Enkaz Altında


 01 Aralık 2021

Durmadan kanıyordu yaram...
Sanki attığım her adımda
yer, beni içine çekiyor, ettiğim
her lafta bir kalp kırılıyor,
dokunduğum her şey yerle
bir oluyordu. Kendimi öyle
bir karanlığa sokmuştum ki
nefes alacak mecalim kalmamıştı.
Aldığım her nefes ciğerlerimi
yakıyordu. Dinlediğim
her şarkı bana onu, beni
hatırlatıyordu. Tüm benliğim
alınmış, kimsesizliğimle kalmıştım
ortada. Kimse görmüyor,
duymuyordu beni ya da duymak istemiyordu.
Kendim olmaktan çıkmıştım; ben, ben
değildim.
Başkası da olamıyordum.
Her gün aynada gördüğüm kişi olmaktan
çıkamamak yakıyordu canımı. Böyle olmak
üzüyordu beni. Verdiğim yanlış kararlar gri
yağmur bulutları gibi toplanmıştı tepemde.
Bir türlü yağıp rahatlayamamıştı. Grilenip
kalmıştı içimde. Kafamı kaldırınca yıldızları
görmeyi umarken artık hatalarımın ağırlığına
dayanamayan, kararan gökyüzünü görüyordum.
Bulutların altında kararan yüreğimdi;
içimdeki yangın sönmüyordu.
Çok değer verdiğim, onsuz ölüm bile olmaz
dediğim insanı üzmenin, hayatımdan çıkarmanın
ağırlığı ile boğuşmak yorucuydu. Çaresizliğin
ve pişmanlığın böylesine ağır bir
yük olacağını öğrenmek zor gelmişti bana.
İyi günümde, kötü günümde yanımda olan
kardeşimi, yapmamış olduğu bir suç ile suçladım.
Evin huzurunu kaçırmıştım o gün. Annem
ağlamıştı bir köşede sessizce. Babam
sinirlenmişti. O günü dün gibi hatırlıyorum.
Ne çok denedim takvimden silmeyi o tarihi.
Olmadı.
Adil değildi bu. Unutulmasını
asla istemediğimiz anlarımızın
yavaş yavaş aklımızdan
uçup gitmesi fakat sıra asla
hatırlamak istemediklerimize
gelince orada durup bize o
anının acısını hissettirmeyi
bırakmaması.
O günün üzerinden yıllar
geçti, görüşmedim kardeşimle.
En kötüsü de ne yaptığını,
şimdi nerede olduğunu
bilmemem. Üniversite ile
yollarımız ayrılınca bir daha
asla buluşmadık. Belki de
ikimiz korktuk anılarla yüzleşmeye.
Fakat ne olursa olsun ondan gelecek
tek bir mektup, bir çift söz, bir haber benim
ona koşmamı sağlayacak.
Gelmedi o mektup.
Söylenmedi o söz.
Ona koşamadım.
Ben hep bekledim. Kendimde asla onunla
yüzleşme cesaretini bulamadım. Yapamadım.
Yıkılmış binaların arasında oturmuş, hayatın
yüzüme gülmesini bekliyorum. Gri bulutların
çekilip yerini güneşe bırakmasını bekliyorum.
Fakat hayat halime gülmekten başka hiçbir
şey yapmıyor. Konuşmak istiyorum, kelimeler
yetmiyor. Bağırmak istiyorum, sesim çıkmıyor.
Koşmak istiyorum, yollar hiçbir yere varmıyor.
İçimdeki enkazda kayboluyorum. Kendimi
bulamıyorum. Sesleniyorum ona, “Umudum
kaldı gözlerinde. Kurtar beni. Buradayım, gitmedim”
de.
Tek kelime etmedi.
Bekledim.
Gelmedi.
O günün üzerinden yıllar geçti, görüşemedim
kardeşimle.
(Avrasya Yazarlar Birliği Online Hikâye Atölyesi/Kasım 2021)

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 180. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 180. Sayı