HaftanınÇok Okunanları
JAZİRA OTIZBAY 1
SAFA KIRVELİ 2
Çulpan Zaripova Çetin 3
Kasım Tınıstanov 4
NERGİS BİRAY 5
Muhittin Şimşek 6
OĞUZHAN YETİŞTİ 7
Dükenbay Dosjan’ın Hayatı ve Eserleri
Kazak tarihî edebiyatının öncülerinden biri olan Dükenbay Dosjan 1942’de Kazakistan’ın Kızılorda vilayeti Janakorğan ilçesinde Kulanşı köyünde doğdu, 15 Eylül 2013’de Astana’da hayata veda etti.
1957’de sanat hayatına şiirle başladı. 1964’te S.M. Kirov adındaki Kazak Devlet Üniversitesinin Filoloji Fakültesinden mezun oldu. 1963 1966 yılları arasında Almatı vilayeti “Jetisu” gazetesinin edebiyat görevlisi olarak çalıştı. İlk kitabı Tunğış Kitap adıyla 1964’te yayımlandı. 1966-1984 yılları arasında Kazakistan Cumhuriyeti Yayın Komitesinde baş editör, bölüm başkanı, 1984- 1991 yılları arasında Kazakistan Yazarlar Birliği’nde edebiyat danışmanı, 1992-1994 yılları arasında “Jalın” dergisinde baş editör, 1994- 1996 yılları arasında Kazakistan Cumhuriyeti Telif Hakları Ajentasında bölüm başkanı, 1996-2002 yılları arasında Kazakistan Cumhuriyeti Milli Banka Müzesinde müdür olarak çalıştı. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Kültür Merkezi Kütüphanesinin müdürü olarak görevine devam etti. 2002 yılından itibaren “Madeni Mura” (Kültürel Miras) dergisinin baş editörü olarak çalıştı.
Adının halk arasında tanınmasını sağlayan eserleri Otrar ve Farabi adlı tarihî konuların ele alındığı uzun hikâyeleridir. Yazar ağırlıklı olarak tarihî olayları konu edinen hikâye ve romanlar yazmıştır. Tarihî eserlerini yazmadan önce Dükenbay Dosjan eski Farab şehri gibi tarihî yerlerin kazı alanına giderek ayrıntılı incelemeler yapmıştır. Özellikle Jibek Jolı adlı romanı tarihî İpek Yolu’nu anlatmasıyla ayrı bir değere sahiptir. Bu romanda Kazak Türklerinin XIII. yüzyılın başlarındaki sosyo-kültürel durumu geniş olarak tasvir edilmiştir.
D. Dosjan, 1974 yılında “Zaual” (Zeval) kitabı için “Molodaya Gvardiya” yayınevinden “Çağdaş Zamanın İyi Romanı” ödülünü kazandı. 1987’de devlet ödülü olan Avezov adındaki millî ödüle, 1988’de Ukrayna’da “Dnepro” yayınevinden çıkan “İpek Yolu” romanı için “Tarihi Konuda İyi Kitap” ödülüne layık görüldü. 1996’da Kazakistan Cumhuriyeti Ödülünün sahibidir. 2001’de “Hürmet”, 2008’de “Parasat” (Feraset) nişanına sahip oldu. İlk hikâyesini 15 yaşında kaleme almış olan yazarın, günümüzde kitapları dünyanın 19 diline tercüme edilerek, 3.7 milyondan fazla baskıyla yayımlanmıştır. Adeta kelimelerle resim çizme ustasına dönüşmüş olan yazar 11 roman, 23 uzun hikâye (povest), 100’ün üzerinde de hikâye yazmıştır. D. Dosjan Otrar, Farabi, İpek Yolu eserleri ile “tarihî konuların öncüsü” olarak adlandırılmıştır. KGB tarafından altmış yıl kapatılmış olan arşive ilk giren D. Dosjanov mahkeme evrakları aracılığıyla Hapishane ve Jeltoksan olaylarını konu edinen belgesel kitaplar da yazmıştır. Araştırmacılar, D. Dosjan’nın yazarlığını üç gruba ayırmaktadırlar (Ontüstik Kazakstan Gazetesi, 7.09.2002):
1. Eski yüzyıl derinliğinden er Türkün ruhunu yükselten altmışıncı yıllar başındaki tarihî kitapları: İpek Yolu, Otrar, Farabi .
