GÖÇ ZAMANI


 01 Kasım 2022


Bir düşe açtım gözlerimi,

Göç zamanıymış.

Bozulmuş bağlarımız,

Topraklar çatlamış.

Bel veren damlar son takatinde

ve gölgeler, yıkık duvarlara yaslanmış. 

 

Ak tülbendine bürünmüş annem

Elinde bir kırık testi 

Oturmuş da pınar başına 

Öte zamanlardan akacak suyu bekler

Oysa çoktan kurumuş gözeler. 

 

Harmandaki ağacın gölgesinde babam

Eğri bastonuna dayanmış 

Harman kaldırdığı omuzları

Bir garip kuş kadar kalmış

 

Göğümüzde turnalar 

Mevsimsiz göçen turnalar

ve gurbetten haber bekler gelinler

Islak kirpikleri turna kanadı kadar.

 

Bir çocuk,

Güneşten yanmış teni ve çelimsiz bacaklarıyla 

Eski bayramların sindiği sokaklarda koşan çocuk

Eskiden, çok eskiden

Çocuklar toplanıp oyunlar oynarmış

Ona bu yalnızlıkta saklambaç oynamak kalmış.

Göç zamanıymış.

 

 

Sedat Serdaroğlu

19 / 07 / 2022

 

 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 191. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 191. Sayı