Jadiy Şakenulı ve Kazakların Türkiye’ye Göçleri


 01 Şubat 2019

Avrasya Yazarlar Birliğinin kuruluşundan günümüze kadar geçen süre zarfında bütün Türk coğrafyasının edebi dünyasına uzanan kuvvetli bağlar oluşturuldu. Avrasya Yazarlar Birliğinin çalışma ifade misyon ve vizyonu, yayın ülküsünün muhtevası gittikçe genişledi ve tüm kardeş devlet ve toplulukların edebi dünyalarını kavrayıp kapsayan gönül bağlarımız (Özbek kardeşlerimizin meşhur terimiyle) “müstâhkemleşti”. 

Bu çalışmaların en başında Avrasya Yazarlar Birliğinin yayınlanan ilk romanı Kaharlı Altay ile yirminci asrın ortalarında Doğu Türkistan’da Kazak Türklerinin istiklal mücadelesinin anlatıldığı bir tercüme yayınlandı. Sonradan bu yayınlar kervanına birçok eser katıldı. Yine Avrasya Yazarlar Birliğinin ilk üyelerinden biri de 2008 yılında (yani bundan 11 yıl önce) Kazak yazar Jadiy Şaken oldu.  Doğu Türkistan’ın Altay bölgesindeki İrtiş Nehri boyundaki Şirikşi(Çürük saz) bölgesinde 1967 senesinde dünyaya gelen Jadiy Şakenulı, 1997 senesinde Bağımsız Kazakistan’a göç etmiştir. 

Gençlik yıllarından itibaren hikaye ve roman yazarlığı ile İli Halk Matbaası ve Şinjiang Genç-Yetenekler Basımevinde çıkan hikayeleri olan yazar özellikle çocuk edebiyatına yönelik Aqbota, Balqaymaq, Aqbalapan, Armanşıl Bala gibi eserler vermiştir. Bu çalışmalarının bazıları günümüz Kazakistan’ındaki ilköğretim sınıflarında okutulan kitaplar arasına dahil edilmiştir.  

Jadiy Şaken, Dünya Kazakları Cemiyeti bünyesinde çıkan ve Doğu Türkistan Kazakları hakkında (Kıtaydagı Kazaktar)  genel tarih ve kültür ağırlıklı bilgileri olan büyük bir kitabında yazarıdır. İlave olarak Jalgızdın Üni, Janibek Batır, Altay Alıptarı adlı inceleme eserlerine ilave olarak Akılname isimli tavsiyeler kitabı basılmıştır. Elbette bu liste Jadiy Şakenulı’nın bütün çalışmalarını kapsamamaktadır. Ancak bu liste bile Jadiy Şakenulı’na 2008 senesinde Avrasya Yazarlar Birliği üyeliğini hak ettiğinin ispatıdır.

Jadiy Şakenulı’nın Bozmunar adıyla Kazakistan’da yayınlanan romanında Doğu Türkistan’dan Kazakistan’a gelen bir Kazak gencinin eğitim ve vatandaşlık için Kazakistan’da yaşadığı tecrübeleri  betimler. geçtiğimiz yıl Türkçeye tercüme edilen Karalı Köş isimli romanı ise Türkiye’deki “Türk Dünyası”nın ilgisini çeken bir konuyu ele almıştır. Yirminci yüzyılın 30’lu yıllarında Altay ve Barköl bölgesinde yaşayan Doğu Türkistan Kazaklarının siyasi mücadelesini anlatan ve Elishan Batur isimli bir liderin sembolleşen karakteriyle resmedilen bu roman önce Kazakistan’da yayınlandı. Türkçe tercümesinin tanıtım broşüründe: 

Hazin Göç Kazakların 7000 kilometrelik büyük göçünü, olayın canlı tanıklarının ve o dönemle ilgili birinci ağızdan yazılan eserlerin kaynaklığında bir Kazak yazarın yazdığı tam anlamıyla bir destanın romanıdır. 1934-1935 yıllarında Altay Dağı civarında başlayan bu ilk göç … 1941 yılında Hindistan’a ulaşabilmiştir. Göç sırasında 6.000 kadar Kazak düşmanlar tarafından katledilmiş ya da doğa şartlarından ve hastalıktan vefat etmiştir. Göçün lideri Elishan Batur 1943 yılında Pakistan’da hastalıktan vefat etmiştir. Kazak Türklerinden ilk kafile 15 Ocak 1953’de İstanbul’a ulaşabilmiştir. Okurun bilmesi gerekiyor ki, bu eser özgürlük ve yaşam savaşı veren toplumların ortak kaderinin bir yansımasıdır.

