İftar Vaktinde Gelen Telefon


 01 Haziran 2020


Kovid-19 canlar almaya devam ediyordu. Hollanda başbakanı mümkün olduğu kadar evde kalmamızı istiyor ve üç kişi bir araya gelirse para cezası verileceği uyarısını da yapıyordu.

Basın açıklaması bitince televiziyonu kapattım, aynanın karşısına geçtim. Saçım sakalım bayağı uzamıştı. “Sakal neyse de saç ne olacak?” diye gülüyordum.

Saatime baktım iftara daha otuz dakika vardı. Mutfağa gidip sucuklu yumurta pişirdim, yanına da salatayı yaptım mı bekarlara has kral sofrası hazır demekti. Vakit geldi hurmayla orucumu açıp yemeğimi yerken telefonum çaldı. Açacaktım, arama durdu. Arayan babamdı. Geri aradım bu kez kendisi açmadı. 

“Hayırdır inşallah.” dedim içimden. 

Yemeğimi bitirmek için masaya giderken yine çaldı. Hemen açtım.

“Alo baba?” 

“Alo oğlum.” Babamın sesi ağlamaklıydı. 

“Ne oldu baba, ağlıyor musun?”

“Anneni hastaneye yatırdık oğlum. Karantinaya alındı. Durumu ağırlaşırsa buraya gelmen gerekebilir, onun için haber vereyim dedim.” 

Kovid-19 yüzünden uçak seferlerinin durdurulduğunu,  arabayla gelmek istesem, polisin izin vermeyeceğini söyledim.

Sonra telefonu kapattım. Oturduğum koltuktan kalkamadım.  

“Acaba annem dışarıya çıktı, kalabalık ortamlarda mı bulundu? Dışarı çıkmasına babam nasıl müsaade etti? Ya da eve birileri geldi de onlardan mı bulaştı? Keşke staj için Hollanda’ya gelmeseydim.” Saatlerce  türlü türlü ihtimalleri düşündüm. Sonra Hocanın verdiği ödevi tamamlamak için çalışma masama gittim, hem de olumsuz düşünceleri kafamdan dağıtmak istiyordum.

Ertesi gün arayacaktım ama kötü haber alırım diye elim telefona varmıyordu. Çünkü canım öyle yanıyordu ve ruhum öyle acıyordu ki… Ama aramalıydım. Babam telefonunu açmıyordu… Bekleme uzun sürünce korkum arttı, tam kapatacaktım sesini duydum.

“Baba açmayınca çok korktum annemin hastalığı ile ilgili bir gelişme var mı?” 

“Oğlum doktorla konuşuyordum onun için açamadım. Annenin testi negatif çıktı, korkulacak birşey yokmuş. Sadece tedbir için bir süre hastane de kalacak. Merak etme Allah’ın izniyle tamamen iyileşecektir. Hadi oğlum kendini üzüp harap etme, aklım sende de kalmasın.”

Dün beni endişelendiren babam bugün rahatlattı. Babam hep böyledir.

Bu olumlu haberden sonra aldığım derin nefesi bırakırken; 

“Sana şükürler olsun Allah’ım. Biz kulların üzerinden şifânı eksik etme.” dedim.

(Avrasya Akademi Online Kuray Hikâye Atölyesi Mayıs 2020)

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 162. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 162. Sayı