HaftanınÇok Okunanları
Coşkun Haliloğlu 1
Ahmet Kartal 2
Serdar Dağıstan 3
ŞADİKUL HEMRA 4
Kardeş Kalemler 5
Aygul S. TÜRİKPENOVA 6
KEMAL BOZOK 7
(Kosovalı Emin DURAKU İlkokulu 8. sınıf öğrencisidir)
Bir gün arkadaşlarımla mahallede oturmuş, her zamanki gibi sohbet ediyorduk. Hava ılık, akşamüstü güneşi duvarlara usulca yaslanmıştı. Tam o sırada yanımıza küçücük, ürkek bakışlı bir yavru kedi geldi.
Mahalledeki kedilerin çoğunu tanırdım. Özellikle anneannemin mahallesindekileri… Hangisi hangi sokağın köşesinde yatar, hangisi hangi kapının önünde bekler bilirdim. Ama bu kedi yeniydi. Gözleri sanki birini arar gibiydi; belki annesini, belki de bir yuva…
O gün ona içmesi için bir tabak süt vermiştik. Minik diliyle sütü içişini izlerken içimde garip bir sevinç vardı. Karnını doyurduktan sonra biz evlerimize dağıldık, ama aklım onda kaldı.
Ertesi sabah uyandığımda içimde tarif edemediğim bir heyecan vardı. Kahvaltımı hızlıca yaptım. Arkadaşımı mahalleye çağırmak için kapıyı açtım ve tam karşımda onu gördüm. Sanki beni bekliyordu. Küçük patileriyle kapının önünde durmuş, gözlerini bana dikmişti.
Hiç düşünmeden kucağıma aldım. Tüyleri yumuşacıktı. Onu korkutmadan, usulca sevmeye başladım. O da başını göğsüme yasladı. İşte o an, aramızda görünmez bir bağ kurulduğunu hissettim.
Günler böyle geçmeye başladı. O nereye gitsem peşimden geliyor, ben de fırsat buldukça onu seviyor, onunla oynuyordum. Bir akşam yine ananemdeyken onu kapının önünde gördüm. İçimde bir istek belirdi: “Onu eve götürmeliyim,” dedim kendi kendime.
Kucağıma aldım. Tüm yol boyunca sakin sakin durdu, sonra birden atlayıp kaçtı. O kaçtı, ben peşinden koştum. Sokakta küçük bir kovalamaca yaşadık. Gülüyordum; o da sanki oyun oynadığını biliyordu.
Eve geldiğimde gizlice onu bizim çardağa koydum. Çardağın her yeri kapalıydı, güvenliydi. Önce kız kardeşime söyledim. O da hem sevindi hem korktu. Sonra anneme anlattım. Annem evde hayvan istemiyordu. Özellikle de kedi… Çünkü kız kardeşimin tüylere alerjisi vardı.
Yine de birkaç gün ona baktım. Süt verdim, su verdim, sevdim. Her sabah ilk işim çardağa gitmek oluyordu. Onun miyavlaması artık evimizin küçük bir sırrı gibiydi.
Ama bir gün okuldan döndüğümde çardağa koşarak gittim ve onu göremedim. Kapı aralıktı. İçim bir anda boşaldı. Kaçmıştı.
Uzun süre mahallede aradım. Sokaklara baktım, duvar diplerine, çöp kenarlarına… Ama yoktu.
Çok üzülmüştüm. Onunla geçirdiğim zaman kısa olsa da kalbimde kocaman bir yer kaplamıştı. Belki bir yerde yeni bir yuva buldu, belki başka bir çocuğun kucağında uyuyordu… Bunu düşünerek kendimi avutmaya çalıştım.
Pek çok kedi sevdim. Sokakta gördüklerimi besledim. Ama o yavru kediyi, kapımın önünde beni bekleyen o küçük dostu, hiçbir zaman unutmadım.