Karantina


 01 Ağustos 2023


Kovid-19 testim pozitif çıktığı
için karantinaya alındım.
Ama ben doktora hastanede
kalmak istemediğimi, karantina
günlerimi evde geçirirsem
çabuk iyileşebileceğimi
söyledim. Oda yanındaki
hemşireyle berâber “Sağlığınızı
tehlikeye atamazsınız.”
diyerek beni ikna etmeye
çalışıyordu. Ben de bu sefer
daha sinirle karşılık verirken,
bir an nasıl oldu anlayamadım,
karanlık kuyuya düşer
gibi kendimden geçtim.
Acayip, karmakarışık rüyanın
içinde âdeta sağ sola sürükleniyordum.
Kan ter içinde gözlerimi açtığımda, doktoru
dosyayı okurken gördüm. Uyandığımı farkedince
nasıl olduğumu sordu. İyi değildim
ama, evime gitmeme izin versin diye mahsus,
“İyiyim.” dedim.
Doktor verdiğim cevâbın üzerinde durmayıp,
vücudum yorgun düştüğü için derin uykuya
daldığımı, hattâ sayıkladığımı, zorluk çıkarmadan
tedaviye riayet edersem çabuk taburcu
olabileceğimi söyledi. Ben de hastanenin
sıkıcı havasından kurtulmak için, sözünü dinleyeceğime
söz verdim.
Fakat hem başımda hem de sırtımda ağırlarım
çoğalmıştı, bu yüzden gücüm olmadığı
için bir türlü yatağımdan doğrulamadım. Ayrıca,
tek başına yaşayan bir insan olduğumu
düşünüp, yalnız ölmektende korktum. Kimsesiz
biri olarak toprağa düşmeyi hangi insan
isterdi? Sonra acı vaziyette güldüm hâlime.
“Küçücük virüs insana ölüm korkusu yaşatıyor
ya…” dedim. “Ne biçim şey
bu kovid-19?”
Uzun bir karantinadan sonra
ikinci testim yapıldı, sonucu
heyecanla bekledim. Gerçi
beklemeyi hiç sevmezdim,
zira geçen her dakika beni
daha beter bunaltıyordu.
Sanki doktora söz vermemişim
gibi, “Bu doktorlar da
bazen abartmayı pek severler.”
diye söylendim. “Ya pozitiftir,
ya da negatiftir değil
mi?”
Doktor odama girip, “Geçmiş olsun.” dedi.
“Size çok alışmıştık.”
“Alışmıştık mı? diye korkuyla bakarken, o gülerek
devam etti: “Öyle bakmayın, şaka yapıyorum.
Testin sonucu negatif çıktı, yakında
taburcu olacaksınız.”
Mutluluktan derin oh çekip doktor’a minnetle
teşekkür ettim. Kendisine ve hemşireye sert
davrandığım için, mahcub bir çocuk gibi
özür diledim. Fakat doktor beni çok iyi anladığını,
zira her hasta gibi benim de böyle
davranmamın gâyet doğal olduğunu söyledi.
“Görüşmek üzere.” dedikten sonra odadan
çıktı.
Korkum dağıldı, yüreğim ferahladı. Kuş tütüyü
gibi derler ya, işte kendimi öyle hafiflediğimi
hissettim.
“Şifânı benden esirgemediğin için, sana şükürler
olsun Allah’ım.” dedim.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 200. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 200. Sayı