2. SSCB yöneticilerini iftiralarıyla hayatı feda olmuş nesil karakterlerinin anlatıldığı kitapları: Zaual, Dariya, Tabaldırığına Tabın, Jolbarıstın Surleui, Kisi Akısı.
3. Ünlü kişilerin hayatını sanat diliyle anlattığı seri kitapları: Muhtar Yolu, Abay Aynası, Alpin Azabı.
Biz D. Dosjan’ın eserlerinden, özellikle hikâye konularına göre dördüncü bir grubun eklenebileceğini düşünmekteyiz. Bu grup Kımız, Saumal, Kökpar v.s. gibi Kazakların milli yaşam tarzını ve gelenek-göreneklerini ele alan eserleri ihtiva eder.
Dükenbay Dosjan’ın Yayımlanmış Başlıca Eserleri:
1. Tunğış Kitap (İlk Kitap), Ölender, Almatı, “Jazuşı”, 1964.
2. Jusan men Gülder (Nane ve Çiçekler), Povester men Angimeler, Almatı, “Jazuşı”, 1966.
3. Kum Jutkan Kalalar (Kumun Yuttuğu Şehirler), Zertteuler, Almatı, “Jazuşı”, 1967.
4. Tulpardın İzi (Küheylanın İzi), Povester, Almatı, “Jazuşı”, 1967.
5. Atşabar Bala (Atla Koşturan Çocuk), Balalar kitapşası, Almatı, “Jazuşı”, 1968.
6. Buldırıkkasap (Kuş Avcısı), Balalar kitapşası, Almatı, “Jazuşı”, 1969.
7. Zaual (Öğlen), Roman, Almatı, “Jazuşı”, 1970.
8. Jibek Jolı (İpek Yolu), Roman, Almatı, “Jazuşı”, 1973.
9. Dariya (Derya), Roman, Almatı, “Jazuşı”, 1976.
10. Kisi Akısı (Kişi Hakkı), Angimeler, Almatı, “Jazuşı”, 1978.
11. Kelinşek Taudağı Tas Tüyeler (Gelincik Dağındaki Taş Develer), Povester, Angimeler, Almatı, ‘”Jalın”, 1979.
12. Tabaldırığına Tabın (Eşiğine Tapın), Roman, Almatı, “Jazuşı”, 1980.
13. Jusan men Gülder (Nane ve Cicekler), Angimeler, 2. Basılımı, Almatı, “Jalın”, 1981.
14. Jolbarıstın Sürleui (Kaplanın Patikası), Angimeler, Almatı, “Jazuşı”, 1984.
15. Kumda Kalgan Kemeler (Kumda Kalan Gemiler), Angimeler, Almatı, “Jazuşı”, 1986.
16. Muhtar Jolı (Muhtar Yolu), Roman Tolğau, Almatı, “Jazuşı”, 1988.
17. Tandamalı, I-II Tom 2. Basılımı, Almatı, “Jazuşı”, 1990.
18. Abaktı (Hapishane), KGB Arşivi’ne Göre Araştırmalar, Almatı, “Kazakstan”, 1992.
19. Tarazı (Terazi), Roman Tolğau, Almatı, “Jazuşı”, 1992.
20. Alan, Roman, Almatı, “Kazakstan”, 1993.
21. Abay Aynası, Özgecmiş Araştırması, ‘”JZL” Serisi, Almatı, “Kazakstan”, 1994.
22. Kulanşıda Kalğan İz (Kulancıda Kalan İz), Angimeler, 2. Basılımı, Almatı, “Rauan”, 1994.
23. Otrar, Esse, Almatı, “Öner”, 1995.