Şeklinde tanıtılmıştır. Yalnız bu tanıtımda yapılan bir hata Elishan Batur göçünün Taklamakan çölünden geçtiğini yazmaktır. Bu hata günümüz Türkiye’sindeki insanların coğrafi bilgisinin eksikliği ile Doğu Türkistan Kazaklarının geçen asırda yaşadığı çetin coğrafyaların tam bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Elishan Batur ismiyle sembolleşen bu ilk Kazak göçü Altay ve Barköl bölgesinde mukim Kazak-Orta Cüz-Kerey boylarının çeşitli alt gruplarının birçok liderinin katılmalarıyla gerçekleşmiştir. 1930-ların ortasında Barköl-den çıkan Kazzak kafileleri, Çin’in Döngen (Hui)  Müslüman bölgelerinden Gansu ve Şınghay gibi doğu cihetine giderek sonradan Batıya Tibet platolarına dönüş yaparlar. Halbuki Tanrı Dağları-Urumçi yakınları-Karaşehir-Lop Noor Gölü ve Taklamakan Çölü rotasıyla Gasköl bölgesine giden tek kafile Alibek Hakim liderliğinde gerçekleşti. Dünyanın en büyük çöllerinden olan Taklamakan’ın doğusundaki kenar bir bölgesinden 5 günde geçmişlerdi.  Lop Noor isimli tarihi gölün buzlarının üzerinden atlı-develi- büyük ve küçük baş hayvanlarıyla bütün kafileyi geçirerek Taklamakan çölüne girme cesaretini sadece Alibek Hakim liderliğindeki 2. Göçle gelen Kazaklar gerçekleştirdi. Gerçekten de 20 yüzyıl itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti topraklarında Kazak adıyla, İstanbul, Konya, Niğde, Manisa ve İzmir’de yaşayan Kazak Türkleri ve/veya genel olarak Türkistanlılar olarak bilinen gruplar işte bu insanlar idi. 

Kazakça adıyla Karalı Köş (Karalı Göç) ve Türkçe tercümesinde Hazin Göç olarak okuyucuyla buluşan bu kitabın yazarı Jadiy Şaken 2008 senesinde Türkiye’de ve daha önceleri de hem Doğu Türkistan’da hem de Kazakistan’da topladığı verilerle bu romanı oldukça akıcı bir dil ile yazdı. Yirminci asrın ortalarında büyük meşakkatlerle kadim Türk topraklarından Altay bölgesinden çıkarak Türklerin geleneksel göç kervanlarıyla Tibet platoları ve Himalaya eteklerini aşarak o zamanın Hindistan'ı ve daha sonra ikiye ayrılan bu ülkenin Pakistan bölümünde 10 yıl yaşayan Kazaklar, 1950’li yıllardan sonra Türkiye’ye geldi. 

Bugün üç-dört nesildir Türkiye’de yaşayan Kazaklar ile onların Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç, İngiltere, vs.) yaşayan akrabalarının uluslararası bağlantıları sadece cedlerinin doğduğu mekân olan ve Çin işgali altındaki Doğu Türkistan ile sınırlı değildir. Sovyetlerin yıkılışı ile bağımsızlık alan Kazak vatanı ile de çeyrek asırdan fazla bir süredir bağlantı kurulmuştur. Aynı şekilde Doğu Türkistan’da kalan Kazak Türklerinin belli bir miktarı da 1991 sonrasında bağımsız Kazakistan vatandaşlığına geçmiştir. Yazımıza konu olan yazar Jadiy Şaken de, Doğu Türkistan Kazak Türklerinin aydın sınıfının bir üyesi olarak bağımsız Kazakistan vatandaşlığına geçmiştir. 

Doğu Türkistan Kazaklarının geçen asırda batıdaki hür dünyaya çıkan grubu; Kazakların üç cüz olarak bölünen büyük boy birliğinin Orta Cüz’ünün Altı Arıs ismiyle meşhur kabilelerinin Kerey boyuna mensup Kazaklar idi. Günümüzde hem batıda hem de Orta Asya’daki tarih ve kültür araştırmalarında, Kazakların Orta Cüzünü teşkil eden büyük boylardan Kereylerin tarihi geçmişteki Kerey(Kerayit) Hanlığı tarihine kadar götürülen derin araştırmalara konu olmaktadır.  Bu çalışmalar Doğu Türkistan'dan çıkan birkaç bin Kazak Türkünün 20.asır ve sonrasındaki kaderiyle ilgili çalışmalardan daha geniş boyutlara ulaşacak önemli konuların merkezinde bulunmaktadır. 

Kazak yazar Jadiy Şakenulı’nın eserleri de bütün bu konular çerçevesindeki edebiyat meselelerini ele almıştır ve gelecekte de bu alanda ciddi eserler vereceği anlaşılmaktadır.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 146. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 146. Sayı