Erguvanların Kokusu


 01 Haziran 2020


Güzelim baharı hayallerde yaşamak gerekmiş artık,

Hoyrat özgürlüğe ansızın pencerelerimizi de kapattık.

Dışarda tütsülenmiş mosmor erguvanların kokusu..

Dört duvar arasında dolaşır çaresizlikle ölüm korkusu.

 

‘Çıkmak yasak!’ dediler, aramızda bilinmedik bir katil.

Her solukta ciğerler söküp alıyor, eline düşme gafil.

Dışarıda beni cezbeder ah erguvanların kokusu..

Dört duvar arasında dolaşır çaresizlikle ölüm korkusu.

 

Nasıl vuku buldu da, hararetle ölüm kusuyor cihana

İnsanı insandan ayırdı da, çaresi bulunmadı Korona.

Ruhumu okşar  odama sızan erguvanların kokusu..

Dört duvar arasında dolaşır çaresizlikle ölüm korkusu.

 

Teşhisini koysalar şu insanlığın, ‘bir soluğa muhtaç'.

Ciğerlerim, geçip giden şu baharı solusa yine de aç.

Dışarda tütsülenmiş mosmor erguvanların kokusu..

Dört duvar arasında dolaşır çaresizlikle ölüm korkusu.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 162. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 162. Sayı