24. Kum Kitabı, Hikayattar, Angimeler, Almatı, “Jazuşı”, 1995.
25. Koja Ahmet Yasaui Ğimaratı (Hoca Ahmet Yesevi Turbesi), Esse, Almatı, “Öner”, 1996.
26. Alıptın Azabı (Alpin Azabı), Özgeçmiş Araştırmaları, “JZL” Serisi, Almatı, “Rauan”, 1997.
27 Eki Düniye Esigi (İki Dünya Eşiği), Angimeler, Almatı, Kaynar, 1998.
28. Üş Tağdır (Üç Kader), Almatı, “Kasiyet”, 2005.
29. Dyalog s Detstvom, (Çocuklukla Söyleşi), Almatı, “KazAkparat”, 2005 1-2 Cilt.
30. Jazmıştın Formulası (Alın Yazısının Formülü) 2008.
31. Abaydın Ruhı (Abay’ın Ruhu) (Biyografik Analiz) 2008.
Yazarın Diğer Dillere Çevrilen Başlıca Eserleri:
1. İngilizce, Kartal Yolu, Hikâyeler, Moskova, “Progress”, 1980.
2. İspanyolca, Bozkır Hikâyeleri, Hikâyeler, Madrid, “Kastiliya”, 1982.
3. Almanca, Nane ve Çiçekler, Uzun Hikâye, Berlin, “Folk und Velt”, 1975.
4. Almanca, İpek Yolu, Roman, Berlin, “Folk und Velt”, 1987.
5. Ukraynaca, İpek Yolu, Roman, Kiyev, “Dnepro”, 1988.
6. Japonca, XX. Yüzyıl Sakaları, Hikâyeler, Tokio, “Japan Simbei”, 1980.
7. Çince, Türkistan Hikâyeleri, Hikâyeler ve Öyküler, Pekin, “Han”, 1981.
8. Korece, Naneli Bozkır, Hikâyeler, Seul, “Coson Saram”, 1987.
9. Macarca, İpek Yolu, Roman, Budapeşt, “Evrope”, 1985.
10. Estonca, Hikâyeler, Tallin, “Revel”, 1985.
11. Çekce, Otrar, Uzun Hikâye, Prag, “Lidova Nakladatelstvi” 1986.
12. Moldovyaca, Adlanlı Karabaşlı Urgan, Hikâyeler, Kişinev, “Literatura Artistike”, 1986.
13. Moğolca, İpek Yolu, Roman, Ulan-Bator, “Orgoo”, 1987.
14. İskocca, Hikâyeler, Stokgolm, “Korona”, 1990.
15. Tamilce, Nane ve Çiçekler, Hikâyeler, Delhi, “Lal-Kila”, 1992.
16. Peştunca, İpek Yolu, Roman, Taşkent, “Progress”, 1984.
17. Türkce, Türkistan Hikâyeleri, Hikâyeler, Ankara, “Anadolu”, 1995.
18. Letonca, Kökpar, Kımız, Hikâyeler, Riga, “Daugava”, 1995 (1998: 337-339).
Yazarın Rusçaya Başlıca Çevrilen Eserleri:
1. Polıyn i Tsvetıy (Pelin ve Cicekler), Povesti i Rasskazıy, Moskva, “Sovetski Pisatel”, 1971.
2. Trudnıy Şag (Zor Adım), Roman, Moskva, “Molodaya Gvradiya”, 1974.
3. Malcik-Jokey (Jokey Çocuk), Rasskazıy, Moskva, “Detskaya Literatura”,
4. Ardak Sıyn Tabunşika (Ardak Çobanın Oğlu), Rasskazıy, Moskva, “Detskaya Literatura”, 1977.
5. Şyolkovıy Put (İpek Yolu), Roman, Moskva, “Sovetski Pisatel”, 1980.
