Gelecek


 15 Nisan 2025

Herkesin geleceğe dair bir hayali vardır. Hayaller farklı farklıdır… Önemli olan hayallerin büyüklüğü değil; o hayallere ulaşmak üzere gösterilen gayret ve cesarettir. Çünkü aynı gökyüzüne bakan insanlar, farklı yerlerde dursalar da aynı yıldızı düşleyebilirler.

Ben de o yıldızlara bakan çocuklardan biriydim.

Küçüklüğümden beri iki hayalim vardı: Avukat olmak ya da oyuncu… Avukatlığı hayal ettiğimde gözümün önüne büyük bir mahkeme salonu gelirdi. Omuzlarımda siyah cübbemle, adaletin sesi olurdum. Doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü ayırmak… Haksızlığa uğrayan birinin gözlerindeki umudu görmek… İşte bu düşünce bile kalbimi hızlandırmaya yetiyordu. “Gerçekten böyle mi olur?” diye sorardım kendime. Cevabım hep aynıydı: Benim için evet.

Oyunculuk ise başka bir dünyaydı. Sahne ışıkları altında başka hayatlara bürünmek, insanların kalbine dokunmak… Hâlâ içimde bir yerlerde yaşayan bir hayal bu. Ama yaşadığım yer, şartlar, imkânlar… Sanki o hayali biraz uzaklaştırıyor benden. Ulaşılmaz bir yıldız gibi parlıyor uzakta.

Fakat zaman geçtikçe içimde başka bir kapı aralandı: Mutfak...

İlk başta bunun sadece bir heves olduğunu sandım. Oysa değildi. Mutfakta geçirdiğim her dakika beni sakinleştiriyor, kendime yaklaştırıyordu. Tencerenin kaynama sesi, bıçağın tahtaya ritmik dokunuşu, fırından yayılan koku… Hepsi bir sahne gibiydi aslında. Ama bu sahnede alkış yoktu; sevdiklerimin yüzündeki tebessüm vardı.

Yeni tarifler denemek cesaret istiyordu. Bazen ölçüler tutmuyor, bazen istediğim lezzeti yakalayamıyordum. Ama vazgeçmiyordum. Çünkü bir yemeğin beğenilmesi, birinin “Eline sağlık” demesi içimde tarifsiz bir mutluluk bırakıyordu. O an anladım ki adalet dağıtmak kadar, bir sofrada insanları birleştirmek de kıymetliydi. Bir rolü canlandırmak kadar, bir lezzetle hatıra bırakmak da anlamlıydı.

İçimdeki avukatlık arzusu yavaş yavaş sönmeye başladı. Oyunculuk hayali ise bir köşede duruyor, ama artık merkezde değil. Şimdi kalbimin tam ortasında başka bir tutku var: Aşçılık…

Belki bir gün kendi mutfağım olacak: Küçük bir restoran… İnsanlar belki adımı bilmeyecekler ama yaptığım yemeği unutamayacaklar. Onların hayatındaki güzel anlara, bir tabak yemekle eşlik edeceğim.

Kendime güvenim sonsuz. Yol zor olabilir, imkânlar kısıtlı olabilir ama inancım büyük. Allah nasip ederse iyi bir aşçı olacağıma yürekten inanıyorum.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 232. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 232. Sayı