Hiç Birşeyi Bitirmeden Bakıyor Hayat Bana


 01 Eylül 2021


HİÇ BİRŞEYİ BİTİRMEDEN BAKIYOR HAYAT BANA

 

Gençliğin geçmişe dönüşmüş

kayalar sert duruyor.

Camdan seyrediyor bu kayalığı,

Saksıda 

İhtiyarlamış gül

asıksuratlı...

İhtiyarlığın açılmıştır gül gönlü,

Sabır süsü sayılır kaderin...

Elimizdekini kaybedip, daha sonra arıyoruz...

Tükeniyor günlüğü, tükeniyor yüzyılın...

Neyse...bana 

 yakışmadı nağmeler,

 yakışmadı itiraf...

Kaygılıyım günlerin müsveddesinden.

Bir çividen asılmış dalgalanıyor, –

Toplumun kemiğine 

Saplanmış bir slogan...

Bu gönül, bu hayatın

Özlemini taşır mı?

Şehrin yarısı çarşı.

...bilmem gideyim mi,

bilmem, kalayım mı?

Mavi Hazarım, ben de seni kurutarak,

Yerinde kocaman bir çarşı kurayım mı?

Çarşı ve toplum! –

Oralarda dolaşıyor kurulu hafızam…

Hiç bir şeyi bitirmeden 

bakıyor hayat bana...

durduramıyorum saatin çalışmasını,

gücüm yetmiyor işte benim zamana...

 

 

HAYVANLARI İNSAN YAPARIM...

 

“Fil onu eğitmek için uğraşan sirk eğitmenini seyircilerin gözleri önünde ezerek öldürdü”...

                                                                 (TV Programından...)

 

Yüreğim yerinden oynadı, baktım,

Yabani ata, kartallara taptık...

Hayvanları insan ederim diye,

sirkler başımıza ölüm açtı... 

Bin defa dirilir, sonra, sonraysa...

Bin defa ölecek – bu da bir gerçek.

Hayvanlar, hayvanlar yenik düşmezler.

Yüce sanat için İnsana

büyük duyğu gerektir.

Ben de bin pişmanım, az değilim, az.

Belki, hayat kendisi büyük birer sirk.

İnsan elbiseleri içinde,

gidiyor, hayvanlar da gidiyor...

 

İLKBAHAR VE GÜZ

 

Hayatını yalnızbaşına sürdüren

ovalıkları,

hayretler içinde seyrettik biz.

Bu insan Doğayı nasıl anlasın? –

birbirini anlayamaz ki,

 ilkbahar ve güz.

İlkbahar: “Ben hayatın süsüyüm”, diyor.

Güzse yanıtlıyor: “Yaşlılıktır bu hayatın manası”.

“Yapraklar yeşildir” – ilkbahar usulca konuşuyor,

“Yapraklar sarıya boyanıyor” – bu da güzün yanıtı...

Son bulmadı yokluk, varlık nağmesi.

Yine geldi, yine barış sabahı..!

İlkbahar ve güz hiç durmadan “çatıştı”.

Ama

ikisi de çekildi

bir kış sabahı...

 

 

YENİ DÜZEN – 

YENİ HÜZÜN...

 

Yeni düzen – yeni hüzün,

Sabah sabah

Aceleyle hazırlanıp süslendi.

Yetimlerin evine getirdik

dişi çürümüş, saçı beyazlamış ahlakı...

Açlık tokluktan öç alacak.

Siyah renk karğadan koşarak gitti. –

Siyah 

tüm renklere

önderlik etmek

niyetindedir...

gururlu bir tavırla bakınıyor

fiyatı yüksek mallar.

Yanındaysa süslü adamlar.

Düşe kalka geçip gider,

Dışı canlı, içi ölü tufanlar...

Kaç düşünceyi ezip geçer kavgalar.

Azacık güneş ışını,

gürültü azalmaz...

Hayat gözümüzdeki yaştır.

 Hayatın anlamı,

en üstün bir savaştır...

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 177. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 177. Sayı