HaftanınÇok Okunanları
NERGİS BİRAY 1
Mehmet Topay 2
KEMAL BOZOK 3
HİDAYET ORUÇOV 4
Ece Türköz Oğuz 5
İSMAİL DELİHASAN 6
RAHMİ ALİ 7
Her zaman neşeli güler yüzlü olan Eva durgundu.
Herhalde bugün işyerinde yoğundu, yoruldu diye düşündüm. Sonra Eva’nın sevdiği bir mekanın terasında oturuyorduk. Birer kahve söyledik. Kahvelerimizi içerken yan gözle ona bakıyordum. Eva’da garip bir hâli merak ediyordum… Sanki yeni tanışmış iki yabancı gibiydik.
Bir süre kendi hâline bırakayım ve nasıl olsa nedenini kendisi anlatır diye umut ettim, anlatmadı. Bir saat geçti konuşmadı. Yere bakıp durdu. Esanki terasa çıkanların, terastan gidenlerin adımlarını saydı. Sonunda dayanamadım sordum:
“İyi misin Eva? Neden bu kadar durgunsun? Rahatsızsan kalkalım, seni evine bırakayım.”
Kafasını yerden kaldırıp baktı… Sonra;
“İyi olur.” dedi.
Eva’yı evine bırakıp evime geldim. Moralim bozulmuştu. Düşünmemek için spor elbisemi giyip dışarı çıktım. Eva’nın sergilediği garip davranışlarını düşündükçe rahat koşamıyordum. Devam edemeyeceğimi anlayıp geri döndüm.
Gece oldu, televiziyon seyrederken Eva aradı. “Hayırdır inşallah, her zaman vatsaptan mesaj yazarken şimdi ne oldu da telefonla arıyor?” diye düşünerek açtım.
“Alo uzun zaman oldu, bensiz yapamadın değil mi?” diye takıldım. Eva, “Tabi tabi çok oldu. “ diye karşılık verdi, hemen ardından ciddileşti:
“Günlerdir düşünüyordum ama üzülürsün diye anlatamıyordum.”
Eva bir süre sustu, sonra devam etti:
“Düşündüm de aramızda kültür farkı var. Artık gittiğimiz her yerde bunu hissediyorum. Sen belki uyumlu olmaya çalışıyorsun ama ben uyumlu olamıyorum. Dinimiz ayrı, yediğimiz içtiğimiz ayrı ve ayrıca…” dedi, sustu. Susunca anladım ki dilinin altında sakladığını bana söylemekten çekiniyordu. Sesimi biraz yükselterek “Eva lütfen devam eder misin?” dedim.
“Arkadaşlığımız sırasında belki beraber olup çocuk sahibi olacağız; ama ben evlenmek istemeyeceğim, sen isteyeceksin. Bu yüzden anlaşamayacağız ve biribirimizin kâlbini kıracağız. Bence en iyisi dostça ayrılalım… ikimiz de sonunda üzülmeyelim.” dedi.
“Üzüldüm Eva. Şu an çok üzüldüm. Hiç değilse zamana bırakalım demek yerine hemen ayrılalım demene çok üzüldüm.”
Kapattık. Gece benim için daha da karanlık oldu. Doğruydu. Birlikteliğimizde kültür farkı kendini iyiden iyiye hissettiriyordu.
Eva, daha rahat hareket etmeye alışmış bir kızdı. Gece yarılarına kadar gezmeyi severdi. Bir keresinde bana “Ne kadar kıskançsın! Kafan, hâlâ ortadoğulu kafası.” demişti. Ben de “Haklısın, çünkü köküm Asya’ya dayanıyor. Biz Türkler, sevdiğimizi yıldızını koruyan hilâl gibi severiz. Gözümüzden bile kıskanırız.” demiştim.
Gâliba sorun burda başlamıştı.
“Dostça ayrılalım!” teklifinden sonra bir daha yüzünü göremedim, sesini duymadım. Kaderime rıza göstermekten ve sabretmekten başka seçeneğimin olmadığını düşünüyordum. Ayrı kültürlerin insanları olsak da Eva’yı hiç unutamayacaktım.
(Avrasya Akademi Online Kuray Hikâye Atölyesi, Temmuz 2020)