cengiz Dağcı’nın doğumunun 100. Yılı.
Rahmetle ve şükranla anıyoruz.
Dergimizin 2. Sayısının kapağını onun fotoğrafı onurlandırmıştı. Arkadaşımız Mustafa Köker’e Kardeş Kalemler’e verdiği özel mülakat, bizim için özel hatıralardan biri olarak kaldı.
“Ben ölünce Kırım’a gideceğim” demişti. Biz bu sözü yıllardır doğduğu topraklara hasret çeken bir insanın dileği olarak değerlendirmiştik. Çok şükür onun na’şı mucizevi bir şekilde çok özlediği topraklara gitti. “Doğduğun köyde bir kabir yeri seç” denilse belki kendisinin de işaret edeceği çok güzel bir yere kabri kazıldı.
Belki oradaki seslere benzer diyerek okyanus kıyısında dinlemeye gittiği dalgalar, şimdi Karadeniz sahiline Dağcı’yı selamlamak için gelip eğiliyorlar.
Ay Dağı bu hasret kabrinin bekçisi gibi yanı başında bekliyor.
Etrafındaki bahçeler-bağlar, cennetin birer remzi sanki.
Hayattayken pek çok sıkıntıya göğüs geren Cengiz Dağcı’nın vefatından sonra yaşananlardan Yüce Yaratanın, onun cennette olduğunu işaret edercesine kabrin etrafına serptiği bu güzellikler bakanların içini ferahlatıyor.
Kabrinin çevresindeki cennet timsali güzelliklere ilave olarak kabri de bu şaheser tabiat tablosunun içinde bir inci gibi duruyor.
Yansılar kitabında kendisinin tarif ettiği şekilde yaptırılmış kabir, Karadeniz’den sahile vurmuş bir siyah-beyaz ala inci gibi manzarayı süslüyor: Alt kısmı siyah ve baştaşı beyaz mermerden yapılmış, içinde yatanın şanına yaraşır bir zarafetle ziyaretçilerini karşılıyor.
Bu topraklarda az yaşayabildi ama bu toprakların üzerinde yaşanan acıları ondan daha güzel kimse anlatamadı: O Kırım Tatarlarının acılarını edebiyata ve ebediyete sevgiyle mâl etti. Düşmanlıkla, kinle, garezle de yazabilirdi ve bu menfi duygularla yazsa kimse onu suçlamayacakken o sevgiyle yazdı insanların acısını, hasretini. Öyle yazdı ki, bu kadar acıyı onunla birlikte yaşarken kimseye karşı bir nefret veya kin oluşmaz yüreğinizde. Sadece daha fazla insan olmak istersiniz, sadece insanların daha fazla insan olmalarını dilersiniz.
İşte bunu başarabilmek kimsenin elinden gelmedi bugüne kadar.
Örnek olsun onun kalemi, dünyadaki tüm acıları yazsın yazarlar ama hiç kimseye kin ve nefret uyandırmadan.
Halkı Kırım Tatarlarının ve vatanı Kırım’ın acılarını örnek göstererek bütün kötülükleri yok etmek istedi dünyadan. Dünyayı, insanlar için bir cennet yapmak istedi.
Başarabildi mi?
Kabrine bakınız. Sizce?
Bence başardı, vefat ettiğinde dünyayı cennet yapıp içine girdi.
Kırım zaten cennet gibi bir yerdir ve zaten vatan cennettir.
Ruhu şad olsun.