6. Kamennıye Verblyudıy Kelinşektau (Gelincik Dağdaki Taş Develer), Povesti i Rasskazıy, Moskva, ‘”Detskaya Literatura”, 1982.
7. Veter-Lvinaya Griva (Kaplanın Patikası), Rasskazıy, Moskva, “Molodaya Gvardiya”, 1982.
8. Da, Sverşitsya Moyo Jelaniye (Dileğim Gerçekleşsin), Povesti i Rasskazıy, Almatı, “Jazuşı”, 1983.
9. Şyolkovıy Put (İpek Yolu), Bibliyoteka Jurnala “Drujba Narodov”, Roman, Rasskazıy, Moskva, ‘”İzvestiya”, 1983.
10. Serebryanıy Karavan (Gümüş Kervan), Povesti i Rasskazıy, Moskva, “Hudojestvennaya Literatura”, 1985.
11. Bolşaya Reka (Büyük Nehir), Romanıy, Moskva, “Sovetski Pisatel”, 1987.
12. Kniga Sudeb (Mahkeme Kitabı), Povesti, Rasskazıy, Almatı, “Öner”, 1996.
Dükenbay Dosjan’ın İpek Yolu Romanı
Dükenbay Dosjan’ın İpek Yolu romanı eserlerinin arasında özel bir yeri vardır. Bu roman, Almancaya, Macarcaya, Moğolcaya, Peştucaya, Rusçaya, Ukraynacaya tercüme edilmiştir.
Kazak Türklerinin dünyaca ünlü yazarı Oljas Süleymenov, D. Dosjan ve İpek Yolu romanı hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getirmiştir “(Ontüstik Kazakstan” Gazetesi 7.09.2002):“Özellikle İpek Yolu romanı yayımlandığında “Bu bin yıllık tarihî yolu ayrıntılarıyla yazan ne kadar bilgiç biri’ diye hem hayran olarak hem de küçümseyerek, merkez yayınevine birçok fikrini bildirenler olmuştu. Orta cağın medeniyet, kültür merkezine dönüşen Otrar (Farab) şehrinin saltanatı, batıdan da doğudan da akın eden kervan dizisi, doğu pazarının egzotiği, yüksek minareden eski makamla ezan okuyan sofu, baltası gürleyen ustahâne, şeffaf damlalı inci melodiler… Dosjan’ın kaleminden doğan eserler açık ve net olarak göz önünde canlanır. Yazar keşfedilemeyen adayı keşfeden yazar değildir. O insan canının sevincini, pişmanlığını elvan çeşit duygu karmaşıklığını keşfetmesiyle değerlidir. Ne kadar derinden keşfetse o kadar da sözü değerlidir. D. Dosjan’ın dil rengi üzerine durursak, yazarın sanat araçlarının içinde en kuvvetli olanı, dilidir. Yazarın kelime hazinesinden zengin, cümle yapısı hacimli, alegoriye ve metafora sık sık yüklendiği belli olmaktadır. Her edebî karakterin kendine has konuşma usulü var. Çalışkan yazar daha gençliğinde, yirmi yaşını henüz geçtiğinde, altmışlı yılların başında zor tarihî konuları kaleme aldı. Eski Türk şehirlerden Otırar, Yessi, Sauran şehirlerinin tarihi hakkında, Ebu Nasr El-Farabi hakkında hikâyeler yazdı. Çok geçmeden halkı etkileyen bu kadar eserin bir düğümü niteliğinde olan İpek Yolu romanı (1973) dünyaya geldi. Yazarın kaleme aldığı tarihî olayların arasında en hacimlilerinden birisi İpek Yolu romanıdır. Bu romanda orta çağda bozkıra yerleşmiş olan Otırar şehrindeki yaşam anlatılmaktadır. Dükenbay Dosjan, İpek Yolu romanında, XIII. yy.’