HaftanınÇok Okunanları
Kemal Bozok 1
Coşkun Haliloğlu 2
HİDAYET ORUÇOV 3
Abdülhamit Koçoğlu 4
Coşkun Haliloğlu 5
ELMİRA ACIKANOAVA 6
İSMAİL BOZKURT 7
Garip bir gündü... Garip bir gece... Ağlayarak, boğularak izledik Gence’yi... Gazap, acı, heyecanla ettik sabahı. Aslında, o gece Gence’de kanlara bulanan sadece Nigar, Medine, Narin değildi... Hepimiz öldük o gece, ama sonra dirildik sabah olunca... Yine de ruhumuzdan bir parçayı yitirdik... Çünki o gece Ermenilerin haince atdığı roket sadece evleri yıkmadı Gence’de, hayatları da mahvetti; masum bebeklerin, günahsız insanların gece uykusunu kabus dolu ebedî uykuya çevirdi... O kabus, 17 Ekim gecesi her bir Azerbaycanlının kabusu oldu...
Önümüzde ise tarihi bir gün duruyordu, Azerbaycan’ın müstakilliğinin 29. yılı... Acıdan sevince geçit kurmak kolay iş değildi. Hayırla şer ise ezelden beri yan yanaydı. Karabağ izliyor hayır ve şer her yerde.... Hayır da şerden kurtulmaya çalışıyor her zaman. Bu defa da böyle oldu. Gence katliamının ağrısı yüreğimizi parçalarken, Ali Başkomandan dan galibiyet müjdeli bir haber daha geldi: Füzuli azad oldu! Sanki bu ses kulağımda yankılandı. Bir anda 27 yıl önceye döndüm: Haber programında Füzuli’ nin işgal edildiğini haber veren o kederli günü hatırladım...
Yüksek sesle ağlamamak için balkona koşmuştum, ağzımı elimle kapatmıştım ve cevapsız sualler içinde boğulmuştum. Nasıl yani ben bir daha köyümüze ilçemize gidemeyecek miydim? Yedinci sınıfta okuyordum, hayal gücümse çok zengindi. Kendimi bazen okuduğum kitaplardaki kahramanların yerine koyuyordum. O gün de benzer bir çıkış yolu buldum kandime... Sanki hiç bir şey olmamış gibi düşüneceğim. Her şey yerli yerindedir, toprağım işgal edilmemiş. Sadece ben bir müddet oraya gidemeyeceğim. Bu bilgiyi hafızamdan bir süre silmeye çalışırım diye düşündüm... Tabii ki, olmadı. Her gün, özellikle her akşam saat 5 ve 8 haberlerini izlemeyi, haber duymayı hasretle bekleyen dedem vardı bizimle. "Keşke bir kuş olup, uçarak gidip o yerleri görerek gelseydim.” diyerek ah çeken nenem vardı.
Suskun bakışlarında her gün cevapsız sualler dolaşan sevdiklerim vardı... Her bakışta, her olayda evimizi, okulumuzu, dostlarımı hatırlatan mistik mistik paraleller vardı 27 yıl geçse de, ben Yukarı Yağlıvend köyündeki ata yurdumun bağında ki ağaçların sıralı duruşlarını dahi bu yıllar boyunca unutmadım... Vallahi unutmadım. Yaban mersini vardı iki sıra önce solda, biraz sağa doğru erik, Zoğal vardı ilk evvel sol terefde, azca sağa doğru erik, ondan da solda yine erik vardı. Sağ tarafta fındık ağaçları vardı. Fındıkları orada kırıp yediğimiz için dipleri her zaman kabuk dolu olurdu...
O acılı işgal gününde hafızamı geçici de olsa silmeye çalışırken, aslında kendimi içime kapatmıştım. Yaşımı beynime, kalbime hapsedip, çalınan, parçalanan çocukluğumu şuuraltı da olsa gizlemeyi başarmıştım. Muhtemelen o sebeptendir ki kırk yaşıma gelsem de büyüyemiyordum.
Ruhumun en derin, en gizli köşesinde bir çocuk özlem çekiyordu. Hasretten boğuluyor, için için ağlıyordu, üstelik sakin ve sessiz sessiz... Bilmiyorum geceleri susuyor muydu, yoksa sadece uykuya mı dalıyodu....
Ama bu sabah Ali Başkumandanım "Füzuli şehri azad oldu." dediğinde evlerinden belki de sadece iki üç taşı kalmış memleketimin, yaralı, yaşlanmış ama kolları bize doğru açılmış Füzuli’nin elini omuzumda hissettim sanki. Önce sevinmeye korktum. Sonra bir an utandım Gence şehitlerinden. Daha sonra Füzuli’ yi canlarıyla, kanlarıyla azad eden askerleri düşününce kendime kızdım. Gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. Hıçkırdım, hayır haykırdım aslında. Hıçkırık ile içimdeki bütün hisleri çıkarıp attım. Bayıldım, uyuştum büyüdüm bir anda.
Yoktu artık o yılları benimle geçiren çocuk ve içime hapsettiğim çocukluğum... Ölürken ruhun bedenden ayrıldığı gibi, o da beni yeniden doğmaya zorlamış, sonrada uçup gitmişti sanki. Ben Füzuli’yle yeniden doğdum sanki... Artık benim de bir memleketim var...
İşitiyor musunuz beni? Ömürlerini Füzuli’yi azad görmeden bitiren sevdiklerim! Şehit bacı ve kardeşlerim ruhunuz sevinsin Fuzili azattır.
Var olsun, ordumuz! Var olsun Ali Başkomutanımız! Ben gururluyum ki; Azerbaycanlıyım.