ELBİSTAN


 01 Nisan 2023


ELBİSTAN

Mehmet KARAHAN

Titredi şardağı, boynunu büktü

Herkesin hanesi başına çöktü,

Feryatlar, figanlar ciğeri yaktı,

Ağlayan anaya döndü Elbistan.

 

Binalar göçük, dışarı ayaz,

Örtüldü yağan karla bembeyaz,

Gayrı gelmez bu memlekete yaz!

Eksi on altıyla dondu Elbistan. 

 

Kimisi canının derdine düştü,

Haberi duyanlar her yerden koştu,

Gözyaşı sel gibi gözlerden taştı,

Yıkık, viraneye döndü Elbistan.

 

İsmail hocadan, muhtar Serhattan,

Kara haber geldi, eş ile dosttan,

Utanır olduk nefes almaktan,

Koca bir kabristana döndü Elbistan.

 

Yükledik göçümüzü elde ne varsa,

Yalan oldu ev, bark tapulu arsa,

Gayrı yokuz eş dost bizi ararsa,

Işıkların bir bir söndü Elbistan.

 

Hırsızlar doluştu sokak, caddene,

Görenler sövdüler yedi ceddine!

Seni talan etmek kimin haddine?

Sahipsiz yurda döndü Elbistan.

 

Ne büyük nimetmiş bir sıcak yemek,

Bir dosta selamun aleyküm demek,

Bulamaz olmuştuk su ile ekmek,

Hepimizin içi yandı Elbistan.

 

Terkettik sılayı gözyaşı ile,

Dönüp arkamıza bakmadık bile,

Kalanlar Allah'a emanet ola,

Aklımız fikrimiz sende Elbistan.

 

Ceyhan nehrini, köprübaşını,

Göz bebeğin olan pınarbaşını,

Şimdiden özledik toprak, taşını

Ne olur birgün bize "Dön" de Elbistan.

 

11.02.2023

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 196. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 196. Sayı