HaftanınÇok Okunanları
Mehmet Topay 1
NERGİS BİRAY 2
VILAYET GULIYEV 3
KEMAL BOZOK 4
RAHMİ ALİ 5
Nergis Biray, Baktıgül Abdıhanova 6
Gülzura Cumakunova 7
UFUK TUZMAN
AVRASYA YAZARLAR BIRLIĞI GENEL BAŞKANI
16 Şubat 2023.
Türkiye’yi sarsan depremler başladıktan 10 gün sonra.
* * *
“Selamünaleyküm, tekrar geçmiş olsun nasıl oldun?
Ameliyat sonrası daha iyisindir inşallah?”
Dr. Yakup Ömeroğlu’ydu telefondaki… 2007’de Türkiye’ye kesin dönüşten sonra önce edebi çevirilerimle, sonra fiili olarak dahil olduğum, Avrasya Yazarlar Birliği kurucu başkanı, 30 yıla yakın hukukumuz olan merhum ağabeyimin, sesi kısık kısık, hüzünlü geliyordu.
“Şükür ağabey benim açımdan sorun yok, toparladım. Ama içteki yara çok ağır ne yapabiliriz bilemiyorum, nasıl toparlarız, ama bir şeyler yapmak lazım…” derken, asrın depreminin yaralarını sarma arzumu hissettirmekti maksadım. Allah sabır versin, çok büyük bir sınavdan geçiyoruz. Ben de seni Kardeş Kalemler’in mart sayısını yeniden düzenlediğimizi, bir deprem dosyası hazırladığımızı söylemek için aramıştım. Depremle ilgili Türkiye’den ve Türk dünyasından çok sayıda yazı geldi. Biz de bu sayımızı kardeşlerimizin yolladığı ağıtlarla ve destek yazılarıyla yayınlama kararı aldık, Kazakça şiirlerimiz için çeviriye ihtiyacımız var, sağlığın uygunsa bir şeyler yapmaya buradan başlayabiliriz.” dedi.
“Elbette AYB’de iseniz, 1 saate orada olurum. Uygunsanız ben de bir konuda görüşünüzü almak istiyorum.” “E hadi gel o zaman birlikte bir şeyler atıştırırız” dedi.
Birliğe vardım, mutfakta küçük tavada fasulye yemeği ısıtıyordu. “Gençler yapmışlar” dedi. “Türk Dünyasının dört bir yanından kardeşlerimiz, Türkiye’nin yasını paylaşıyor, edebiyat çevrelerinden dostlarımız arayıp iyi olup olmadığımızı soruyor eminim seni de arıyorlardır.” dedikten sonra tabaklara servis yaptı. Girişe masaya oturduk.
“Öyle ağabey” dedim.
“Türk Dünyasının her yerinden yakılan ağıtlar geliyor” dedi ve Kazakistan’ın tanınmış şairlerinden Kasımhan Begmanov, Daulethan Abılhayırulı ve Kuat Adis’in şiirlerini Türkiye Türkçesine aktarmam için bana göndermek istediğini belirtti. Zaman kaybetmeden en kısa zamanda çevirisini kendine yollayacağımı söyledim.
Bana göre de, eminim ona göre de Kardeş Kalemler “6 Şubat Deprem Özel Sayısı” (195.Sayı) kardeşliğimizi perçinleyen tarihe düşülen en önemli nottu. Dr. Yakup Ömeroğlu 195. Sayımızın taktim yazısında bu notu “6 Şubat Deprem Özel Sayısı Türk Dünyasının acıyla birleşmesinin bir belgesi olarak tarihe kalacaktır.” ifadeleriyle de özetler gibiydi.
“Kısmetse kitaba da dönüştürelim ağabey. Bu çalışmayı dergi dışında da illaki gelen yazılarımız olur, kitap olarak çıkmalı. Ne dersin?” demeye kalmadı, “Kısmet” dedi. Derlemenin taslağını oluşturmaya başlamıştı aslında, ömrü vefa etmedi. Adını sağlığında kendi koyduğu “Kardeş Ağıdı” adlı derleme kitabımız yakında “Bengü” yayınlarından çıkacak. Bu kitap Türk Dünyasındaki kardeşliğin acı gününde de birleştiğinin bir nişanı olarak hafızalarda yer alacak. İyi günde, kötü günde her zaman yanında! Elbette kardeşin…
… “Hayırdır sen çok huzursuzsun, konuşmak istediğin konu ne? Hayrolsun!” “Yakup hocam akın akın ekipler o kadar ülkeden afet bölgelerine yardıma geliyor. Toplanan yardımlar ha keza AFAD’a ulaşıyor, bölgelere naklediliyor. Birçok ülkenin yüz ölçümünden büyük şehirlerimiz yerle yeksan.
Kardeş Kalemler üzerine düşeni yapıyor. Biz ne yapacağız. Hatay’da durumlar çok kötü diyorlar”
dedim. O benim maksadımı, afet bölgesine gitmek istediğimi bana daha sorarken anlamıştı.
“Kafandaki ne bilmiyorum. Ama oralara gideceksen sana oralı sağlam bir kardeş ve etkin bir ekip lazım” diye anlamlı bir tebessüm etti. Üstelik Mingi Tav Karaçay-Malkar Bilim ve Kültür Araştırmaları Derneği Başkanısın. Karaçay-Malkarlar arasında bu toplumu görünür hale getirenlerden biri olduğun için ciddi bir etkin olacağı kanısındayım. Üstüne üstlük Kafkasyalı diğer Türk boylu Kumuk ve Nogaylarla senin kadar sağlam ilişkisi olanı görmedim. En azından buna Kazakistan’daki yıllarımızda defalarca şahit oldum.” dedi.