ın başındaki Deşti- Kıpçak halkının ve onun baba ocağı olan Otrar (Farab) şehrinin gelişme dönemini anlatmaktadır. Otırar, Farabî’nin doğup büyüdüğü, Orta cağda Türklerin en büyük ve en zengin kütüphanesinin bulunduğu Farab şehrinin günümüzdeki adıdır. Romanda Sırderya nehri boyunda olan ve aynı zamanda İpek Yolu’nun önemli geçiş yeri olan Otırar’da yaşayan halkın yaşayış tarzı, gelenek-görenekleri anlatılmaktadır. Otırar şehrinin hanı Kadırhan, şair Hisameddin, usta küycü Kayrauık, Kâhin Ğabbas, Kahraman Oşakbay, Barşın Güzel romanın baş kahramanlarıdır. Romanda Türk medeniyetinin bir parçası olan ve o zamana kadar huzur içinde yaşanılan Otırar şehrinin Cengiz Han’ın askerleri tarafından yıkılması da anlatılır. Yazar İpek Yolu romanında günümüzde Kazak Türkçesinde kullanılmayan Eski Türkçedeki tarihî adları kullanmıştır. Örneğin: Sırdarya nehri yerine İnju Ügiz (İncu Ügiz), Karatau dağı icin Harçuk dağı, Amuderya icin Joykındariya (Ceyhun derya) kullanılmıştır. Bunun yanı sıra XIII.yy.’da Kırım’ın adı Hazariya olarak (s.18), Rus knezinin XIII.yy’daki adı Ospodar (s.22), Hazar denizinin eski adı Abeskun (s. 80), günümüzdeki Balhaş gölünün eski adı Akraş (s.170) olarak geçmekte ve dipnotlarda açıklanmaktadır. D. Dosjan, Kazak edebiyatında yeni bir üslup kullanan büyük hikâyeci, romancı Kazak Türkçesinde bir üslup ustası olarak görülür. Sovyet döneminde Eski Türk şehirlerini, Kazak kültürü üzerinden Türklerin bozkır kültürünü, gelenek ve göreneklerini ustaca dile getiren yazarın hikâye, roman konularını esas olarak Türklerin tarihi içinde Kazak Türklerinin tarihi ve sosyal durumunu göz önüne sermektedir. Dosjan, günümüzde düz yazı alanında söz sanatının mimarı gibidir. Böyle olmasının iki sebebi vardır. İlki yazarın şaheseri olan İpek yolu adlı romanında tasvirlerdeki ayrıntı ve özen dikkati çeker. Romanda orta çağda zengin kitaplığıyla ün kazanan Otırar kütüphanesi, Otırar han sarayının her bir kerpici, güneşte cıvıldayan rengine kadar her şey göz önüne serilerek tasvir edilmektedir, hatta bu eserde mozaika “mozaik” kavramı yerine “zertas”, kış kuyuşı “seramik yapımcısı” kavramı yerine kışşı, tereze jaktauı “pencere çerçevesi” kavramı yerine tek, arka kavramı yerine ğimarat kalpağı “bina kalpağı” kavramlarını kullanmıştır. Ünlü araştırmacı Rabiğa Sızdıkova, Dosjan’ın Kazak Türkçesinde adlandırılmayan, ancak yabancı dilden geçen kelimelere kendince Kazak Türkçesinde adlandırmalar kullanarak Kazak Türkçesine yeni kavramlarla katkıda bulunduğunu belirtmiştir. Dosjan, ilk eserlerinde Kazak Türklerinin anavatanı, önemli tarihî olaylarını, Kazak Türklerinin örf-adet, gelenek ve göreneklerini derin tasvirlerle dile getirmişse de, sonraki romanlarında derin düşünceye, aşk ve milletle birlikte yaşanıp gelen gelenek ve görenekler çerçevesinde, o milletin önemli karakterini teşkil eder. Dolayısıyla Türk karakterini, gelenek ve