Hocageldi ve Kanatlı Şiirleri


 01 Şubat 2019

“Kırgız Devlet Halk Şairi” unvanına sahip Hocageldi Kultegin, Türkiye’de ilk kez yayınlanan “Köklerden Kanatlara Kadar” adlı şiir kitabını bana, Türksoy’daki bir toplantı sonrasında imzalamıştı. Zevkle ve ilgiyle okudum. 

Öncelikle belirtmek gerekir ki, kitap alışageldiğimiz klasik çeviri şiir kitaplarından oldukça farklıdır. Bu farklılık, şiirlerin Türkiye Türkçesine çevrilmiş halinin hemen ardından Kiril alfabesiyle verilen orijinallerinden kaynaklanmıyor. Böylesini başka dillerden yapılan bazı çeviri şiir kitaplarında da gördük. Asıl şaşırtıcı farklılık, kitabın sayfa üstlerine konulmuş şaire ait özlü sözlerdir. Bu sözler, tıpkı şairin şiirleri gibi onun dünya görüşü, edebi kişiliği, durduğu yer, bakış açısı, olaylar, durumlar, varlıklar karşısındaki tavrı konusunda ipuçları vermektedir. 

Örnek: “Her insan çocuğuyla birlikte büyür.” 

“Çocukluğunu başının altına koyup yatmazsan başın alçak kalır.” 

Hocageldi Kultegin’in şiirlerini okurken iyi bir şairin aynı zamanda iyi bir ressam olması gerektiğini anladım. Ressamlar gözlerimizi ayıramadığımız, büyük sanat değeri taşıyan tablolarını oluştururlarken çeşitli boyaları israf etmeden, ustaca kullanırlar, şairler ise unutulmaz şiirlerindeki çarpıcı tablolarını oluştururlarken boya yerine kelimeleri aynı ustalıkla kullanırlar ve aynı sanatsal derinliği yakalarlar. Hocageldi Kultegin’in şiiri bunun örnekleriyle doludur.  

Yeşil Ovada Yatan Kız şiirinden: / Yeşil ova, yeşil düşler kurmakta / Uyuyorsun bu yeşilce ırmakta / Ak göğsünde ters çevrilmiş kitabın / Bir kelebek konmuş gibi durmakta / 

İhtiyarlar Nerede İhtiyarlar şiirinden: …/ hayvan süren kişi değnek atarak, / Babam gibi bana kucak açardı /

Baharın Gelişi şiirinden: / Aydanek’in bana bala dilinden / “Baba payka götürsene bugün sen / Dediğinde tutup parka götürdüm / Altı kuru üzüm sığmaz elinden / 

Hocageldi Kultegin’e göre herkes okumalıdır. Şairler, yazarlar, edebiyatçılar herkesten daha farklı okumalıdır. Bunu güya eleştiriyormuş gibi yaparak özlü sözlerinin birinde şöyle dile getiriyor: “Şair, yazar ve edebiyatçıların kitap okumaları çok kötüdür. Bunlar karısının eksikliğini arayan erkek gibi kitabın her yerinden bir hata bulurlar. Kitabı sade bir insan gibi okusalar ne güzel olurdu, yalanlarına kadar inanarak…“

Ben inandım...

Hocageldi Kultegin’e göre iyi şair hayat karşısında sağlam, dayanıklı inanç ve görüşlerin sahibi olmalıdır. O, çocuklarından geç kalkan anne babaların çocuklarına yeterli, güzel, kalıcı bir eğitim veremeyeceğine inanır (s. 196). Hocanın dediğini yap gittiği yoldan gitme sözü dünyanın en saçma sözüdür. Hoca, öğretmen, anne baba odur ki dediği yapılır, gittiği yoldan da gidilir.

“Bürokratlar koltuğundan düşünce, evindeki televizyonun altına düşer…” (s.210) Gerçekten de gücünü bilgisinden, kültüründen değil de oturduğu koltuktan alan bürokratın altından koltuğu alındığında geriye bir şeyin kalmadığını hepimiz biliriz. Onlar koltuklarını kaybedince sahici olmayan çevrelerini de kaybederler, evdeki televizyona, sanal oyunlara mahkûm olurlar. 

Hocageldi Kultegin’e göre şiir rastgele söylenmiş, yalan sözler değil “Şiir kalpten yapılmış bir beyindir.” “Kalpten yapılmış beyin” sözü derin anlamlar içermektedir. Şairliğin sadece duygusallık olmadığını, aynı zamanda akılcı, mantıkçı, felsefi yönlerinin de bulunduğunu ortaya koymaktadır. Şairin taşıdığı büyük sorumluluğa dikkat çekmektedir.

Hocageldi Kultegin tam anlamıyla çağına tanıklık eden bir şairdir. Şiirinde modern, çağdaş hayata rahatlıkla yer verebilmektedir. “Türkiye İzdüşümü” şiirinde birçok yeni moda gelişmeyi, incecik zarif bir eleştiriyle dile getirerek diyor ki “En üst kattan bakarsan küçülür yer / SMS’le yazılan hatlar gibi…” Başka şiirlerinde de yine SMS’i, AVM’yi rahatlıkla kullanabilmektedir.  

Hocageldi Kultigin çağının tanığı olduğu gibi yaşadığı coğrafyaların, şehirlerin de başarılı tanığı olabilmiş bir şairdir. “Köklerden Kanatlara Kadar” kitabında Türkiye’nin çeşitli il ve ilçeleri için söylediği şiirlere yer vermiştir. Ayrıca “Baş veya Meçhul Asker”, “Atatürk’ün Cep Saati” gibi yakın tarihimizle ilgili önemli olayları şiirleştirerek kitabına almıştır. Belli ki bu şiirler Türkiye’de (Türksoy’da) görevlendirildikten sonra yazdığı şiirlerdir. 

Kitapta bizim ünlü şairlerimizden Kırgız Türkçesi’ne çevrilip Kiril alfabesiyle yazılmış şiirler de yer almaktadır. Kitap edebi seviyede Türkiye Türkçesi öğrenmek ve geliştirmek isteyen Kırgız öğrenciler, Kırgız Türkçesini öğrenmek ve geliştirmek isteyen Türk öğrenciler için de kaynak kitap niteliği taşımaktadır.

Kitap Türk dünyasında kardeşlik duygularını geliştirici niteliktedir.

Şiir çevirisi zor olmasına rağmen çevirmenler; Kenan Çarboğa, Kalmamat Kulamshaev, Mayramgül Dıykanbayeva bu zorluğun üstesinden gelmişler, şiirleri tadını rengini lezzetini bozmadan bize ulaştırabilmişlerdir. 

Türk Edebiyatına böyle bir kitabı kazandırdıkları için şair Hocageldi Kultigin’e, çevirmenlere, Türk Ocakları Bursa Şubesine ve tüm emeği geçenlere teşekkür borçluyuz.    

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 146. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 146. Sayı