“Eyvallah ağabey!”
“Karaçay-Malkar Türklerinin yanı sıra, Kafkasya’nın diğer kardeş halkları Kumuklar ile Nogaylarla da yer yer beraber hareket edebiliyorsunuz”
dedi. Karaçay-Malkarlar için özellikle neden Hatay!?” deyince, düşünmeden “Ahde vefa zamanı ağabey” dedim. Kafkaslardaki kadim yurtlarından koparıldıktan sonra geldikleri Anadolu’da Osmanlı ordusunun Suriye’deki ileri cephesinde Karaçay-Malkar Türkü süvariler ve aileleri Kafkas halkları ile Suriye’de Osmanlı ordusu mensubu olarak görev yaptılar.
Süvari birlikleriyle vatan savunmasına giden ve yeni sınırlar sonrası Anadolu’ya dönemeyenlerin torunlarından oluşan neredeyse bin kişilik son kafilemizi getirirken Hatay’daki kardeşlerimizin destekleri oldu” dedim. Gözleri doldu. “Vay arkadaş…” dedi.
“Kısmetse bu konudan da bahsedeceğimiz, TRT AVAZ’daki programımızda Karaçay-Malkarlardan bahsedelim” dedi. 7 Nisan 2024 tarihinde yayınlanan “Kültür Sanat Avaz” programında da konu etmek nasip oldu.
Yakup Ömeroğlu “sana oralı bir kardeş ve bir ekip lazım” derken aslında tebessümünün altında Kazakistan’daki can dostumu ima etmişti.
10 gündür bulunduğu konum ya da hatlarla ilgili sorunlardan mı, kendisine ulaşamıyor, meraklanıyorduk. Türkistan yıllarımızda Türk Dünyasından gelen öğrencilerimizle birlikte ilgileniyorduk. Ağabeyimin ima ettiği Hataylı kardeşimin dışında bir de ablamız Gönül Uğurlu geldi aklıma. Bölgede etkin bir çevresi vardı ve bizi yapılacak bir çalışma için yönlendirirdi.
Hemen tekrar aradım, afette neler yaşadıklarını bilemeden…
Telefon çaldı, lakin kesildi. Ben Yakup hocamla görüştükten sonra Birlikten ayrılırken Bülent aradı. Hasbihal ettik sesi yorgun, huzursuz geliyordu.
“Az önce Yakutistan’dan gelen yardım tırını karşıladık.” dedi. Hayretler içinde kaldım. Kardeşler sadece Ağıt yakmazmış, on bin kilometreden fazla bir yoldan Hatay’a gelmiş.
Doğu Türkistan’ın vatansız evladı, Uygurlar pilav ile çorba kazanlarını kışın seherinde kaynatmaya başlamış, Türkistanlı Kazak ve Kırgız kardeşlerimiz de otaklarıyla afet bölgelerinde saf tutmuş.
“Kardeşim Karaçay-Malkar kardeşlerimizin Mingi Tav’unu Türkistan’da bin kişilik salonda birlikte söylerdik, nerede kaldınız? Gelmiyor musun? Ne zaman geleceksin?” deyince, “biraz kalabalık geliyoruz, Kumuklar ve Nogayları da alıp geliyorum” dedim.
16 Mart akşamı Yakup hocayı aradım. “Ağabey kısmetse Eskişehir’den gelecek gençleri bekliyoruz, Karaçay-Malkar Türkleri Dernekleri adına Mingi Tav Derneği ve Naile Bahçe başkanlığındaki Başkent Derneği üyeleri gün boyu hazırlıklarımızı tamamladık ve “Karaçay- Malkar Türkleri kardeşleriyle el ele” kampanyası başlattık. Hayırseverlerin yardım ve desteklerini gece 00.00 itibariyle Hatay’a yola çıkarıyoruz. Bizzat dağıtacağız. Kardeşlerimiz heyelan ve sele rağmen dağ köyleri dahil ön hazırlıkları yaptılar bizleri bekliyorlar” dedim.
“Aa harika biz de Kardeş Kalemlerin 6 Şubat Deprem Özel sayısını hazırladık, bugün baskıya gönderdik.” dedi.
Evet, Kafkas Türkleri STK’ları farklı Afet bölgelerinde bulunsa da, günlerce 3 öğün Türk Kızılay’ı ile birlikte sıcak yemek hizmeti, gıda, onlarca çadır, konteyner ve gençlerin talebiyle üniversite hazırlık çevrimiçi ücretsiz eğitimleriyle de sınır tanımadı.
AYB’nin yazarlarından Kumuk Türkü Tevfik Zengin’in koordinesiyle Dağıstan Kumuklarının Sultan Mut Vakfı, yine Ankara Nogay Türkleri Derneği Başkanı Ömer Aktürk ve 30 yıllık dostum Nogay halkının sanatçısı Arslanbek Sultanbekov da afet bölgelerindeydi.
Karaçay Malkar Türkleri Dernekleri afet bölgelerinde kardeş kuruluşlarla dayanışma içinde kardeş yardımını Bülent ve Gönül Uğurlu’nun tespitleri doğrultusunda farklı afet bölgelere bizzat ulaştırdı.
Kafkas Türklerinin “Kardeş Ağıdı” Kardeş Kalemler ile Kardeşlik Yardımına Dönüştü. Tarihe not düşmesi dileğiyle…