göreneklerini, örf-adetlerini unutmayan Kazak Türkleri de ebedî olarak örf-adet, gelenek ve görenekler aracılığıyla bir kültürün bir temsilcisidir. Orta cağdaki Otırar, Sugnak, Taraz gibi önemli şehirleri yapan, her zaman devlet anlayışı içinde olan, bağımsızlık mücadelesinde toprağı için her yerde şehit düşenlerin değerini gösterme noktasında bu tür tarihî romanlar çok önemlidir. Dosjan’ın esas konusu da bunlar olmuştur. Dosjan’ın hikâyelerindeki en önemli husus, millî bakış açısıdır. Yazarın tüm eserleri baştan sonuna kadar D. Dosjan’ın başka yazarlara benzemeyen, kendine has karakter ayrıcalığı ile doludur. Yazarın ikinci bir özelliği, kimsenin cesaret edemediği zor konuları ele alması ve buna yeterli bir bilgiye sahip olmasıdır. Çok zor konuları özgürce ele almaya bilgisi yetmesidir. Dosjan, “Benim için her şeyden yazmak değerlidir. Bu yazarlıkla gözümün yağı tükenmeye başladı, parmaklarım nasırlandı. Fakat bu zorluktan zevk alıyorum” diye belirtmektedir. En önemlisi, Dosjan, üşenmeden, sıkılmadan yazmayı “hayatım” diye sayan, yani iğneyle kuyu kazan bir yazardır (Joltay Jumat, Ana Tili, Eylul N37, s.9). Dosjan, hayatını yazı ile geçirmekte ve en çok üzerinde hassasiyetle durduğu konu tarih olmaktadır. Sürekli tarihî olayları yazarak okuyucuyu bu hassas konuyla bilgilendirmeyi hep bir borç bilmektedir. Yazar anlatımında dili oldukça iyi kullanmıştır. Anlatımını metaforik ve metonimik ifadelerle etkinleştirmiştir. Bunlar içerisinde yazarın kendi yaptığı metaforların yanı sıra Kazak Türkçesindeki geleneksel metaforlardan yararlanarak kullandığı metaforlar da yer almaktadır. Bu metaforlar içinde Karatau dağı için “ata’, Sırderya nehri için “ana” şeklindeki eski Türk dünya görüşlerini yansıtan ifadeler çokça yer almaktadır. Eski Türk dünya görüşünde dağlar her zaman erkeklere, nehirler kadınlara benzetilmiştir. İpek Yolu romanında “Karatau dağı bostanıyla karşıladı, Sırdariya nehri kımızıyla karşıladı” gibi anlatımlara sık rastlamaktayız.
Dükenbay Dosjan eserlerinde eski Türk dünya görüşünü yansıtan ve orta çağ Türk kültürü ve yaşam biçimini gözler önüne seren özelliğiyle Kazak tarihî edebiyatın öncüleri içinde ayrı değere sahiptir.
Kaynakça
Dosjan Dükenbay, (2007), Şığarmalar: Hikayattar men Yestelik-Esse, “Jazuşı”, Almatı.
Dosjan Dükenbay, (2008), Tandamalı Şığarmalar, 2 Tomdık, “Ölke” Almatı.
Dosjanov Dükenbay, (1973), Jibek Jolı, ‘Jazuşı’ Baspası, Almatı.
Erdem, Melek, (2003), Türkmen Türkçesinde Metaforlar, KÖKSAV Yayınları, Ankara.
Lakoff, G., Johnson, M., (2005), Metaforlar, Hayat, Anlam Ve Dil (Ceviren: G. Y. Demir), Paradigma, İstanbul.
“Ontustik Kazakstan” Gazetesi, N115 (17431), 7.09.2002, S.3
Otyzbayeva Zhazira, (2006), Kazak Yazar Dükenbay Dosjanov’un İpek Yolu Romanında Metaforlar, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara.